Gazeteci Bozarslan’dan ‘istismar’ açıklaması

Diyarbakır’ın Kulp İlçesi’nde 3 yıl önce F.B adlı kız çocuğuna onlarca kişinin istismarda bulunması ve olayın habere konu olması ile ilgili başlayan polemik sürüyor.

Doğan Haber Ajansı muhabiri Felet Bozaslan yaptığı yazılı açıklama ile kendisini savundu. Bozaslan, “İsmimi açıkça telaffuz ederek, şahsımı olayın şüphelilerine açıkça hedef gösteren, mağdurun can güvenliğini tehlikeye attığım iddiasıyla toplumda hedef durumuna getiren ve kişisel güvenliğimi tehlikeye atanlar, bu aşamadan sonra başıma gelebilecek olumsuzlukların birinci derecede sorumlusudur.” Dedi.

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır Barosu ve İHD’nin Kadın Hakları Komisyonu bir açıklama yaparak, yapılan haber ile mağdurun can güvenliğinin tehlikeye atıldığını belirtip haberi yapan gazeteci Felat Bozaslan’ı eleştirmişti. Açıklama sonrası GGC ise, haberi yapan gazetecinin hedef gösterilmesi nedeniyle her iki kuruma tepki göstermişti.

İşte o açıklama;

Kurumlar arasında polemiğe neden olan haberi yapan gazeteci Felat Bozaslan sosyal medya hesabı üzerinden yeni bir açıklama yaptı.

Bozaslan yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi, “Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ve İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Hakları Komisyonu tarafından, şahsımı açıkça hedef gösteren, mesnetsiz iftiralarla dolu bir açıklama yapılmıştır. Açıklamada çalıştığım kurum ve ismim yazılarak, açıkça hedef gösterilmiş bulunmaktayım. Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu, açıklamanın bilgileri dışında yapıldığını şifahen bildirmiş olsa da, bugün bizim onları hedef gösterdiğimiz şeklinde, ikili görüşmelerimizde söylediklerinin tersi bir açıklama yapmış ve bizleri suçlamıştır. Her iki kuruma karşı yasal haklarım saklı kalmak koşuluyla, cevap hakkımı kullanmak adına bu açıklamayı yapmak gerekmiştir. Prensip gereği, bu tür tartışmalara girmeyi doğru bulmadığımı belirterek, kamuoyunun olayla ilgili doğru bilgilenmesi adına bu açıklamayı yapmayı zorunlu buluyorum. Diyarbakır STK temsilcilerinin olayın büyütülmemesi yönündeki değerli girişimlerini olumlu karşılayıp, açıklama yapmama kararı almama rağmen, bu anlamlı girişimden çok kısa bir süre sonra, Baro Yönetim Kurulu'ndan şahsımı suçlayıcı şekilde yeni bir açıklama yapılması nedeniyle, aşağıdaki hususları açıklama zarureti doğmuştur.

Bilgi verilmedi

1- Kulp'taki cinsel istismar olayında mağdurun can güvenliği için şimdilik haber yapılmamasına dair tarafıma kesinlikle bir talep iletilmemiştir. Tam aksine, görüş almak için bağlantı kurduğum dosya avukatı, bu aşamada basına bilgi vermeyeceğini ifade etmiş, ancak haberi bekletmem konusunda bir ricada bulunmamıştır. Yayın yasağı olduğu dönemde başka ajanslar tarafından dava ile ilgili defaten haberler yapılmış, mağdurun durumu gözetilerek tarafımca asla haber yapılmamıştır. Açıklamayı yapan avukatlar, dosyayı takip etmediğimi iddia etmişlerdir. Hukuktan az buçuk anlayan herkesin malûmu olduğu üzere, yayın yasağı olan ve kısmen kapalı yapılan yargılamayı takip etmemin de, haber yapmamın da imkanı yoktur. Bu konuda CMK ve TCK hükümleri açıktır. Bu durumu en iyi bilmesi gereken avukatların, beni dosyayı takip etmeden haber yapmakla suçlamaları samimi bir yaklaşım değildir.

Dosyayı ciddiyetle takip etmediler

2 - Dosyayı çok iyi takip ettiklerini belirten bu avukatlar, yaptıkları açıklamada olayla ilgili yargılanan kişi sayısını bile yanlış yazmıştır. Açıklamada, 21 kişi hakkında dava açıldığı, 71 şüpheli hakkında soruşturmanın sürdüğünü iddia eden avukatlar, görüldüğü üzere 6.Ağır Ceza Mahkemesinde, aynı olayla ilgili, sanık N.Y. hakkında açılan davadan bihaberdir. Bu durum bile dosyayı ne kadar ciddiyetle takip ettiklerinin vahim bir örneğidir. Bu olayla ilgili 2 ayrı mahkemede, 22 sanık hakkında dava açılmış, 70 sanık hakkında soruşturma devam etmektedir. Bu bilgiler ışığında, kimin dosyayı takip edip, etmediğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Avukata eleştiri

3 - Açıklamada, "çocuğun yüksek yararı gereği kamuoyunun bilgilendirilmediği" iddia edilmiş ise de, soruşturma yapıldığı dönem dahil olmak üzere, dosya hakkında çok sayıda haber yapılmıştır. Hatta, beni suçlayan bir avukat, henüz 10 sanık hakkında dava açılmışken, diğer şüphelilerin soruşturması devam ederken ve mağdurun can güvenliği riski had safhayken, gazetesujin internet sitesine röportaj bile vermiştir. Burada korunan çocuğun yüksek yararı mıdır, yoksa bu röportajı veren avukatın yüksek yararı mıdır? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Yayın yasağı kalkmayana kadar davaya ilişkin tarafımızca tek bir haber yapılmamıştır.

2 ay boyunca adım atılmamış

4 - Açıklamayı yapan avukatlar, 23 Ocak 2018'de kamuoyu desteği sağlanabilmesi için yayın yasağının kaldırılmasını talep etmiş, bu yönde ifadeler tutanağa geçirilmiş, mahkeme talep üzerine yayın yasağını kaldırmıştır. Açıklamayı yapan avukatlar, mahkemenin yasal olarak kaldırdığı yayın yasağını, kendilerini mahkemenin üzerinde görerek, uygulatmaya çalışmıştır. Bunun gerçek amacı hala açıklığa kavuşmamıştır. Şöyle ki; çocuğun bundan sonraki yaşamında güvenli bir yere yerleştirilmesi gerekçe gösterilmiştir. Ancak yayın yasağının kaldırıldığı duruşma ile haberin yayımlandığı tarih arasında 2 aylık bir süre vardır. 2 ay boyunca bu konuda adım atılmaması ve haber yayımlandıktan sonra bu gerekçe öne sürülerek, şahsımın hedef gösterilmesinin ne kadar samimi olduğu tartışmaya açıktır.

Avukatlar gazetecilere brifing vermiş

5 - Bu avukatlar, 4 gazeteciyi bürolarına çağırmış, dosya hakkında brifing  vermiş, bin sayfa evrağı kendilerine elden teslim etmiştir. Ancak bunu, sürekli adliyede karşılaştıkları, bu dosyaları takip eden yargı muhabirleri ile değil, kendi seçtikleri gazetecilerle paylaşmışlardır. Hatta bir muhabir dosyayı haber yapıp merkezine bile göndermiştir. İstedikleri dosyayı, istedikleri gazetecilerle paylaşmak kendi tasarruflarındadır. Ancak, mağdurun can güvenliği tehlike altındayken, gazetecilere dosya hakkında brifing vermek ve evrak paylaşmak, izaha muhtaç bir durumdur ve hangi mesleğin etik değerleri ile bağdaştığı merak konusudur. Mağdurun can güvenliğine ilişkin kaygı varsa, öncelikli amacın bu sorunun ortadan kaldırılması olması gerekmez mi? Kapalı kapılar ardında brifing ve organizasyon planları yapmak, hem davayı takip eden diğer avukatlara, hem bu şehirdeki diğer gazetecilere saygısızlıktır ve şeffaflıktan uzaktır. Hiç kimse ve kurumun, gazeteci ile bilgi paylaştıktan sonra ne zaman yayımlanacağına dair tasarrufta bulunma hakkı ve yetkisi yoktur. Kaldı ki, yargı muhabirleri bir dava ile ilgili haber yaparken, çeşitli kurumların kendi görüşlerini yansıtan raporları değil, iddianameleri, duruşma tutanaklarını ve mahkeme kararlarını esas alır.

Kimse gazeteciye uyarıda bulunamaz

6 - Davayı doğrudan takip etmediğim halde, mağdurun can güvenliği tehlikesinin farkında olup, avukatların bu aşamada haber yapmamam yönündeki uyarılarına rağmen istismar vakasını yayımladığım ifade edilmektedir. Öncelikle, hiç kimse gazeteciye bir olayı haber yapmaması konusunda uyarıda bulunamaz. Bir olayın kamuoyunda duyulması genel ahlak veya mağdurun özel durumu nedeniyle sakıncalıysa, bunun çerçevesi kanunlarla çizilmiştir. Bu konuda, CMK 182/183/184/187 ile TCK'nın 285. maddeleri açıktır. Söz konusu dosyada 23 Ocak 2018 tarihli duruşmaya kadar mevcut olan yayın yasağının kaldırılmasını talep eden avukatlar, mağdurun can güvenliğine ilişkin kaygıları varsa, yayın yasağının kaldırılmasını neden talep etmişlerdir? Sorunlu ve samimiyetten uzak bu yaklaşım, beni mağdurun can güvenliğini tehlikeye atmakla suçlayan kişilerin, bu dosya hakkında ne kadar hukuktan uzak ve amatörce davrandıklarını net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Açıklamayı yapan avukatlar, kendi amatörlüklerinin üstünü örtmek için şahsımı hedef almaktadır.

Gazeteciyi kimse hedef yapamaz

7 - Açıklamayı yapanların hangi hak ve yetkiyle, kendilerini kanunun üstünde görüp, kanunen sakınca olmayan bir haberi yapan gazeteciyi hedef gösterdikleri merak konusudur. Kanunların çizdiği sınırlar çerçevesinde görevini yaptığı için bir gazeteciyi hedef gösterecek cüreti nereden buldukları, bu gücü kimden aldıkları izaha muhtaçtır. Bu kişiler kendilerini kanunun üstünde mi görmektedir? Kendi mesleklerinin etik değerlerini bile bilmedikleri ve uygulamadıkları somut olayda ortaya çıkan bu kişilerin, gazetecilik etik değerlerini ve şahsımın bu değerlere olan bağlılığını tartışmaları son derece vahim bir durumdur. Beni meslek etiğine uymamakla suçlayan avukatları, ellerindeki belgelerle birlikte, meslek etiği konusunda otorite olduğu kabul edilen Basın Konseyi Yüksek Kurulu'na başvurmaya davet ediyorum.

İsimlerini yazmadığım için sitemde bulundular

8 - Yaptığımız haberde, davaya katılan tüm kurumların isimleri yer almıştır. Haber yapılmadan mağdur avukatı ile temas kurulmuş, basına bilgi vermeyeceğini belirtmiştir. Ancak ne hikmetse aynı avukat, bazı basın mensuplarını çağırıp, olayla ilgili brifing vermiş ve dosyanın tüm ayrıntılarını paylaşmıştır. Bu bilgiler ışığında, açıklamanın gerçekten mağdurun can güvenliği düşünülerek mi yapıldığı kamuoyunun takdirindedir. Açıklamayı yapan avukatlardan biri, kısa bir süre önce, bu dosyalarda isimlerini yazmadığım, kendilerinden hiç bahsetmediğim gibi gerekçelerle sitemde bulunmuştur. Yargı muhabirinin görevi reklam yapmak değil, resmi belgelerde yer alan hususları, yorum katmadan topluma iletmektir. Açıklamada kadın avukatlardan görüş almadığımızın vurgulanması, aslında açıklamanın bütününü özetleyen ifadelerdir. Açıklamayı yapanların kaygılarının ne olduğu, şahsımı hedef gösterecek kadar büyük öfke patlamasının sebebi, bu ifade ile apaçık kendini göstermiştir.

Ailesinin izni dışında dosya başkalarına verildi

9 - Yaptığımız işin gazetecilik etik değerleri ve sorumluluğu ile bağdaşmadığını iddia edenlere, öncelikle kendi mesleklerinin etik değerlerini hatırlatmakta fayda görüyorum. Çünkü, yüzde 50 zihinsel engelli bir çocuğun bin sayfalık dosyasını, ailesinden izin almadan, dava dışı kişilere vermek ne yasal, ne de ahlaki bir durum değildir. Bunu yapanların disiplin yönünden soruşturulmaları gerekirken, gazetecilik meslek etiğini tartışmaları, düştükleri durumun göstergesidir. Cinsel istismar sanığı 22 kişinin tutuksuz yargılanmasını haber yapmamızın nasıl bir magazinsel yönünün olduğunu gerçekten merak etmekteyiz. Haberde, olayın anlaşılması için yüksek bir hassasiyet gösterilmiş, hem mağdurun onur ve şerefi, hem sanıkların masumiyet karinesine yüksek özen gösterilmiştir. Açıklamayı yapanlar, ya magazinin ne olduğunu bilmemekte veya art niyet taşımaktadırlar.

Çocuğun başına bir şey gelirse sorumlusu kendileri

10 - Açıklamanın sonunda yer alan 'muhataplarından bilgi almadan' şeklindeki ifadenin, açıklamanın asıl özeti olduğunu tekrar vurgulamakta fayda görüyorum. Bizi, reyting uğruna haber yapmakla suçlamak, en basit ifade ile basitliktir. Bizi gazetecilik sorumluluğu ile bağdaşmamakla suçlayanları, avukatlık sorumluluğu ile davranmak ve temsil ettikleri kurumların değerlerine göre hareket etmeye davet ediyorum. 23 Ocak'tan beri mağdurun can güvenliğini düşünmeyip, haber yayımlandıktan sonra bunu gündeme getirenlerin, çocuğun başına gelebilecek her türlü tehlikenin vicdani, ahlaki ve hukuki sorumluluğunun kendilerinde olduğunu bilmelerini, kamuoyunun bilgisine sunarım.

Başıma gelenlerden kendileri sorumlu

11 - İsmimi açıkça telaffuz ederek, şahsımı olayın şüphelilerine açıkça hedef gösteren, mağdurun can güvenliğini tehlikeye attığım iddiasıyla toplumda hedef durumuna getiren ve kişisel güvenliğimi tehlikeye atanlar, bu aşamadan sonra başıma gelebilecek olumsuzlukların birinci derecede sorumlusudur. Bu kişilerin 70 şüpheli ve 22 sanığı olan dosyalar ile ilgili adımı açıkça yazarak, beni kimlere, neden hedef göstermek istediği, bu dosyanın haber yapılmasından niye bu kadar rahatsız oldukları ve neden öfke patlaması yaşadıkları da tarafımca merak konusudur.

Şahsımı hedef alan açıklamadan duydukları rahatsızlığı arayarak ve mesajları ile tarafımıza ileten, dayanışma içinde olan başta duyarlı avukat arkadaşlar, meslektaşlarım ve toplumun tüm kesimlerinden dostlarıma da şükran duygularımı ifade ediyorum. Bugüne kadar defalarca soruşturmaya uğramış, yargılanmış, tehditlere maruz kalmış, buna rağmen tarafsız gazetecilikten ödün vermemiş bir arkadaşınız olarak, bugünden sonra da sadece gazetecilik yapacağımı bilmenizi isterim” ifadelerine yer verildi.

HABER MERKEZİ