1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. SAVAŞ KİME YARAR?
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

SAVAŞ KİME YARAR?

A+A-

                    

 

Savaş kime yarar? Yüzyıllardır dünyanın neredeyse her yerinde nice savaşlar yapılmış, nice kanlar dökülmüş, canlara kıyılmış… Kan, neredeyse ırmakların rengini değiştirerek, kayalarda iz bırakarak akmış… Her fırsatta herhangi bir durumu gerekçe sayarak bir devlet, yanındaki komşu devlete savaşlar açmış; bu da halkın diğer halklara olan nefretini körüklemiş, hatta devlet bunun için diğer halklara, devletlere kötücül bir takım değer yargıları çıkarıp, bunların ulusal gazetelerde yayınlanmasını da sağlamış. Baştaki soruya dönersek savaş kime yararın cevabını; devletleri, alt ve üst kurumları yöneten milletvekilleri ve bunlara bağlı çalışan üst düzey bürokratlarda aramak gerekir. Birde özellikle üretim araçlarını ve kapitali elde bulunduran sermaye kesiminde… Her savaş döneminde bazı insanlar, kuruluşlar savaşlardan palazlanarak çıkarlar. Bazıları da mutlak kaybeden taraftır. Her nasılsa kazananlar hep bellidir de, kaybeden taraf hep mazlum halklar olmuştur. Yani savaşı hangi devletin kazandığı sadece o toprakların egemenlerini ilgilendirir. Yoksa kazanan tarafında, kaybedeninde mazlum halkları hep kaybeden taraf olmaktadır. Bunu asker olarak ölerek, sakat kalarak ya da oradan oraya kaçan halk olarak ödemektedir. Savaşlar sonucu binlerce insan yerinden yurdundan, doğduğu topraklardan bilinmeze akıp dururlar. Salaha kavuşmak, ailelerini kurtarmak için erkekler, kadınlar oradan oraya yapraklar gibi savrulurlar.

    İşte, bölgemizde, komşularımızda olan iç savaşın tertip ve bir program dâhilinde uygulamaya sokanlar, ellerini ovuşturarak bu savaştan nemalanmaya çalışmakta, diğer insanlar ise kime, neye hizmet ettiklerini bilmeden birbirleriyle dövüşerek can vermektedirler. Canını kurtarmak için binlerce insan dilini, örfünü bilmedikleri memleketlere kaçmaktadırlar. Emperyalist devletler harita üzerinde bir takım çıkarımlar yaparak nedensiz olaylar çıkarmakta o kadar mahirler ki, komşu ülkeleri de çıkar uğruna rahatlıkla yanına çekmekte zorluk yaşamamaktadırlar. Peki, bu komşumuzda olan iç savaş ve müdahale kavramları emeğiyle çalışan, kıt kanaat geçinen her iki halkı da neden ilgilendirsin ki. İşte yıllarca insanları din, dil, ırk karşıtlığıyla birbirine düşüren çıkar çevreleri bu duruma uygun koşulları yaratmakta çokta zorlanmayarak halkı birbirine düşürmüşlerdir. Bir bakın lütfen, savaşan insanlar arasında hiç zengin var mı? Onlar sadece geri planda tıpkı satrançtakine benzer hamleler yaparak insanları yönlendirmektedirler. Bu toprakların tarihinde de tıpkı komşu devletlerde olanlara benzer kalkışmalar yaşanmıştır. Bu gidişle yaşanmaya da devam edecekmiş gibi gözüküyor.

Bu durumu tersine çevirmek, halkların ortak kaderde birleşerek egemenlere karşı duruşuyla gerçekleştirilebilir. Şu an zaten bir müdahale yapılamadıysa bu güç dengesini n, Rusya, Çin, İran ve bazı Avrupa devletleriyle, Türkiye’de ki sokak muhalefetinden dolayıdır. Halkın çoğul kesimi de ekonomik zorlanmalardan ve savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan insanlardan dolayı savaş karşıtı bir yola girmiştir. Bizim gibi aydınlara düşense bu muhalefetin itici gücünü oluşturmaktır.

Kısacası savaş, devletleri oluşturan mazlum halkların hiç birine yaramaz. Onun için aklımızı başımıza devşirip iki defa hatta daha da fazla düşünmeliyiz. Savaş sadece insan kıyımı da değildir üstelik… Hayvanlar, bilumum börtü böcek ve su kaynakları, binalar, vs. Öyle dolduruşa filan da gelmemek başlıca seçeceğimiz olmazsa olmaz bir tavırdır.

 

     

Bu yazı toplam 579 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.