1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Sandıktan beklentilerim
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sandıktan beklentilerim

A+A-

Evet,yarın seçim. Ülke tarihinin belki de en önemli seçimi. Bunu herkes bulunduğu yerden ve baktığı siyasi açıdan söylüyor. Bütün toplum bunun farkında. Bu yüzden de sandığa gitmek, oyuna sahip çıkmak herkes için bir sorumluluk.Bu ülkenin demokrasi ve özgürlük yanlısı insanları bu sorumluluk bilinciyle sandığa gitmeli ve oylar sayılırken de görevli olmasa bile oy kullandığı sandığın başında olmalı. Türkiye öyle bir eşikte duruyor ki, bu seçim uzun bir süre için son seçim bile olabilir. Neyse ki umut var. O umuda bu ülkenin özgürlük sevdalıları bu defa da sahip çıkacak. Pazar günü oy kullanmak için engel tanımayın. Unutmayın, geçen seçimde sandığa gitmeyenlerin içinde çok büyük bir bölüm umudun büyümesinden yana tercih yapacak olanlardı.

Bu yazımda birkaç madde ile bu seçimden beklediklerimin öncelikli olanlarını sıralayacağım:

1. Önce barış. Hiçbir şey insan hayatlarının kurtulmasından daha acil bir gereklilik olamaz. Ben barış için bu seçimde sandığa gittiğimde ne yapmam gerektiğini biliyorum. Benim partim bu seçim sürecinde de kampanyasını toplumun barış talebi üzerine kurdu. Benim partim zaten barış için kurulmuş bir parti. Üstelik artimetik olarak da barış için benim partimin iyi bir oy oranı çıkarması gerekiyor sandıktan.

2. Sonra özgürlük. Bu ülkede özgürlüğün önündeki en büyük engel tekçi zihniyettir. Türkiye gibi çok halklı, çok dilli, çok inançlı bir ülkeyi katı bir ulusçuluk ve mezhepçilikle yönetmek bu ülkedeki her demokratikleşme hamlesini durdurmaktadır. Halkların kardeşliğinin yeşermesi gereken bir bahçe tarumar olmaktadır. Benim partim halkların özgür birlikteliğini amaç edinmiş bir partidir. Bunu onun adında da, tüzüğünde de, pratiğinde de görmektesiniz.

3. Ademi merkeziyetçilik. Özyönetim ya da özerklik kavramları bu seçim sürecinde yeniden kriminalize edildi. Oysa birkaç ay öncesine kadar herkes tartışıyordu bu kavramları. Üstelik Türkiye'nin altına imza attığı Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Sözleşmesi'nin gereği özyönetim. Türkiye gibi büyük bir ülkeyi tek merkezden yönetmenin ne büyük sorunlara yol açtığını herkes görse de, bölünme paranoyası büyük bir çoğunluğu özyönetimi savunmaktan korkar hale getirmiş durumda. Benim partimin beyannamesinde özyönetim, yani ademi merkeziyetçilik var.

4. Toplumsal uzlaşma. Bu seçimlerin sonucu öyle olmalı ki, iktidar değil tek adamın, tek bir partinin de tekelinde olmasın. Geniş bir koalisyon hükümeti bekliyorum bu seçimin sonrasında. Bu, ülkedeki kutuplaşmayı durduracak, geniş bir uzlaşmanın önünü açacaktır. Benim partim belli ilkeler çerçevesinde iki kutupla da koalisyon kurmaya hazır. Bir üçüncü yol olarak bunu yapmaya da en uygun parti.

Türkiye'nin sorunları birikti. Ekonomiden eğitime, sağlıktan güvenliğe birçok önemli problem çözülmeyi bekliyor. Kendimce öncelikli olanları saydım. Diğerleri için de ben yine partime güveniyorum.

Halkların kardeşliğine ve barış özlemine inanıyorum.

Haydi sandığa.

  

Bu yazı toplam 568 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.