• Diyarbakır4 °C
  • Batman2 °C
  • Mardin6 °C
  • Bingöl1 °C
  • Bitlis-3 °C
  • Elazığ3 °C
  • Erzincan-5 °C
  • Şanlıurfa10 °C
  • Erzurum-13 °C
  • Ağrı-14 °C
  • Gaziantep6 °C
  • Hakkari-1 °C
  • Muş-4 °C
  • Siirt2 °C
  • Van-2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şiddete karşı 11 merkezde binlerce kadın sokağa çıktı
26 Kasım 2013 Salı 10:00

Şiddete karşı 11 merkezde binlerce kadın sokağa çıktı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla binlerce kadın Ankara, Mersin, Antep, Dersim, Patnos, Batman, Kıbrıs, Diyarbakır, Adana, Mazıdağı ve İstanbul’da sokağa çıktı.

ANKARA 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu aktivisti kadınlar, Meclis Dikmen Kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Kadınlar, “Meclis kadın cinayetlerine ortak olma caydırıcı cezayı onayla” pankartı ve “TCK’ye ek madde öneriyoruz kadın katillerine ağır ceza”, “2013’ün ilk on ayında 187 kadın öldürüldü” yazılı dövizler açtı. Platform adına açıklama yapan Zuhal Kaygusuz, 2013 yılının Ocak ve Ekim ayları arasında 187 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, hala kadın katillerinin “iyi hal”, “gelecek”, “tahrik” adı altında cezai indirimlerle ödüllendirildiğini belirtti. Kaygusuz, TCK’de kadın cinayetlerinin hala “adam öldürme” olarak geçtiği için cinsiyet kimliği nedeniyle öldürülen kadınların hukukta tanınmadığını belirterek, “Biz, TCK da ‘kadın cinayeti’ terimi yer alsın, cezai indirimler kalksın, kadın cinayetleri af kapsamı dışında tutulsun istiyoruz. Tıpkı ‘töre saikiyle’ işlenen suçlarda olduğu gibi, demokrasi paketinde cinsel suçlarda cezanın ağırlaştırılmasının gündeme geldiği gibi, kadın cinayetlerinde de caydırıcı düzenleme olmalıdır” dedi. Kaygusuz, tüm milletvekillerine, CHP üzerinden Meclis Başkanlığı’na sundukları kanun önerisinin yasada yer alması için destek olmaları çağrısında bulundu. 

'5 yılda 6 bin 189 kadın öldürüldü'

Ankara Feminist Kolektif aktivistleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Yüksel Caddesi’nde toplanan yüzlerce kadın ve LGBTİ bireyler Güvenpark’a yürümek istedi. Yürüyüşe geçen kitle Selanik Caddesi’nde polisler tarafından durduruldu. Polisle yapılan görüşmelerin ardından Güvenpark’a yürümelerine izin verilmeyen kitle Sakarya Caddesi’ne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte, “Polis yargı sermaye medya! Hepsi şiddet hepsi erkek hepsi devlet! Biz feministler erkek-devlet şiddetine karşı direniyoruz!” pankartı açılırken, “Yok saymak şiddettir”, “Kadına yönelik şiddet sistematiktir”, “Trans bireyim seks işçisiyim arabana bindim diye öldüremezsin” yazılı dövizler taşındı. Sık sık “Et et teşhir et”, “Tayyip elini vajinamdan çek”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Jin jiyan azadi”, “Katil polis defol bu sokaklar bizim”, “Erkekler sussun erkek şiddeti son bulsun” sloganlarının atıldığı yürüyüşün ardından Sakarya Caddesi’nde açıklama yapıldı. Kadınlar adına açıklama yapan Sabiha Uslu, Türkiye’de kadın-erkek rollerini pekiştiren devlet destekli, sistemli politikalarla, kadınların evlere hapsedildiğini belirterek, “Oysa kadınların katilleri evlerinde! Şiddetin kaynağı en yakındaki erkekler, onların erkeklik-kadınlık algısı. Biz kadınlar; mini etek giydik diye, yalnız yürüdük diye, doğurmadık diye, lezbiyeniz, transız diye sözel şiddetten fiziksel şiddete, öldürmeye kadar şiddetin çeşitli biçimleriyle karşı karşıya kalıyoruz” dedi. Son beş yılda erkekler tarafından 6 bin 189 kadının öldürülüp, 4 bin 463 kadına tecavüz edildiğini ve 9 bin 724 çocuğun tacize maruz kaldığını açıklayan Uslu, “Baba, abi, dayı, amca tacizini ve tecavüzünü, LGBTİ bireylere yönelik ayrımcı ve nefret cinayetlerini, engelli kadınlara yönelik taciz ve tecavüzü, gözaltındaki polis şiddetini hepsini teşhir ediyoruz” diye konuştu.

MERSİN 

Mersin Kadın Platformu öncülüğünde İstasyon Meydanı'nda biraraya kadınlar, 25 Kasım dolayısıyla Taş Bina önüne yürüdü. Yürüyüş öncesi meydanda halaya duran kadınlar, alkış, düdük ve zılgıt eşliğinde yürüdü. Yüzlerce kadının katıldığı yürüyüşe eşcinsel bireyler ile bazı erkekler de kadın elbiseleri giyerek katıldı. "Rosalardan Sakinelere alanlardayız, şiddetsiz bir dünya için isyandayız" pankartının taşındığı yürüyüşte, "T.Cavüzcü devlet hesap verecek", "Yasta değil isyandayız", "Şiddetinizle barışmayacağız" dövizleri taşındı. Erbane çalan kadınlar, Kürtçe ve Türkçe ezgiler söyleyerek sık sık, "Kadın devrimi Kürdistan'ı özgürleştirecek", "Öldüren sevgi istemiyoruz", "Bijî yekitiya jinan" sloganları attı. Çevreden geçen yurttaşlar da alkışlarla kadınlara destek verdi. Taş Bina önüne gelen kadınlar adına açıklama yapan Günebakan Kadın Derneği Başkanı Zübeyde Akpınar, cinsiyetçi, muhafazakar, baskıcı, otoriter iktidarların yönetim sahası olan savaşlar nedeniyle kadınların şiddetin bütün türlerini birarada ve yoğun bir şekilde yaşadığını belirterek, "Erkek devletin sokakta, gözaltında, hapishanelerde uyguladığı şiddet 'ince aramalardan' bu ülkede on yıllardır süren savaşın bitmesi için mücadele eden kadınlar uğradığı sistematik devlet şiddetine savaşı ve şiddeti tüm yakıcılığıyla yaşayan biz kadınlarız" dedi. BDP Eş Genel Başkanı Yardımcısı Filiz Koçali ise, kadınların şiddete karşı dünyanın her yerinde alanlarda olduğunu söyleyerek, "Şiddete karşı isyan ediyoruz, özgürlüğe yürüyoruz. Kadınların özgürlük mücadelesine destek veren Sayın Öcalan'ı selamlıyoruz. Biz kadınlar Sayın Öcalan'ın başlattığı çözüm sürecine destek vereceğiz" dedi. 

Üniversite öğrencilerinden şiddet protestosu

Mersin Üniversitesi'nde okuyan kadın öğrenciler, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla Çiftlikköy Kampüsü'nde bulunan Mediko Sosyal'in önünden Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Çok sayıda öğrencinin katıldığı yürüyüşte, Türkçe, Kürtçe ve Arapça dillerinde "Şiddetsiz bir dünya için isyandayız" ile üzerinde Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçinin fotoğraflarının yer aldığı "Kadınlar evde oturmayacak devrim yapacak", "Erkek yürüyor AKP koruyor" ve "Rojavalı kadınlar yalnız değildir" pankartları taşındı. Kadın öğrenciler sık sık, alkış, zılgıt ve erbane eşliğinde "Kadın yaşam özgürlük", "Ne koletî ne bindestî jin jiyan azadî" sloganları attı. Yürüyüşün ardından açıklama yapan Yağmur Kaycan, imha ve inkar siyasetini yürüten iktidarların en başta kadınları hedef aldığını belirtti. AKP'nin öğrenci evleri için başlattığı "Kızlı-erkekli" tartışmasına tepki gösteren Kaycan, "Tek yaşanacak yaşam, insanca özgürce kendiliğimiz temelinde yaşanacak yaşamdır" dedi. Açıklamanın ardından kadın öğrenciler, yere "Şiddetinizle barışmayacağız" , "Jin jiyan azadi" diye yazdı. Kadın öğrenciler halaylarla yürüyüşlerini sonlandırdı. 

ANTEP

BDP Antep İl Örgütü, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla Şahinbey ilçesinin Güzel Vadi Parkı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya aralarında BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, BDP Antep İl Eş Başkanı Semra Şansal'ın da bulunduğu onlarca kişi katıldı. BDP İlçe binası önünde biraraya gelen çok sayıda kadın, "Beritanlarla doğduk Zilanlarla büyüdük Sakinelerle özgürleşeceğiz", "Kadına yönelik her türlü şiddet için isyandayız" pankartı ve Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçinin posterlerini açarak, yürüyüşe geçti. "Jin jiyan azadi", "Jin şer naxwazin", "Bijî berxwedana YPG'e" ve "Şehid namirin" sloganları atan kadınlar, Güzel Vadi Parkı'na kadar yürüdü. Yürüyüşün ardından konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Aydoğan, kadınlara yönelik kırımların nedenlerinden birinin de savaş olduğunu söyledi. Bugün kadınların alanlara dökülmesinin amacının "savaşa hayır" demek olduğunu belirten Aydoğan, kadınlara yönelik şiddeti asla kabul etmeyeceklerini dile getirdi. Kadınların mücadele ettikçe devlet tarafından sürekli baskı, şiddet ve tecavüze maruz kaldığını ifade eden Aydoğan, "Devlet bu konuda da başarılı olamadı. Çünkü kadınlar olarak her türlü zorluğa göğüs gerdik. Biz kadınların şu anki kırmızıçizgisi kadınların öncülük ettiği Rojava devrimidir" dedi. Aydoğan'dan sonra açıklama yapan DÖKH aktivisti Sevim Gülsüm ise yıllar önce Mirabel kardeşlere yaşatılan katliamın 53 yıl sonra üç Kürt kadın devrimci olan Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e yapıldığın söyledi. Paris katliamının faillerinin bulunması için çağrıda bulunan Gülsüm, Rojava devrimini selamladıklarını dile getirdi. Gülsüm," Kadın kimliğini ve iradesini şiddet kullanılarak, yok sayılması bir insanlık suçudur. Bu suçun cezasız kalmaması için mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu.

DERSİM

Dersim Kadın Platformu üyeleri, 25 Kasım nedeniyle Sanat Sokağı'nda biraraya gelerek Seyit Rıza Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin'in yanı sıra yüzlerce kadın katıldı. "Tacize, şiddete, tecavüze, yoksulluğa, savaşa, kadın katliamlarına dur de" pankartının açıldığı yürüyüşte, "Kadın kırımına son", "Sokakları da meydanları da terk etmiyoruz", "Endi bese" yazılı dövizler taşındı. "Sık sık, "Jin jiyan azadi", "İnadına kadın inadına özgürlük", "AKP elini bedenimden çek", "Cinsel ulusal sınıfsal sömürüye son" sloganlarının atıldığı yürüyüşte Dersim Kadın Platformu adına Özlem Uç açıklama yaptı. Kadının, sistem tarafından köleleştirilerek toplumun sömürüsüne açık hale getirildiğini belirten Uç, "Ülkemizde bu rolü AKP iktidarı üstlenmiş, iktidarı boyunca kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 artmıştır" dedi. Kadına yönelik şiddet politikalarının hayatın diğer alanlarında yaşanan şiddetten bağımsız olarak ele alınamayacağını dile getiren Uç, "Şiddeti onaylayan, meşrulaştıran zihniyet değişmedikçe kadına yönelik şiddet bitmeyecektir" dedi. Uç, "Barış sürecinde, 'analarımız ağlamasın' sözleriyle kadınlar üzerinden propaganda yapmayı ihmal etmeyen Başbakan ve hükümeti, müzakere sürecini ise yine kendi elleriyle baltalıyor. Ortadoğu'da etnik, bölgesel ve mezhepsel ayrıştırmalar üzerinden AKP hükümetinin taşeronluğuyla savaş politikaları yürütülüyor" dedi. Savaş sürecinde artan şiddetin en ağır bedelini kadın ve çocukların ödediğini belirten Uç, "Bizler kadına ve ezilen halklara yönelik zulüm politikalarının son bulması için mücadele ediyoruz ve düne göre bugün çok daha güçlüyüz" dedi. 

PATNOS 

Ağrı’nın Patnos ilçesinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla DÖKH öncülüğünde Béndera Şano Tiyatro Grubu tarafından Serhad Kültür Merkezi'nde tiyatro gösterimi yapıldı. Polislerin Kültür Merkezi girişinde kimlik kontrolü yaparak, görüntü alması dikkat çekti. Tiyatro salonundan sık sık “Jin jiyan azadi” sloganları atılırken, oyunu çok sayıda kadın izledi. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşunun ardından konuşan, Patnos Belediye Başkan Yardımcısı Nezahat Güler, “Biz sadece bugünde değil evde, sokakta, eşten, oğuldan, patrondan, polisten ve her kesimden gelen şiddeti kınıyoruz" dedi. 
Konuşmadan sonra tiyatro oyunu sahnelendi. Salondan çıkan kadınlar, "Jin jiyan azadi", "Kadına dokunan eller kırılsın" sloganları attı.

BATMAN 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla Batman Bahar Kültür Merkezi Tiyatro Topluluğu'nun tek kişilik oyunu "Di nava du nikan de" sahnelendi. Tiyatro gösterimine çok sayıda kadın katıldı. Yılmaz Güney Sinema Salonu'nda Pelda Bal'ın performansını izleyen kadınlar, oyunda işlenen konulara dönük beğenilerini alkışlarıyla gösterdi. Fevzi Bilge'nin yazdığı "Din ava du nikan de" adlı oyun, toplumda kadının yeri ve kadına yönelik bakışı irdeliyor. 

KIBRIS 

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Hukuk Fakültesi önünde toplanan kadın öğrenciler, “Kimliğime ve bedenime dokunma Tayyip”, “Kimsenin namusu değiliz”, “Rojava kadını yalnız değildir, Jinen Rojava tene nînin”, “Kızlı erkekli diren”, “Beritanlarla doğduk, Zilanlarla büyüdük, Sakinelerle özgürleşeceğiz” yazılı dövizler taşıyarak, Merkezi Derslikler Meydanı’na yürüdü. Öğrenciler adına yapılan açıklamada, “Bugünün kadın mücadelesi için anılan önemli bir gün olmasına vesile olan Mirabel kardeşleri de katleden eril iktidar odaklarını şiddetle kınıyor; dünyanın dört bir yanında sürmekte olan kadın mücadelelerini destekliyor, tüm kadınları özgürlükleri için dayanışmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz” denildi. 

DİYARBAKIR 

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu üyesi kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında yürüyüş gerçekleştirdi. Eğitim Sen Diyarbakır Şube binası önünde biraraya gelen çok sayıda kadın, buradan Cafeler Sokağı'na yürümek istedi, ancak polisler tarafından engellendi. Bunun üzerine kadınlar güzergah değiştirerek Şair Sırrı Hanım Caddesi üzerinden Sanat Sokağı'na doğru yürümeye başladı. Yürüyüşte üzerinde, "Cinsiyetçiliğe şiddete sömürüye hayır" yazılı pankart ile "Yasta değil isyandayız", "Özgür kadın özgür toplum", "Rojava devrimi kadın devrimidir" yazılı dövizler taşınırken, erbaneler ve zılgıtlar eşliğinde sık sık, "Jîn jîyan Azadî", "Cinsiyetçi devlet yıkacağız elbet", "Tecavüzcü devlet hesap verecek" sloganları atıldı. Çevreki yurttaşlar da kadınların eylemine ıslık ve alkışlarla destek verdi. Cafeler Sokağı'nın sonuna geldiklerinde yürüyüşlerine son veren kadınlar, burada çalınan müzik ve erbaneler eşliğinde bir süre halay çekti. Ardından meşale yakan kadınlar adına Eğitim Sen Diyarbakır Şube Sekreteri Özlem Kaçar açıklama yaptı. Kaçar, AKP'nin hayata geçirdiği politikaların sonucunda kadına yönelik şiddetin giderek arttığına dikkat çekerek, AKP hükümetinin kendisine biat etmeyen tüm kesimlere diktatörlük rejimini dayattığını ifade etti. AKP hükümetinin kadının yaşamını kendi zihniyetiyle dizayn etmeye çalıştığını belirten Kaçar, "AKP hükümeti eşittir eril zihniyettir" dedi. Türkiye'de 30 yılı aşkındır süren çatışmalı ortamın en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını, Rojava'da yine kadınların mağdur olduğunu belirten Kaçar, "Unutulmamalıdır ki, Rojava devrimi bir kadın devrimidir. Biz KESK’li kadınlar olarak yaşadığımız acıların Rojavalı kadınlara yaşatılmasını kabul etmiyoruz. Onlar şahsında Rojava devrimini selamlıyor ve sahipleniyoruz" diye konuştu. 

ADANA 

Adana Kadın Platformu aktivistleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Dayanışma Günü’nde Beşocak Meydanı’nda biraraya geldi. Yürüyüş öncesi kadınlar, slogan ve alkışlar eşliğinde kadın şiddetini kınadı. Polis, meydan çevresinde geniş önlem alırken, kadınlar erbaneler eşliğinde halay çekti. Uzun süre meydanda bekleyen kadınlar, “Erkek devlet şiddetine isyan. Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir” pankartını açarak, Atatürk Parkı’na doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak kadınlar, barikat kuran polisler tarafından engellendi. Polisle yapılan görüşmenin ardından kadınlar Atatürk Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Kadınlar, “Kadınlar yoldan çıktı, AKP’ye artık yeter diyor”, “Jin jiya ne, Jiyan nekuşe”, “Gezi’dekiler üç beş çocuk doğrulalım ister misin?”, “Paketlenmiş istihdam yalanlarına karşı diren kadın” ve “Mobese kamerası Tayyip” dövizlerini taşıyan kadınlar, “Yaşasın kadın dayanışmasın”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Jin jiyan azadi” ve “Biji Rojava” sloganları attı. Yürüyüşe, yüzlerce kadın ve LGBT bireyler katıldı. Kadınlar erbaneler eşliğinde zılgıt, ıslık ve alkışlarla yürüdü. Kadınlara araç sürücüleri korna çalarak, destek verdi. Yürüyüş sonrası Atatürk Parkı’na gelen kadınlar adına Avukat Sevil Aracı Bek açıklama yaptı. Kadınların bugün de katledildiğini söyleyen Bek, “AKP Rojava’da binlerce tecavüze, katliama ve sürgüne destek vermiştir. Tüm kadınları mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi. Bek’in konuşması ardından BDP MYK üyesi Gülçin İsbert konuştu. İsbert, kadın şiddetinin hız kesmeden devam ettiğini belirterek, kadınları mücadele etmeye çağırdı. Konuşmalar ardından kadına yönelik şiddeti anlatan sinevizyon gösterildi. Etkinlik kadınların Kürtçe müzikler eşliğinde halay çekmesiyle sona erdi. 

MAZIDAĞI 

Mardin'in Mazıdağı ilçesinde Eğitim Sen Temsilciliği, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında temsilcilik binasından Cumhuriyet Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. "Jın jiyan azadi" ve "Bıji berxwedana Rojava" sloganları ve erbaneler eşliğinde yapılan yürüyüş ardın açıklama yapan Cahide Aktaş, devletin caydırıcı yasalar koymadığından dolayı kadına şiddetin her gün artarak devam ettiğini dile getirdi. Açıklamanın ardından Mehmed Uzun Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda “Demir Çeneli Melekler” filminin gösterimi yapıldı.

İSTANBUL 

Dominik Cumhuriyeti'nde katledilen Mirabel Kardeşlerin katledilişinin yıldönümü olan, Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle, 25 Kasım Kadın Platformu'nun çağrısıyla yüzlerce kadın Galatasaray Lisesi önünde, her sene gerçekleştirilen gece yürüyüşü için biraraya geldi. Mor renkli, "Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız. Em li hember şiddeta dewleta mêri nav raperine de ne" pankartı açan kadınlar, "Rojava'da direnen kadınlara bin selam" sloganı ile Rojava devrimini selamladı. Erkek şiddetine tepkilerini ise, "Erkeklerin sevgisi her gün 5 kadın öldürüyor", "Öldüren sevgi istemiyoruz", "Kadın cinayetleri politiktir", "Gözaltında tacize tecavüze son", "Bir kere gittik geziye dönmeyiz evimize" sloganları ile gösteren kadınlar, ıslıklar ve zılgıtlar eşliğinde yürüyüşe geçmek istedi. Ancak, TOMA ile yolu kapatan çevik kuvvet polisleri, kadınların yürüyüşüne izin vermedi. Kadınlarla polis yetkilileri arasında gerçekleşen görüşme sırasında ise, kadınlar, "Tacizci polis defol Taksim bizimdir" sloganları ile polis barikatının kaldırılmasını istedi. Ancak polis barikatı kaldırmadı. Bunun üzerine kadınlar, bir süre oturma eylemi yaptı. Kadınlar adına açıklama yapan Saadet Kırcı, geçtiğimiz 25 Kasım'dan beri erkek şiddetinin artarak sürdüğünü belirtti. Kırcı, "Biz kadınlar diyoruz ki; tek bir kadın erkek şiddetine maruz kalmayana ve öldürmeyene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Erkek şiddetine uğrayan, öldürülen her kadından siz sorumlusunuz" diyerek, hükümete seslendi. Kırcı, "Kadınların ihtiyaçlarına bakamadan onları sadece sığınağa yönlendiren sistem kadınların şiddet yaşantısından güçlenerek çıkmasına engel oluyor" diyerek, kadın sığınaklarının kadınların ihtiyaçlarına uygun, güçlenmelerini sağlayacak şekilde düzenlenerek, sayılarının arttırılmasını istedi. Başbakan'ın "kürtaj cinayettir" söyleminden sonra fiili kürtaj yasağının başladığını ifade eden Kırcı, bu durumun daha çok şiddete ve cinayete yol açacağına işaret etti. Kırcı, trans kadın cinayetlerinin de engellenmesi gerektiğine değinerek, halen “KCK” adı altındaki operasyonlarla kimliği nedeniyle tutuklanan kadınların cezaevlerinde olduğunu, Gezi direnişindeki kadınların ise, polisin tacizine maruz kaldığını dile getirdi. Kırcı, "Biz kadınlar tutuklu olan tüm kadınların derhal serbest bırakılmasını, tacizci, tecavüzcü polislerin cezalandırılmasını ve Rojava'daki binlerce kadının erkek şiddetine maruz kalmasını destekleyen devlet politikalarının terkedilmesini istiyoruz" dedi. Kadın mücadelesini güçlendirerek sürdüreceklerini belirten Kırcı, "Biz kadınların yaşamından, bedeninden, emeğinden elinizi çekin" diyerek, sözlerini tamamladı. Kırcı’nın ardından, Kader Yalçın da basın metninin Kürtçesi’ni okudu. Daha sonra eylem sloganlarla sonlandırıldı. 

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim