Otopark var araç yok!

Diyarbakır’daki park sorununu ortadan kaldırmak için iki yıl önce hizmete giren Büyükşehir Belediyesine ait çok katlı otoparkında in cin top oynarken, otoparkın etrafındaki yol boylarında ise araçtan geçilmiyor.

Ali Abbas Yılmaz / Özel

1050 araç kapasiteli otoparkta günde 150 araç park yaparken, otopark etrafındaki boş alanlarda ve yol kenarlarında park edilen araçlar hem trafiği hem de vatandaşın ulaşım haklarını alt üst ediyor. Otobüs duraklarına ve engelli rampalarına dahi park eden araçlar trafik ekipleri tarafından çekilirken, sürücülerin bedava park etme sevdası yüzünden milyonlarca lira harcanarak yapılan otoparklar ise bomboş bir şekilde atıl bırakılıyor.

Park sorunu ve otopark ihtiyacı tüm büyük şehirlerde olduğu gibi Diyarbakır’da da bir türlü üstesinden gelinmeyen müzminleşmiş sorunlardan biridir. Ancak her sorun gibi park sorunu da doğru projelerle ve sürücülerin duyarlılığı ile üstesinden gelinebilecek, çözülebilecek bir sorundur da aynı zamanda.

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan Hz. Süleyman Caddesi esnafının park yasağı sorunu gündeme taşımış ve bu sorun üzerinden otopark ihtiyacını dile getirmiştik. Bugün ise var olan otoparkların etkin kullanımı meselesini mercek altına aldık.

Günde 100 bin aracın trafiğe çıktığı kentte otopark sorununu gidermek amacıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığınca inşa edilen ve Ağustos 2016 yılında hizmete açılan çok katlı otopark kapasitesinin çok çok altında hizmet verirken, otoparkın etrafı ise araç dolu. Diyarbakır’ın her yerinde olduğu gibi otopark etrafındaki yol boyları araçtan geçilmezken 1050 araç kapasiteli otoparkın içi ise bomboş. Sadece giriş katında araç bulunan otoparkın üç katında ise bir tane araç yok.

Katlar dahil 19 bin 500 metrekare, alana kurulan ve yaklaşık 12 milyon TL’ye mal olan otoparkta günlük en fazla yüz elli araç park ederken, otopark alanının yüzde 85’i ise bomboş bir halde ve tozlanmaya yüz tutmuş.

Her ne kadar açılışı esnasında otoparkın hizmette girmesiyle Hastaneler Caddesi’ndeki park sorununun ortadan kalkacağı umut edilse de Selahattin Eyyubi devlet hastanesinin bahçesindeki araçların sayısı otoparktaki araçlardan daha fazla.

Çok Katlı Otoparkı özellikle otobüslerin de park edebileceği şekilde planladıklarını Tarihi Diyarbakır Surlarının UNESCO listesine alınmasıyla birlikte Sur bölgesine düzenlenecek turlarda, tur otobüslerinin park edebileceği bir alan olarak düşünülen otoparka henüz tur otobüsleri giriş sağlamazken, kentteki sürücülerin ilgisizliği pes dedirtecek dereceye vardı. Otoparkın içi bomboş olduğu halde 3 TL park ücreti ödememek için otoparkın on metre ötesinde yol boyuna park eden sürücüler gerçeği toplumsal duyarlılığımız açısından da incitici bir durum olarak göze çarpmaktadır.

Zaman zaman sürücüler tarafından otoparkın doğru yere yapılmadığı dile getirilse de otoparkın içinin boş ama dışındaki yol boylarının ise araçlarla dolu olması bu iddianın bahaneden öte bir anlamı olmadığı olgusunu güçlendiriyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi çok katlı otoparkında görevli personellerden otoparkın kapasitesi ve doluluk oranı hakkında edindiğimiz bilgiler ise şöyle:

1050 araç park edilebilir ama sadece 150 araç var

Otopark görevlisi Süleyman Yaşlı, önceki yıla göre otoparka gelen araç sayısının arttığını belirterek, “Bu otoparkın araç kapasitesi bin 50’dir. Geçen yıldan bu yana park eden araç sayısında bir artış var ama buna rağmen otoparkın sadece bir katında araçlar var, diğer katlar boş. Geçen yıl birkaç araç ancak park ederdi bugün ise park eden araçların sayısı yaklaşık 150 civarındadır. Tabii otoparkın kapasitesiyle kıyaslandığında bir hayli düşük bir sayı ama hâlihazırda durum böyle. Geçen yıl park eden araç sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi, bunun nedeni de otoparkın bilinmemesi idi. Bugün ise otoparkın açık olduğu biliniyor ama bu sefer de ücretsiz parklardan dolayı kimse gelmiyor. İşte otoparkın etrafında yüzlerce araç var yol boyunca park edilmiş. Yani, bedava park yeri dururken sürücüler otoparka 3 TL vermek istemiyorlar. Bir saatliğine 3 TL, bir günlüğüne ise 5 TL otopark ücreti çok değil ama vatandaş beleş park etmeye alışmış” diye konuştu.

Güvenli park yeri sürücülerin yararınadır

Otoparktaki güvenlik önlemlerine değinen Yaşlı, şunları söyledi: “Burası 52 kamera ile 7/24 gözetim altındadır. Sürücülerimiz üç beş TL vererek araçlarını güvenli bir şekilde park edebilirler ama onlar beleş park etmeyi tercih ediyorlar. Aslına bakarsanız yol boyuna araç park eden sürücüler üç beş TL otopark ücretinden kaçmak için bu yola başvuruyorlar ama bu sefer de güvenlik endişesi taşıyorlar. Arabalarına hırsız girebiliyor. Arabaları çekilebiliyor. Bazen sürücüler bize geliyorlar ve kameralardan hırsızlık olayının aydınlatılması için yardım talep ediyorlar. Hal bu ki, araçlarını otoparka park etmiş olsalar böyle bir sorun yaşamayacaklar. Yine, park yasağının olduğu yol boyunda izinsiz parktan dolayı araçları çekiliyor. Bir aracın çekici ücreti 75 TL, buna bir de 108 TL trafik cezasını ekleyin. Yani vatandaşın aracının bir defaya mahsus olma üzere çekilmesinin maliyeti bile 183 TL’dir. Oysa aylık otopark abone ücreti 60 TL’dir. Sürücüler bedava park ederek kar yaptıklarını sanıyorlar ama durum hiç de öyle değil. Ayrıca rastgele bir şekilde yol boyuna ya da boş alanlara yapılan parklar vatandaşı da rahatsız ediyor. Engelli rampalarına park edenler var ve engellilerin geçişine engel oluyorlar. Otobüs duraklarına park yapılıyor, toplu ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Yani, nereden baksanız izinsiz park meselesi hem sürücülerin hem de vatandaşın zararınadır.”

‘Cadde kenarlarına park yasağı getirilsin’

Otopark görevlisi Nurullah Gültekin ise şunları dile getirdi: “Aslında bizim en büyük eksikliğimiz cadde kenarlarına park yasağının getirilmemiş olmasıdır. Meclis üyelerimiz tarafından buralara park edilmeyeceğini belirten tabelalar asılırsa ancak buradaki otopark sürücüler için bir çekim merkezi olur. Yol kenarları ücretsiz olduğu müddetçe otoparka olan ilgi az olur. Evet, otoparklar ücretlidir ama bu ücret hem yüksek değildir hem de sağladığı avantajlar bakımından vatandaşların yararınadır. Çünkü burası7/24 kameralarla izlenen güvenli bir yerdir. İki tanesi mobese olmak üzere 52 adet kamera ile güvenliği sağlanan bir yerdir. Buraya arabasını park eden bir sürücünün içi rahat olur. Yani, sürücülerimiz, ne arabam çekildi, ne de arabama hırsız girdi kaygısı yaşamazlar.”

‘Üç beş TL otopark ücreti vermemek için bunları yapıyorlar’

Otoparkın yeri konusundaki kimi eleştirilere katılmadığını ifade eden Gültekin, “Bu otopark yapılırken geleceğe göre tasarlanmış. Bugün Sur’daki çalışmalar tamamlanır ve tarihi Suriçi tam anlamıyla faaliyete girerse burası bir çekim merkezi olacak. Her taraftan insanlar buraya gelecek. Bugün için bile kimi esnaflarımız yüzlerce metre uzaktan buraya gelip aracını park edebiliyor. Dağkapı’daki esnaflar, hastanelerdeki doktorlar araçlarını buraya park ediyorlar. Zaten yaklaşık 110 tane abonemiz var ve bu abonelerimizin çoğu esnaflardan ve doktorlardan oluşuyor. Aslında otoparkın yeri konusunda üretilen söylentiler tamamen bahaneden ibarettir. Çünkü eğer burası yanlış yerde ise bakın otoparkın etrafı araç dolu. Otoparkın arkasında hastane var bahçesi araç dolu. Otoparkın sağı solu önü arkası tüm yol kenarlarında araçtan geçilmiyor. Eğer şayet bu otopark yanlı yere yapılmış ise bu araçların burada ne işi var? Demek ki, mesele otoparkın yeri değil, otopark etrafında bedava park yerlerinin olmasıdır. Otoparkın önündeki yol kenarına park eden araçlardan özürlü insanlar geçemiyor. Bisiklet sürücüleri geçemiyor, çünkü kaldırımlardaki rampaların önüne araç park edilmiş. Bu sürücülerin engelli rampasının önüne park etmeye ne hakları var? Yanı başında otopark var ama sırf bedava diye gidip boş buldukları her yere park yapıyorlar ve vatandaşa rahatsızlık veriyorlar. Sözün kısası sürücüler üç beş TL otopark ücreti vermemek için bunları yapıyorlar” şeklinde konuştu.