1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Parti ve devlet
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Parti ve devlet

A+A-

Bir kez daha görülüyor ki, Türkiye'de iktidara gelen siyasi hareket, kendisini er ya da geç devletle özdeşleştiriyor. Belki bu anlaşılır bir şey, nihayetinde siyasi partiler yasama ve yürütmeyi üstlendikleri için devletin de işleyişinden sorumlu olurlar. Bu bütün demokratik ülkelerde öyle. Ama bu demek değildir ki iktidara gelen parti devletin de sahibi olur. Türkiye'de devletin sahibi oluyor, hatta zaman yeterse kendisini devletin yerine koyuyor.

AKP de artık Türkiye'de devletin kendisi olmuş durumda. Gerek arkasındaki kitlesel destek gerekse 2002'den bu yana devleti kendine uyarlamak için yaptıklarının sağladığı güç sayesinde daha önceki iktidarlara oranla ülkedeki diğer güç odaklarına hemen hiç pay vermiyor iktidardan.

Önceki partilerin hükümetleri iktidarı başka güç odakları ile paylaşmak, hatta vesayetini kabul etmek zorunda kaldıkları için kendilerini devletle özdeşleştirseler de devletin kendisine dönüşemiyorlardı.

Devletle özdeşleşmek ya da AKP'nin durumunda olduğu gibi devletin kendisi olmak sonunda hükümetlerin devletin hatalarını her dönemde tekrarlamalarına yol açıyor.

Çünkü devlet olmak devletin paradigmasını da sahiplenmek anlamına geliyor.

AKP, iktidarının ilk yıllarında asker ve yargı vesayetinden çok çekti.

Öncesinde kendisine kaynak teşkil eden siyasi partinin vekilleri Meclis'ten kovulurken, kendisi de yargının kapatma tehditleriyle uğraşmak zorunda kaldı.

Ama şimdi aynısını HDP'ye çok daha sert biçimde yapıyor.

Üstelik Kürt siyasetinin taleplerinin siyasi parti kapatarak ya da vekillerini Meclis'ten atarak susturulamayacağı defalarca ortaya çıktığı halde.

Ama Türkiye'de devlet, paradigmasını zorlayan her harekete karşı her aracı kullanır. AKP devleti de bunu yapıyor.

MHP ise sadece devletin yedeğinde varolabilen bir parti olduğu için doğal olarak bu süreçte de AKP devletinin yanında yer aldı.

CHP'nin kendisini devletin kurucu partisi olarak görmesi ise Türkiye'de sadece siyasi değil sosyolojik de bir olgudur.

Yine de geçen zaman içinde CHP'nin değişim göstermiş olması beklenirdi.

Ama Meclis'teki dokunulmazlık oylamasında görüldüğü gibi sonunda CHP de, en azından yönetim seviyesinde aslına rücu etti.

Dokunulmazlıklarla ilgili yasaların Meclis'te kabulünün ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun üslubu da değişti. Devletin kendisi, sahibi gibi konuşuyor. Bir cesaret geldi. Çünkü olması gerektiği yerde olduğunu düşünüyor.

Ama AKP devletinin Kılıçdaroğlu'na o yeri uygun görüp görmediği süreç içinde anlaşılacak.

Ne de olsa dokunulmazlıklar kalktı.

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.