Ölüm değil üst geçit istiyoruz!

Diyarbakır merkeze 12 km uzaklıkta olan Karaçalı Köyü'nün (Tılalo) yolu ölüm saçıyor. Köy sakinleri, köyden geçen ana yolda ölümle sonuçlanan onlarca kazanın yaşandığını ve çok sayıda kişinin ise yaralandığını, sakat kaldığını söylüyor.

Şehir merkezine 12 km uzaklıktaki Karaçalı (Tılalo) köyü sakinleri, köyden geçen anayolda ölümle sonuçlanan onlarca kazanın yaşandığını ve çok sayıda kişinin ise yaralandığını, sakat kaldığını belirterek, ölüm yoluna üst geçit istediler.

Diyarbakır Silvan karayolu üzerinde bulunan Karaçalı (Tılalo) köyü Sur ilçesi Küme evler mahallesinde. 2224 nüfuslu köyün 25 yıllık muhtarı olan Zülfikar Cömert, köylerinden geçen anayolda yıllardır ciddi kazaların yaşandığını ifade etti.

Diyarbakır merkeze 12 km uzaklıkta olan Karaçalı köyünün yolu ölüm saçıyor. Karaçalı köyü mahalle muhtarı Zülfikar Cömert,  yıllardır köylerinde yaşanan trafik kazasında onlarca kişinin yaşamını yitirdiğini, yaralandığını ve sakat kaldığını söyledi.

‘İki kurum da topu birbirine attı ve bizim sorunumuz da bugüne kadar devam etti’

Karaçalı Muhtarı Cömert, şöyle konuştu: “Ben 25 yıldır burada muhtarım. Burada yıllardır kazalar oluyor. Bu kazalar sonucunda ölen, yaralanan, sakat kalan insanlarımız oldu. Hayvanlarımız öldü. Bu konu ile ilgili Karayollarına dilekçe yazdım ve köyümüzden geçen yolda kazalar meydana geldiğini, bu kazaların önlenmesi amacıyla yola ya bir kırmızı ışık ya da üst geçit yapılmasını istedim. Karayolları ise bu sorunu Büyükşehir Belediyesiyle görüşmem gerektiğini ve onların sorumluluk alanında olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de konuyu Büyükşehir Belediyesine taşıdım. Büyükşehir ise ‘bu bizim sorunumuz değil Karayollarının sorunudur’ diye söyledi. Yani, ikisi de topu birbirine attı ve bizim sorunumuz da bugüne kadar devam etti.”

‘Dilekçelerimize ne olumlu ne de olumsuz bir dönüş olmuyor’

Dört beş yıl önce yazdığı dilekçeye bir cevap verilmemesine ilişkin konuşan Cömert, “Bir muhtar olarak bu duruma şaşırıyorum, acaba yasalar mı değişti. Eskiden bir dilekçe verdiğiniz zaman olumlu ya da olumsuz bir şekilde en kısa zamanda bir dönüş olurdu. Ama şimdi yok ne olumlu ne de olumsuz bir dönüş olmuyor” dedi.

‘Köy yolu çevresinde ciddi bir yoğunluk var’

Köydeki nüfus yoğunluğuna değinen Cömert, “Köyümüzün nüfusu 2224 kişidir. Buna işyerleri dahil değildir. Buğday pazarı var orada nereden baksanız 60 tane dükkân var. Yine birçok işyeri var ve onları da katarsak köyümüzün gün içindeki nüfusu daha da artmaktadır. Yani, köyümüzün etrafındaki resmi kuruluşları da sayarsak köy içinde ve köy yolu çevresinde ciddi bir yoğunluk olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

‘Bu yolda kural yok herkes kendi kuralını kendisi koyuyor’

Köylerinden geçen anayoldaki trafik yoğunluğuna işaret eden Cömert, “Meskûn mahal anlamında binlerce insanın gelip geçtiği, günlük yaşamında sıklıkla kullandığı bir yoldan bahsediyoruz. Köyümüzün içinden geçen yol çok işlek bir yol ve araçlar da köy içinden çok süratli bir şekilde geçiyor. Sürücülerin yavaşlaması, köy içinden geçerken durması için hiçbir şey yok. Ne bir ışık var ne bir kavşak var hiçbir şey yok. Hani, Lice yönüne giden araçlar buradan geçiyor ve dönüş yaptıkları yerde bir kavşak yok. Bu yolda kural yok herkes kendi kuralını kendisi koyuyor ve bu da ciddi kazalara sebebiyet veriyor. Trafik ışığı, alt ya da üst geçit her neyse bu yol yayalar için güvenli hale getirilmeli. Bu konuda yetkililerden bir çözüm bekliyoruz. Karaçalı yolu ölüm yolu olmuş ve ayda bir burada ölüme, yaralanmaya yol açan kazalar oluyor. Son beş ayda burada beş altı kaza oldu. Buna artık dur diyecek yetkililerden, sorumlu, duyarlı bir yaklaşım bekliyoruz. Yıllardır bu yolda kazalar oluyor, insanlarımız ölüyor, yaralanıyor, sakat kalıyor. Yaşamını kaybeden insanlarımızın bir üst geçit kadar bir değeri yok mu? Neden buraya bir trafik ışığı koymak, yaya geçidi yapmak, yolu yayalar için güvenli bir hale getirmek bu kadar zor?” ifadelerini kullandı.

‘Her gün çocuklarımız büyük tehlike altında’

 Anayoldan karşıdan karşıya geçen yaya yoğunluğuna değinen Cömert, “Okuldan çıkan öğrenciler yoldan geçerken yüreğimiz ağzımıza geliyor. Burada 2 bin civarında öğrenci var. Her gün çocuklarımız büyük tehlike altında bu yoldan karşıya geçmeye çalışıyor. Daha geçenlerde bir öğretmenin arabası burada kaza yaptı. Bu sorunu yediden yetmişe herkes yaşıyor bu köyde. Yine, köyümüze gelenler de hakeza aynı sorunları yaşıyor ve onlar köydeki bu duruma yabancı oldukları için çok daha büyük risk altındalar. Köyümüzün camisine dışarıdan gelenler, köyümüzdeki ziyarete gün içinde gelenler var. Köye iş amaçlı gelenler oluyor. Bunlar köydeki trafik sorununa alışık olmadıkları için onlar daha çok kaza yapıyorlar. Köyümüzdeki kahveler, lokantalar, dükkânlar hep karşıdadır. Haliyle köydeki herkes bir şekilde gün içinde karşıya geçmek zorundadır. Köye şehirden gelen biri, mecburen yolun karşı tarafına geçmek zorundadır. Yani, karşıdan karşıya geçmek bir ihtiyaç, zorunluluktur, bir keyfiyet değildir. Zaten zorunluluk olmasa insan canını riske atıp geçmez buradan” diye konuştu.

‘Bu yoldaki en son kazada Hakim Akbaş yaşamını yitirdi’

Diyarbakır merkezde yaşamını sürdüren ancak köyünde yaşanan sorunlara duyarlılık gösteren Arafat Cömert, ise Karaçalı köyünde yaşanan trafik kazalarına ilişkin şunları söyledi: “Köyün çok sevdiği bir insan vardı, Hakim Akbaş adında. Bu yoldaki en son kazada o yaşamını yitirdi. Ondan sonra da yine birkaç kaza yaşandı. Köyümüzün içinden geçen yolda ne orta refüj var ne trafik ışığı var ne yayaların geçmesi için güvenli bir alan var. Burada karşıdan karşıya geçmek isteyen biri her an kaza riski altındadır. Kasım ayından bu yana bu yolda en az beş kaza oldu. Bu kazalarda iki kişi yaşamını yitirdi ve birçok kişi de yaralandı. Bunun dışında ekonomik zayiata yol açan ufak tefek kazalar oldu onları da saymıyorum. Köyümüzdeki insanlar günlük olarak bu yoldan karşıya geçmek, ihtiyaçlarını karşılamak zorundalar. Petrol olsun, lastikçi olsun, berber olsun, lokantalar, dükkânlar, kahveler karşıdadır ve ister istemez insanlar karşıya geçmek zorundalar. Yani, gidiş geliş çok olduğu için de kaza riski de artıyor. Bundan yıllar önce bu yolda kaza geçirip bugün yaşamını engelli olarak sürdürmek zorunda kalanlar var. İnsanımızın hayatının bu kadar ucuz olmaması lazım. Bu kazaları önlemek çok mu zor? Köyümüzdeki yolun karşıdan karşıya geçilen bölümlerinde yayaların güvenliğini tesis edecek önlemlerin yıllardır alınmamış olması yüzünden onlarca insanımız öldü, yaralandı, sakat kaldı. Buna artık bir dur diyen birileri olmalı. Çok zor değil bu ölümlerin önüne geçmek; bir üst geçit, bir trafik ışığı, bir kavşak hepsi bu! Bunların maliyeti bir insanımızın canından daha kıymetli olamaz, olmamalı! Köyün içinden geçtiği bölümlerde yolun ışıklandırılması çok büyük bir maliyet değil. Bunlar yapılabilir şeylerdir ve bugüne kadar yapılmaması ciddi bir ihmaldir.”

‘Karşıya nasıl geçeceğiz; ışık yok, üst geçit yok!’

Karaçalıda yaşayan 71 yaşındaki Turgut Yöntürk ise yıllardır kazaların yaşandığı yoldaki sorunları şu sözlerle dile getirdi:  “Burada senede en az beş altı sefer büyük kazalar yaşanıyor. Bu yolda neden bu kadar çok kaza oluyor çünkü ne üst geçit var ne ışık var. Köyümüze giden gelen çok fazla ve bir kişi en az günde üç beş sefer karşıdan karşıya geçmek zorunda kalıyor. Şimdi burada kahvedeyiz ve cami karşıda kalıyor. Bugün Cuma ve biz Cuma namazını kılmak için camiye gitmek zorundayız. Karşıya nasıl geçeceğiz; ışık yok, üst geçit yok; mecbur kaza tehlikesine rağmen koşarak yoldan geçeceğiz. Ben yaşlı bir insanım, bu yaşta bu eziyeti niye çekiyorum.  Bu köyün insanları, bu köye gelen gidenler neden bu yoldan korku ile geçsinler. Biz de insanız ve hayatımızı riske atmadan rahat bir şekilde yaşamak istiyoruz. Bizim de artık can güvenliğimiz olsun bu yoldan geçerken. Çocuklarımız her gün tehlike altında bu yoldan geçiyor. Veliler çocuklarını yoldan geçiriyor. Daha geçenlerde bir çocuğa araba çarptı. Yetkililer bizim derdimizi niye görmüyor, derdimize neden bir çare bulmuyor. Bugün Karayolları da devlettir, Büyükşehir Belediyesi de devlettir, Köy hizmetleri de devlettir. İkisi de yıllardır bizim sorunumuzu çözmüyor. O diyor benim sorumluluğumda değil, öbürü diyor benim sorunum değil. Şimdi buradan bir vatandaş olarak soruyorum, kimdir bu köyün yolundan sorumlu devlet kurumu? Her kimse gelsin bu soruna bir çözüm bulsun. Yıllardır insanlar ölüyor bu yolda. Kim ki bizim sorunumuzu çözer ve bu yoldaki ölümleri durdurur, bizim için devletin büyüğü odur.

‘Ben beş aydır buradayım birçok kazaya şahit oldum’

Karaçalı köyü yolu kenarında dükkânı olan esnaflardan Hasan Aydemir ise şunları söyledi:  “Bu yolda çok kazalar oluyor. Ben beş aydır buradayım birçok kazaya şahit oldum. Geçenlerde ağabeyimin hayvanlarına ambulans çarptı, hayvanlar telef oldu. Buraya ya bir üst geçit yapsınlar ya trafik ışıkları koysunlar. Yayalar geçerken ölüm tehlikesi geçirmesin. Yazıktır insanımıza. Kesinlikle bu yola bir çözüm bulmaları lazım.”

‘Bu yoldan geçen araçlar aşırı hız yapıyorlar’

Karaçalı köyü gençlerinden Sedat Ataş’ın görüşleri ise şöyle: “ Biz yetişkin olmamıza rağmen bu yoldan karşıdan karşıya geçerken sıkıntılar yaşıyoruz. Bu yoldan geçen araçlar aşırı hız yapıyorlar. Bundan birkaç ay önce bu yolda bir köylümüz öldü. Yine geçenlerde burada bir çocuğa ve bir kadına araç çarptı. Biz bu kazaları sürekli olarak yaşıyoruz. Biz bu yoldan geçerken tedirginlik yaşamak istemiyoruz. Artık bu sorun trafik ışığı ile mi çözülür, üst geçit ile mi çözülür nasıl çözülürse biran önce çözülsün, çünkü her gün ölüm tehlikesi altında yaşamaktan bıktık.”

‘Amcaoğlum Ali Çiçek bu yolda kaza geçirdi ve sakat kaldı’

Karaçalı köyü sakinlerinden Şeyhmus Çiçek, “36 yaşındayım ve doğma büyüme buralıyım. Çocukluğumdan bu yana bu yolda birçok arkadaşımı kaybettim. Bu yolda yaşanan kazalarda sakatlanan ve engelli olarak yaşamını sürdüren arkadaşlarım var. Yine, bu yoldaki trafik kazalarında birçok yabancı (köyün yabancısı) insan da öldü, yaralandı, sakat kaldı. Amcaoğlum Ali Çiçek bu yolda kaza geçirdi ve sakat kaldı. Yani, ben kendimi bildim bileli bu yolda her yıl birçok kaza oluyor ve kimisi ölümle kimisi yaralanma ile sonuçlanıyor. Bizim burada ziyaret (Hacı Ali)  var ve her Perşembe buraya dışarıdan insanlar geliyor. Artı burası çevre köyle için de bir merkezdir. Hani, Bismil, Lice yolu buradan geçiyor, ayrılıyor. Yani, çevre köyler de ihtiyaçlarını buradan karşılıyor. Burada piknik yeri var, dışarıdan aileler, öğrenciler gelir. Burada tek bir okulda bile bin öğrenci var. Yanı başımızda polis okulu var ve Cuma namazı için buraya geliyorlar. Haliyle de buraya köy dışından çok insan geliyor. Yani, burada nüfus yoğunluğu çok fazla. Bugüne kadar bu yoldaki kazalardan yaşamını yitirenler, yaralananlar, sakat kalanlar buraya toplansa burası dolar taşar” diye konuştu.

‘Kendim bile karşıdan karşıya geçerken birçok kez kaza tehlikesi atlattım’

Köyün karşısında kahve işleten Ali Karaz, şöyle konuştu: “Bu yolda o kadar çok kaza oldu ki, saymakla bitmez. Bir değil iki değil onlarca kaza olmuş ve bu kazalarda da yaşamını yitiren, yaralanan, sakat kalan insanlar olmuş. Tabii biz bu sorunu yıllardır yaşıyoruz ama bu konuda yetkililer maalesef bir adım atmıyorlar. Belki biz de derdimizi yeterince dile getirememiş olabiliriz. Burada bir üst geçit olsa, insanlarımız güven içinde karşıdan karşıya geçse daha iyi olmaz mı? Biz her gün bu sıkıntıları niye yaşıyoruz. Ben burada kahve işletiyorum, evim karşıdadır. Her gün buraya gelip gitmek zorundayım. Aynı şey kahveye gelen müşteriler için de geçerli. Oğlum yanıma gelmek istiyor, gidip kendim karşıdan karşıya geçiriyorum. Biz yetişkin olarak bile bu yoldan geçerken korkuyoruz, çocuklar nasıl korkmasın. Kendim bile karşıdan karşıya geçerken birçok kez kaza tehlikesi atlattım. Yani, bu yoldaki sıkıntı bir değil iki değil… Bitlis’ten gelmiş bir vatandaş, karşıya camiye gitmek için çıktı bir baktık araba çarpmış ve yerde.”

‘Bu yolda sıkıntısız geçen bir hafta görmedim’

 Karaçalı köyündeki benzin istasyonunda çalışan Evindar Tursun ise tanık olduğu kazalara ilişkin şunları söyledi:  “Ben aslen Liceliyim ama kırk yıldan fazladır burada petrol işletiyoruz. Diyarbakır merkezde yaşıyorum ve iş için gidip geliyorum. Burada yıllardır kazalar yaşanıyor ve birçok kaza da işyerimizin mobese kamerasına yansıyor. Bu yolda sıkıntısız geçen bir hafta görmedim. Her an bir kaza yaşanabiliyor. Geçenlerde bir ay içinde üç tane kaza oldu ve kazalardan biri de ölümle sonuçlandı. Özellikle Ramazan ayında burada nüfus yoğunluğundan dolayı kazalar çok oluyor. Karşıdan karşıya geçmek burada başlı başına bir sıkıntı.”

Karayolları: Dilekçe yazsınlar, değerlendirelim

Konuyla ilgili görüştüğümüz Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü Trafik Güvenliği Başmühendisi Servet Karakeçi, Silvan yolunun kendi sorumluluk sahalarında olduğunu belirterek, Karaçalı köyünden kendilerine üst geçit talebi ile ilgili bir dilekçe olmadığını söyledi: Karakeçi şöyle konuştu: “Dilekçeleri varsa biz mutlaka cevap yazmışızdır. Dilekçe yazsınlar, yazılmışsa biz bilgi gereği biz cevap vermek zorundayız. Bize verdiklerine dair dilekçelerinin sayı numarasını veya ne zaman verildiğini bize bildirsinler eğer biz cevap vermemiş isek zaten suç işlemişiz demektir.  Karaçalı köyünden konuyla ilgili bir dilekçe verilsin biz inceleyelim bizim sahamız mı değil mi, arkadaşlar incelesin. Bizim sahamız ise biz gerekli çalışmaları orada yapacağız. Bölge trafik, AFAD, Özel Harekât, yani Diyarbakır Silvan yolu güzergâhı bizim alanımızdır. Ama dediğim gibi eğer bizim sahamızda değilse biz onlara bizim sahamızda olmadığına dair cevap veririz. Her yere üst geçit yapamazsınız bunun belli kuralları var. Yani bir ön inceleme ile araç sayısını oradaki yaya yoğunluğunun tespiti için etüt yapılır.  Etüt çalışmalarından sonra ise edindiğimiz bilgileri değerlendirilir ve buna göre üst geçidin ihtiyaç olup olmadığına gerekli kurullar karar verilir.”