1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Sanatçı uğurlanırken
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sanatçı uğurlanırken

A+A-

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi biraz da aydın, entelektüel düşmanlığının tarihidir. Devlet, yakın tarih boyunca da birçok yazarı, sanatçıyı yargıladı, cezaevine attı. Kimini derin elemanlarına katlettirdi. Toplum da bundan feyz almış olmalı ki, sanatçılarına, aydınlarına, entelektüellerine pek de şefkatli yaklaşmadı. Birçok sanatçı zirveden iner inmez unutulmaya terk edildi. Herhalde işinin bittiğini düşünüyorlardı ki, yaşıyor olmasından bile pek hazzetmez gibiydiler. Ama sonra o ünlü sanatçının ölümünde aniden sanki olması gereken nihayet olmuşçasına adeta bir ölüm dansı başlar ülkede. Hemen ardından da bir mahalle baskısı oluşur. Herkes o ölüm dansıyla uygun adım hareket etmelidir artık. Çoktan ölmüş olmasını arzu ettiği sanatçı bu arzusunu yerine getirdiği içinmişçesine ardından toplum onu övgülerle, belki de abartılarla uğurlamaya hazırlanır. Sosyal medyada en ufak bir farklı ses bu arada boğulmaya çalışılıyor şimdilerde. Tarık Akan’ın ölümünün ardından ben de onun siyasi duruşunu eleştiren bir tweet attım işte. Hemen bir saldırı furyası başladı. Beni demokrasi çerçevesinde eleştiren arkadaşlarımı tenzih ederim. Benim de yaptığım bir eleştiriydi zaten. Ölünün arkasından yakınlarını rencide edecek bir şey söyler miyim ben? Ben de çok filmini seyretmişimdir. Severdim. Yılmaz Güney’in ‘Sürü’ ve ‘Yol filmlerinde oynadığı karakterler biz Kürtler için özellikle önemlidir. Ve bir de tabii bir dönem yakın çalıştığı Yılmaz Güney. Yılmaz Güney bizim için öyle değerlidir ki, onun beraber çalıştığı kişi bizim için altın tozuna bulanmıştır. Şimdi böylesi bir tedrisattan geçip de devrimci olmuş birinin son yıllarındaki Kürt karşıtlığı bizim için anlaşılır bir şey değildir. Tam da Kürt hareketine yönelik bugün sürdürülen bir çökertme planından bahsedildiği dönemlerde aynı kavramın kullanıldığı şöyle bir metne imza atmış olması hangi Kürdü ve Kürt dostunu üzmez ki: “Bugün burada sanatçılar olarak ‘Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet’ demek için toplandık. Biz sanatçılar, vatan mücadelesi veren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin (TSK) ve Mehmetçiğimizin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz. Bugün tarih, terörle mücadele sorumluluğunu yalnızca TSK’ya değil, sanatçılarımızın, aydınlarımızın ve milletimizin omuzlarına da yüklemiştir. Teröre diz çöktürülmeden, iç çatışma tehdidinin ortadan kalkması olanaksızdır. Emperyalizme karşı vatan savaşı, sanatçının vicdan, onur ve varolma savaşıdır. Bu amaçla binlerce sanatçıyı temsil eden sanat kuruluşları olarak, ülkemizi yangın yerine çeviren bölücü teröre karşı birleşiyoruz. Tüm sanatçı dostlarımızı, yazarlarımızı ve aydınlarımızı Mehmetçik ile omuz omuza olmaya çağırıyoruz.” Ya da akil adamlar arasında adı geçerken, henüz yer alacağı kesinleşmemişken bir zamanlar beyazperdede rakibi olan Kadir İnanır’a uyarıları: “Öyle bir liste henüz yok. O sadece bir söylenti. Kadir’le ilgili bir şey söylemek istemem. Herkes onun cevabını verir” Ve Kürt halkının Türkiye ve Ortadoğu’ya barış ve bir arada yaşam mesajları gönderdiği Newroz’u algılama biçimi: “Ülke felakete gidiyor. Ben ne diyeyim? Ülkemiz bir faciaya gidiyor” Yine de “uğurlar olsun” diyorum tabii. Ruhu şad olsun.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.