1. YAZARLAR

  2. ŞERİF KAPLAN

  3. Seçimler sonrası…
ŞERİF KAPLAN

ŞERİF KAPLAN

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçimler sonrası…

A+A-

Seçimler sonrası…

 

Türkiye’de yeni bir dönemin ilk adımları 7 haziran seçim propaganda döneminde atıldı. Kürdlerin „Türkiyeli“leşme“ politikasi ile „Başkanlık“ sistemi arasında kıran kıran bir mücadele yaşandı. İşin garip yani Türkiye’nin “geleceği”nin korunması bir anlamda Kürdlerin omuzuna kalmasıydı. Yine tuhaf olan Kürdler tarihleri boyunca mevcut sistemde hep zulüm görmüştü. Bırakın o sistemin demokratikleşmesini, varığını korumak paramparça olmasını hep savunup gelmişlerdi.

 

7 Haziran seçimlerinin tartışmasız galibi HDP ve bileşenleridir, kaybeden ise „Başkanlık sistemi“ ve AKP’dir. Kürdler ve dostları Türkiye’de „devrim“ niteliğinde yasal anlamda büyük bir başarıya imza attılar. Bu gerçekliği her hes gözönünde bulunduracak ve gelecek hesapları bunun üzerine kuracaktır. Ancak bu durum Erdoğan’ın „başkanlık sistemi“ isteğinde vazgeçtiği anlamında gelmiyor ve her koşulada buna ulaşmanın yolları aranacaktır. Başka bir alternatif görmüyorum, Erdoğan yenilgilere kolay pes eden birisi değildir. Bundan sonraki bütün siyasi çalışmalar buna hizmet edecek şekilde yeniden dizayn edilecektir.

 

Her ne kadar „Türkiyelileşme“ politikası kazandı gibi bir iz olsada seçimler üzerinde esasen Kürd halkının Kobanêden bu yana devlete, dolaysı ile onun temsilcisi olan AKP’ye gösteriği demokratik tepkisidir ve Kürdler bu seçimlerle esasen sistemle arasına ciddi bir mesafe koydu. Daha önce var olan „ruhsal kopuşu“ siyasi kopuşla tamamladığını düşünyorum. Bu mesaj aynı zamanda Kürd siyasal haraketinede çok net verilmiş durumda.

 

Sistem bu mesajı erken aldı ve aynı hızla, elinin altında hazır bekleyen „kontra“ grupları  devreye sokup, Diyarbakır’da cevaben verdi. „sen öyle davranırsan bende böyle daranırım“ dedi kısacası Kürd halkına. Bir çeşit 90’li yılları hatırlatı. Bu noktaya kadar her şey bildiğimiz ve tanık olduğumuz bir oyun ama anlamaya çalıştığım, bir süredir üzerinde kafa yorduğum HDP eş başkanı sayın Demirtaş’ın verdiği bilgilerdir. Bana Kobanê dönemindeki bir söylemini hatırlattı. Sayın Demirtaş daha Kobanê olayları yeni yeni başlıyordu ki yaptığı bir açıklamada IŞİD çetelerinin Ceylanpınarda nerede kaldıklarını, ev ev adresleri bildiklerini söylemişti. Diyarbakır’da yaptığı açıklamada „silahların dağıtıldığı, kimlerin kimler tarafında infaz edileceği vs…“ hepsinin beli olduğunu söylüyordu. İnsan dehşete kapılıyor. Kobanê döneminde söyeledikleri ile Diyarbakır olayları için yaptığı açıklamaların kafalarda bıraktığı soru işaretlerı aynı kapıya çıkıyor. Soru şu; bu insanlar Kürd siyasal haraketinin içinde yer alıyorsa bu insanları korumak da yine Kürd siyasal hareketinin görevidir. Aksi taktirde 90’li yılların bir tekrarını Kürd halkının yaşamaya tahamüllü kalmamıştır. Unutulmaması gereken önemli bir siyasi tespit var, genelde Ortadoğu, özelde de Kürdistan’da zorun rolü hep belirleyici olmuştur ve o nedenle Kürdler günümüze kadar hep egemenlik altında kalmışlardır. Zora karşı tedbir almazsan gelecek günler senin için hep sıkıntılı olacak demektir.

 

Kobenê olayları sırasında onlarca insan öldürüldü ve bugüne en azında basına yansıdığı kadarıyla daha tek kişi yakalanmadı, bir çeşit „barış süreci“ kurbanı oldular. Şimdi de Diyarbakır’da katledilen insanlar umuyorum ki seçim „zaferi“ ve hükümet kurma hikayesinin kurbanı olmazlar. En azında faillerinin yakalanması noktasında takipçileri olurlar.

 

HDP söylemini yeniden gözden geçirmek zorunda, seçimler nedeni ile ertelenen Kürd halkının taleplerini „Kürdivari“ bir tarzla dile getirmek zorunda. En basit „anadilde eğitim“ hakkını yeni okul döneminde gündeme taşımak, yasal alanda dayatıcı olmak zorunda.

 

Güçlü bir meclis gurupları var artık „etkili muhaletef“ten ziyade, günümüze kadar üzerine gidilmeyen, Kürdistan‘da yaşanan savaş suçları, faili meçhul cinayetler, köy yakma ve boşaltma, iç güç, roboski vb gibi konuları gündeme taşımak ve bu konuda sonuç alıcı girişimlerden bulunmak temel politik bir duruş olarak öncellikli kılmak zorunda.

 

Rojeva’da Gri Spî Kürdlerin eline geçti ama Kürdleri çok zor günler bekliyor, Kürdlerin genel anlamında korunması, savunulması görevi de yasal anlamda HDP’nin öncellikleri arasında yer almak zorunda.

 

Kısacası 7 haziran seçimlerinde HDP başarı ile çıktı ama yükü ağırlaştı, esas başarı buralardaki çalışmaları olacaktır. Yoksa bir başına sayısal olarak elde edilen başarının bir manası yoktur.

 

Bu yazı toplam 6897 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.