1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. PAŞA KONAKLARINDA İFTAR SOFRASI
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

PAŞA KONAKLARINDA İFTAR SOFRASI

A+A-

       

Osmanlı döneminde özellikle zengin paşa  ve bey konaklarında, ramazan boyunca mükellef iftar sofraları kurulurdu.

Bu sofralara paşalar, kentin tüccarları, hoşsohbet edipleri şairleri ile uluları ve ulemalar davet edilirdi.

İftardan kalkılınca topluca teravih namazı kılınır, sonra sahura kadar süren sohbetler başlardı.  Sohbetlerin konusu dini olduğu kadar edebi de olurdu.

İftar ve teravih namazının ardından başlayan sohbet faslında sesi güzel olanlar çeşitli kasideler, şairler ise ünlü şair ve ozanlardan şiirler, gazeller okurlardı. Bu arada konuklar arasında bulunan meddahlar, şairler ev sahibini övücü maniler ve şiirlerle geceyi şenlendirirlerdi.

Bu zengin paşa konaklarında yaygın bir gelenek vardı. “Diş Kirası” geleneği.

Konağın sahibi, evine iftara gelen davetli konuklara önemine ve rütbesine göre, uğurlama sırasında  “Diş Kirası” adı altında armağanlar sunardı. Bu armağan bazen para, bazen mücevher, bazen de değerli bir eşya, bazen de gayrimenkul, hatta cariye olurdu.

Eğer bir konuğa uğurlanırken armağan verilmemişse, ev sahibinin o konuktan memnun olmadığı anlamına gelirdi…

Davetliler arasında hoşsohbet insanları dinlemek herkese keyif verirdi. Bu arada konuklar arasında edepli ölçüde birbirine takılmalar olur, fıkralar anlatılır, hicviyeler okunurdu.

Diş kirası ile ilgili ilginç örnekler vardır.

Tarihçi-yazar İsmail Hami Danişmend, Fatih dönemi ile ilgili bir “Diş Kirası” öyküsü anlatırken, Fatih’in sadrazamlarından, zenginliği ile ünlü Mahmut Paşa’nın bir iftarda konuklarına sunduğu pilavın içine nohut büyüklüğünde bolca altın koydurduğunu, bu altın nohutlardan kimin kaşığına gelirse alıp cebine attığını anlatır…

Bir başka ilginç Diş Kirası öyküsü de Abdülaziz döneminin ünlü paşalarından Yusuf Kamil Paşa ve eşi Zeynep Kamil Hanımla ilgilidir.

Konumuzun kahramanı Zeynep Kamil Hanım,  İstanbul’da ünü günümüze kadar gelmiş olan  Zeynep Kamil Hastanesi’nin kurucusudur.

İşte yine böylesi bir ramazan gününde Sultan Abdülaziz, habersiz olarak, zenginliği ve cömertliği dillere destan Yusuf Kamil Paşa’nın evine iftara gider. Ev sahibi paşa ve eşi habersiz gelen padişahı ağırlamak için çırpınırlar. İftardan ve teravih namazından sonra padişah kalkmaya hazırlanır. Bu sırada iftara katılmış olan tüm konuklar Yusuf Kamil Paşa’nın, padişaha “Diş Kirası” olarak nasıl bir armağan vereceğini merak ederler. Yusuf Kamil Paşa’yı da bir telaş sarar. Öyle ya; Padişaha mücevher verilse, olmaz, para verilse olmaz...

Çareyi, paşanın eşi Zeynep Kamil Hanım bulur:

Padişah tam kalkacağı sırada Zeynep Kamil Hanım, tüm mücevherlerini ve sahip oldukları tüm malların listesi ile konakların tapularını güçlükle taşıdığı altın bir tepsiye koyarak padişaha sunar.

Herkesin ağzı açık kalır.

Zira, o güne kadar hiç kimse böyle bir ikramla karşılaşmamıştır…

Sultan Abdülaziz, bundan hoşnut olur ve kabul ettiği tepsideki tüm mücevher ve tapuları tekrar Zeynep Kamil Hanıma  iade eder...

Herkes bir kez daha şaşırır.

Diş Kirası geleneği de bazı alışkanlıklarla birlikte 2. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908’de tarihe karıştı.

Söz buraya gelmişken bir son olarak bir ORUÇ fıkrası anlatalım dilerseniz;

“Eski bir paşa konağında, ramazanın son günü iftarında konuklar yiyip içtikten, teravih namazlarını da kıldıktan sonra sıra sohbete gelir.

Söz döner dolaşır ay içinde kimin kaç gün orucunu bozduğuna gelir.

Her kes kaç gün oruç tuttuğunu, kaç gün yediğini anlatırken, sıra konuklar arasında rengi benzi sararmış hasta olduğu her halinden belli bir ağaya gelir. Adam mahcup bir şekilde paşaya dönerek;

-Paşa hazretleri malumunuz olduğu üzere hastalandım. Çok müteessirim ama, ancak bir gün oruç tutabildim” der.

Sıra konuklar arasında bulunan Bektaşi Baba’ya gelir. Bektaşi Baba gayetle pişkin bir eda ile az önce mazeret bildiren hasta konuğu işaret eder

-Efendi hazretleri benden bir gün fazla oruç tutmuşlar...” diye cevap verir.

 

Bu yazı toplam 739 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.