• Diyarbakır3 °C
  • Batman9 °C
  • Mardin3 °C
  • Bingöl3 °C
  • Bitlis2 °C
  • Elazığ2 °C
  • Erzincan2 °C
  • Şanlıurfa6 °C
  • Erzurum0 °C
  • Ağrı0 °C
  • Gaziantep4 °C
  • Hakkari5 °C
  • Muş1 °C
  • Siirt8 °C
  • Van4 °C

Mehmet Mercan / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Mercan / Köşe Yazarı

Şeref Değer’i de kaybettik

05 Eylül 2015 Cumartesi 07:01

       

 

“Ölümü yazmak ne kadar zor.

Hele de bir arkadaşınızın, bir dostunuzun ardından……”

Geçtiğimiz günlerde, sevgili dostum Fikret Otyam’ın ardından yazmışım bunları.

Bu gün de bizim kuşağın renkli değerlerinden, kadim dost ŞEREF DEĞER için yazmak kadermiş.

Şeref Değer, Diyarbakır’ın bir döneminde önemli yer bulmuş Değer ailesinin günümüze ulaşmış önemli isimlerinden biriydi.

Bu ailede yalnız Şeref Değer değil, Diyarbakır folklorunun önemli isimlerinden, “Evli Beden’de kuş var” –  “Haydi gidax toyuna” – “Haram sudan atladım” gibi çok sayıda popüler olmuş türkünün derleyicisi ve bestecisi olan Av. Cemil Değer,  bir dönem Diyarbakır tiyatrosunun kurucuları ve yönetmenleri arasında önemli işlevi olan Edip Değer, Ankara’da yaşadığı yıllarda müzik hocalığı yapan İsmet Değer vardı

Tümü de gerçekten birer değerdi.

Hele de Şeref Değer.

O, Diyarbakır’ın ilk ve en eski şovmeni, ilk ve en eski komedi ustasıydı.

O, sadece ve sadece dost meclislerinde, hayır kurumları yararına yapılan gecelerde sahneye çıkıyor, fıkralı, esprili gösteriler yapıyor, ortalığı kahkahaya boğuyordu.

O, bu yeteneğini kesinlikle ticarete dönüştürmeyi düşünmemiş bir sanat adamıydı…

İnanıyorum ki, Şeref Değer, eğer İstanbul’da olsaydı, komedi dünyasında bir döneme damgalarını vurmuş  Orhan Boran, Levent Kırca, Müjdat Gezen, Ali Poyrazoğlu, Şener Şen, Ferhan Şensoy, İlyas Salman ve diğerlerinden daha çok popüler olur, ünlenirdi…

O hiçbir zaman İstanbul’a gitmeyi düşünmedi, istemedi.

Diyarbakır’dan ayrılmadı, ayrılamadı. Kentini seviyordu çünkü.

Sonunda Diyarbakır’da dolu dolu yaşadı ve burada öldü…

Rahat uyu sevgili Şeref…

………..

Onu ilk 1955 yılının Ekim ayında Muş-Tatvan Demiryolu’nun açılışına giderken tanıdım.

Sonradan çok iyi dost olduk, candan dost. Yıllarca sürdü bu dostluğumuz...

Diyarbakır’dan, Karayolları Bölge Müdürü değerli insan Orhan Büyükalp’ın öncülüğünde organize edilen   bir geziydi bu. Diyarbakır’dan bir otobüs dolusu yola çıktık. Uzun Diyarbakır- Muş yolu, Şeref Değer’in esprileriyle, el çabukluğu gösterileriyle, hepimizi gülmekten kırıp geçiren fıkralarıyla, monologlarıyla, geçti. O ünlü “Kahkahalı Meryemo”sunu, Yahudi Mişon ile Rebeka’sını ilk bu gezide dinlemiştim.

Şeref Değer, Yahudi Mişon’un, Rebeka’nın mezarı başında ağıt yakışın, gözyaşını sildiği menlini “Şaaaarrr” diye sıkarkenki mimikleri hepimiz kırıp geçirmişti…

……..

O dost meclislerinin neşesiydi, rengiydi. Yaptığı esprilerle, hazırcevaplılığıyla ortamı neşeye boğardı.

Karayolları Havuzbaşı’nda, Tüccar Kulübünde, Turistik Palas Bahçesinde, DSİ lokalinde sık sık bir araya geliyorduk. Her masada şen ve şakraktı. Güzel içerdi…

Bir akşam, Karayolları Lokali’nde, gecenin ilerlemiş bir saatinde hayli de içkili bir durumdayken baygın gözleriyle bana döndü.:

_Meheme kardaş hele bax sol gözüm düşmiş mi?

Cevam verdim.

-Yox Şeref kardaş, gözünde yerinde duri.

Rakı dolu kadehini kaldırdı.

-Öleyzse hadi içax…

-----------------------------------------

 Önemli Not:

Muş gezisine katılan Diyarbakır heyeti. Heyette Karayolları yöneticileri, gazeteciler, Şeref Değer ve Ağabeyi Edip Değer de var.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim