1. YAZARLAR

  2. irma

  3. Sevmedim Bodrumları
irma

irma

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sevmedim Bodrumları

A+A-

 

 Alışamadım, sevemedim bodrum katlarını...

Karanlıktı, pusluydu, tehlikeliydi, sanki inince çıkılamazdı, korku tüneli gibiydi hep benim için...

Bir arkadaşım bodrum katında oturuyorsa eğer," fobim var ne olur dışarda buluşalım" derdim...

Çocukluğumdan bir anıya bağladım bu duyguyu çünkü pisikoloji bunu gerektiriyordu...

Yaramaz ve asi bir çocuktum, hoş şimdi de çok farklı değilim. Bir gün annemin sigaralarında ne olduğunu merak ettim, hepsinin içi aynı mıydı? Tam dört paket maltepe sigarasını tek tek kırdım ve içlerine baktım...Evet hepside aynıydı, gel gör ki durum annemi çok kızdırdı. Paraydı o sigaralar ama benim para kavramım yoktu ki hala yok.

Evimizin bodrumu vardı, odunları vs oraya koyardık, bir de horoz almıştı babam, beyaz, başı dik, gururlu, asi bir horoz..Beni anladığını düşünürdüm o zamanlar, benziyorduk birbirimize, o da bodrumdaydı..Annem bana ceza vermişti, iki saat bodrumda kalacaktım, ışığı da vardı, fareleri saymazsak, horozla sohbet için fena bir zaman dilimi sayılmazdı...Kavun çekirdeklerini yerdi bizim horoz, kavunun şu ayıkladığımız bölümünü işte..Uzun uzun sohbet ettik, annemin niye kızdığını anlamamıştım, sonuçta ben bir araştırma yapmıştım, çocuklar böyle öğrenmez miydi ? Yerdeki çekirdeğe elimi uzattım, o kadar sohbet ettik, ne de olsa misafirdim, alabileceğimi sandım, öyle bir hırsla uçarak üzerime geldi ki, sanki akbabaydı horoz değildi...Yanağımı çizdi, kanıyordu, bağıra çağıra ağladım, annem yetişmese beni öldürecekti  yada bana öyle geldi...Daha o akşam kesti babam horozu, tek lokma yemedim, onun etine de gerek yoktu, ve sonra bodrumları hiç sevmedim, veya dediğim gibi, bir pisikolog olarak korkumu buraya bağladım...Yenmeye de çalışmadım...

Şimdi, bugün yaşananlara baktığımda, belki de bir öngörüydü bu nefret.Zavallı Horozun suçu yoktu, beni öldürmeye gücü de..

Ama gücü olanlar, vahşi canavarlar, çocukları katlediyor  bodrumlarda ve kurtaramıyor anneleri...

Seslerini duya duya, onlarla ağlıyor  yardım edemiyoruz...

Yanıyorlar, vuruluyor, boğuluyorlar, ama biz onlara bunu yapanla baş edemiyoruz...

Bütün dünya izliyor ...Biz izliyoruz...Elimizden  bir şey gelmiyor...

 Alışamadım, sevemedim bodrum katlarını, yalan mı?

Karanlık, puslu, tehlikeli, korunmak için inince daha beter, canice  bir ölüme gebe...

Korku tüneli olabilse  keşke, hızlıca geçersin nefesini tutup biter...Bu bodrumlardan çıkabilse bile çocuklar, bir ömür gözlerinde asılı kalacak yaşlar, soluk almakta zorlanacaklar...Bir ömür kabusu sürecek yaşananların, affetmeyecek, nefret dolacaklar, tükenmeyecek korkuları, kendilerini, kendi devletlerinden  savunacaklar bir ömür ...

İnsanlar, yaşam hakları ellerinden alınırken, hunharca katledilen kader arkadaşlarını göre göre, her şeye rağmen " eğer burdan sağ çıkarsak" derken, ve bizler bu acıya şahit olurken, kim nasıl sever bodrumları ?

Kim nasıl sever, kendisini korumakla, güvenliğini sağlamakla görevli olduğu halde, yaşlı, genç, bebek, çocuk demeden, insan gibi bile görmeden, katleden bir devleti ?

Alışmayacağım, sevmeyeceğim  ve bu tarih yazacak orda, o bodrumlarda yaşananları...

Bodrumu olmasın evlerin, sığınma ihtiyacı duymasın kimse, savaşlar bitsin, horozları bahçemizde büyütür, kavun çekirdeklerine dokunmayız söz, yeterki artık çocuklar barış dolu , güneşli günlerde, gözleri ışıldayark, korkusuz, oynayabilsin...

Hiç sevmedim bodrum katlarını...

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 7670 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.