1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Rahat uyu arkadaşım
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Rahat uyu arkadaşım

A+A-

 

Ağustos'da uzun uzun sohbet etmiştik Tahir Arkadaşım'la. MedNûçe'deki haftalık programımız Nabız'a konuk olmuştu. Erken gelmiş, oturmuş, çay içmiştik. Onun insan ilişkilerine yine hayran olmuştum. Stüdyomuzun çevresindeki esnafla birkaç dakikada dost olmuş, hasbihal etmişti. Ölüm haberini yine aynı yerde aldım. Yine program öncesinde. Geldiğinde sohbet ettiği o esnaf yanıma geldi, ne kadar üzgün oldukları belliydi. Benimse içim kan ağlıyordu. Ertesi sabahın erken saatlerinde Diyarbakır uçağındaydım. Ona karşı son görevimi yerine getirmek üzere.

Kürt halkı şehitlerinin cenazelerine alışkın. İçi kan ağlasa da umudunu, barış iradesini kaybetmez. Ama kentime indiğimde kederin büyüklüğünü hemen hissettim. Kürtler'in siyasi olgunluğu bu kederden yeni bir perspektif damıtacağını düşünüyorum. Cenaze törenindeki bütün söylemler buna işaret ediyordu.

Kürt halkı uzun bir zaman önce kazanımlarıyla mağdur kimliğinden sıyrıldı ve Ortadoğu halklarının ve Türkiye'nin mağdurlarının ve demokrasi cephesinin öncülüğüne soyundu. Bu görevini de büyük bir sorumluluk ve siyasi ahlâkla yerine getirdi. Ama Kürt siyasetçilerinin ve özellikle de HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın duygusal olduğu kadar siyasi olan konuşması bir kırgınlık içeriyordu. Ben böyle yorumladım. Kürtler'in 7 Haziran'dan bu yana yaşadıklarına Batı'dan yeterli bir karşı çıkış gelmemişti. Demirtaş "Tahir Elçi'yi devlet değil, devletsizlik öldürdü" derken de Kürt Siyasal Hareketi'nin artık eşit yurttaşlık talebini her şart altında ödünsüz savunacağını, buna yanıt alamazsa diğer arayışlarına ağırlık vereceğini gösteriyor. Devletin bu halinin Kürtler için bir devletsizlik olma durumunu açıkça ifade etti Demirtaş. Durum öyle bir aşamaya geldi ki, devlet yoldaşlarını, evlatlarını kaybeden Kürtler'i kayıplarından sorumlu tutar oldu, aynı Demirtaş'ın da söylediği gibi.

Diğer konuşmalar da Kürtler'in artık sadece bir duygusal kopuş yaşamadığını, toplumda yeni gelecek vizyonlarının oluşmaya başladığını gösterdi bana. Oysa daha birkaç ay öncesine kadar HDP'nin programı ve pratiği bu ülke halklarının ortak toplum projesi ve gelecek vizyonu olmuştu.

Ben bugün hâlâ bir barış ve bir arada yaşam umudu olduğuna inanmak istiyorum. Ama bu umursamakla olur, yanı başındaki insanların derdine ortak olmakla. Ve hepsinden önemlisi o insanların kolektif haklarını tanımakla.

Çünkü Tahir Elçi'nin cenazesindeki ortak duygu, Kürtler'in kolektif hakları için mücadele etmekten vazgeçmeyecekleri yönündeydi.

O cenazede Tahir Elçi'ye bunun sözünü verdiler.

Rahat uyu arkadaşım.

Bu yazı toplam 651 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.