1. YAZARLAR

  2. Sunay Demircan

  3. Sarız’a gidiyoruz
Sunay Demircan

Sunay Demircan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarız’a gidiyoruz

A+A-

Sivas'tan çıktık yola, dağlarda köylere uğraya uğraya Kayseri Sarız'a gidiyoruz.

Çıktık çıkmasına da, vatandaşın "abi şöyle gidiver, böyle gidiver..." kestirme yol tarifleriyle, biraz sonra dağlardaki toprak yollarda kaybolduk.

Neyse, derken bir doblo göründü ufukta.

Doblo'dan medet ummak gibi bir ülke kaderine sığınarak selamlaştık.

Patron Sarız'a nasıl gideriz?

"Şimdi bu yolu takip et, önüne bir köy çıkar, köye girmeden sağa dön, sonra bir mezarlık görecen, mezarlığı geçince sağa küçük bir yol var ona gir, önüne bir köy çıkar, köy bitince sağa dön, ana yola ulaşınca Malatya tarafında değil, sağa dön... "

Bir durup baktı suratımıza

"Anladınız mı?"

Bakışımızdaki boşluk adamı derin ümitsizliğe itti ki, sordu "anlat bakalım neymiş?"

Bizim gözlerde boş bakış efekti sürekli yanıyor.

"Bir daha anlatıyorum bak iyi dinle."

Yine baktı suratımıza, yok .. hiç ümit yok...!

Ama doblo bu, ölmek var, dönmek nah afedersin.

"Bakın, Muharrem Ince'nin yolundan girmeyeceksiniz, anladınız mı? Hep sağa, hep sağa... sola, yani İnce'nin yoluna saparsanız kaybolursunuz, o yol yol degil".

Sonra bastı gitti.

Hoppalaaaa... doblo'dan, dağın başında siyasete giriş dersi, bölüm bir.

Muharrem Ince demek soldan sayılıyor..?

Öğrenmenin yaşı da yok, yeri de...

Düştük yola.... ilk köye geldik ama sağa dönen yol yok, tek yol var o da solda.

Mezarlık ... yine tek yol var, sola ... hep böyle devam etti, anladık ki doblo yönleri karıştırmış.

...

Dağlara yaz yeni gelmiş, her yer çiçek dolu ve arabanın camına çarpan arılar camı bal kavanozuna çeviriyorlar.

Silsen silinmiyor... nasıl yoğun şeker,  anlatamam.

Sağda solda kamp kurmuş, gezgin arıcılar...dizi dizi kovanlar kale burçları gibi sıralanmış dağların eteklerine.

Yol üstünde bir köyde durup, muhtarı ziyaret ediyoruz, çevrede bizi görenler ve çaylar geliyor ... demli bir muhabbet ortalıkta dört dönüyor.

Konu arılardan açılınca, köyün yaşlısı lafı alıyor, "bir gün bizim Muharrem bal yerken balın içinde arının iğnesi varmış, onu da yemiş, iğne diline batmış, dili kocaman oldu, adam konuşamıyor... aldım yoğurt kasesini, çaldım diline... baktım inmedi, bi daha, inmedi bi daha .... en sonunda akşama dil indi de adam kurtuldu."

"Arının sadece iğnesi bunu yapabiliyor mu gerçekten?" diye sordum, şaşkınlık içinde.

"Oooo ... yapmaz mı ... ham de neler yapar, bir de alerjisi olsa, o tek iğne öldürür bile".

Muhabbettin yönü, köydeki arı sokma külliyatını saymaya doğru yöneliyor.

Benim kelimi soktuydu, benim boynumu 10 arı birden soktu, benim ayağımda iğnesi kaldı ...

Konuyu değiştirmek için soruyorum, "sizde arıcılık yapan yok mu?"

İhtiyar üstleniyor cevabı, "köyde kalmadı artık, bıraktık, benim dedem arıcıydı, babam arıcıydı, en yaman arıcı anamdı, ben de arıcıydım ama kovanlarımın hepsi söndü."

Neden?

"Artık tarım ilaçları çok kullanılıyor, arılar ölüyor"

Bu bana bahane gibi geldi, dağın başında tarım dediği buğday arpa, onlara kimyasal yılda bir kere yabancı ot öldürücü atılır o da erken tarihte, çiçeklerin açtığı dönemde ilaç olmaz oralarda, üstelik taaa Adana'dan arıcılar gelmiş Sıvas'ın dağlarına... eee bizim arabanın camı iki saatte bal kavanozu oldu  .... biraz üşenme olabilir mi?

Neyse... yola devam ettik arı katliamı yapa yapa.

Pınarbaşı'nda Murat ile buluştuk.

"Beni takip edin abi" dedi, atladı arabasına.

Baktık Muratın araba yolda yalpalıyor, yanında bir şey olsa, çarpacak...

Inince anladık nedenini, yolda arabayı kullanırken soyunup üstünü değiştirmiş.

Marifetini güler yüzle arzetti.

Ne diyelim?

Kendisi çörek otu, çemen, kişniş ve kimyon tarımı yapıyormuş, ilgiyle dinledim yaptıklarını. Daha önce bildiğim işlerden değil bunlar... ilginç geldi.

Neler neler öğreniyor insan, şu Anadolu gerçekten kitap gibi coğrafya, çevir çevir oku, trajedi ve komedi aynı cümlenin içinde, üstelik aynı sözcüklerle anlatılmış.

Ister gül, ister ağla.

Bu yazı toplam 4646 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.