1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. Sokaklar boş, çarşı esnafı kan ağlıyor!
Sokaklar boş, çarşı esnafı kan ağlıyor!

Sokaklar boş, çarşı esnafı kan ağlıyor!

Diyarbakır-Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, müşterileri için Ramazan hazırlıklarını günler öncesinden tamamlayan çarşı esnafları, bu kez umduklarını bulamadıklarını söyledi.

A+A-

 

Dilek Akin/özel haber

 

Sur ilçesinin; en işlek yerleri adeta sessizliğe bürünmüş. Eskiden Ramazan ayına girmeden birkaç hafta öncesinden hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar karşıdan karşıya geçmekte zorluk çekerken, şimdi ise çarşı merkezi bomboş. Bir çok esnafın dükkan önünde müşteri beklediği görülürken, bir çok esnafın ise oturduğu dikkatlerden kaçmadı. Bazı esnafların durgunluktan dolayı ramazan hazırlığı yapmadığı öğrenilirken, ramazan hazırlığı yapan esnafların ise şimdiden ödemelerinin derdine düştüğü görüldü.

 

“Eskiden kız verileceği zaman, esnaf kefil istenirdi”

40 yıldır kentte; ticaretle uğraşan Şaban Bozkuş esnaflık mesleğinin de tükendiğini dile getirerek,” Yıllar evvel biri kız istemeye gittiği zaman; esnaf kefil istenirdi memura kız verilmezdi çünkü memura maddi durumu düşük olarak bakılırdı. Devir döndü; şu anda esnafla uğraşan adama kız yok” dedi.

 

“Diğer yıllar Ramazan öncesi daha canlı oluyordu”

Çarşının; geçen yıllara oranla canlılığını yitirdiği belirten manifaturacı Abdullah Basit, “Halk pahalılıktan esnaf ise iş yapamamaktan şikayetçi. Bugünün siftahını dahi yapamadık. Hayat pahalandı. Geçen yıllara oranla; bu Ramazan’da daha düşük bir hareketlilik var. Diğer yıllar Ramazan öncesi daha canlı oluyordu. Bu yıl her nedense durgun geçiyor. İnşallah iyi olur diye bekliyoruz. Ramazan ayında mutlaka bir hareketlilik olur. Ramazan ayı bereketiyle gelir." dedi.

“Akmasa da damlıyor”

1995’ten beri esnaflık yapan Mehmet Salih Doster, Ramazanda sokakların bomboş, esnafın ise iş yapamamaktan yakındığını dile getirerek şunları söyledi: “Çok şükür ekmeğimizi kazanıyoruz. İyi ya da kötü geçinebiliyoruz. Akmasa da damlıyor. İşimiz zaten sezonluk, okullar kapanınca sadece esnaf komşularımıza tost yaparak evimizi geçindiriyoruz. Artık ramazan ayına da girdik, gündüz pek iş olmaz ancak iftardan sonra iş yapabiliriz. Alternatif olarak çiğ köfte de yapmak isterdik lakin yakışık kalmaz çünkü esnaf komşularımız çiğ köfte yaptığı için, öncelik tabi ki onların hakkıdır. Vatandaşın cebinde para yok, farkındayız bu yüzden biz de onları mağdur etmemek adına tostlarımızı uygun fiyata veriyoruz. Biz genelde ramazanda pek iş yapamıyoruz, bayrama on gün kala işlerimiz yoğunlaşıyor. Kısmeti veren rabbim müşteri olmasa da oturur bekleriz.

 “Zamma yetişemiyoruz”

40 yıldır ticaretle uğraşan Şaban Bozkuş ise her geçen gün, yeni bir zamla karşı karşıya olduklarının önemine değinerek konuşmalarına şöyle devam etti: “Ticaret yıllar evvel çok iyi durumdaydı. Kız istenildiği zaman mutlaka esnaf kefil istenirdi. Ben lise mezunuyum. 80’li yıllarda bize subay, astsubay ve polis olun derlerdi. Ben kesinlikle reddederdim çünkü ticarette daha iyi para vardı. Bir memurun bir yılda kazandığını, biz bir ayda kazanıyorduk. Artık dönem ve döngüler değişti, esnaflık bitmeye başladı. Özellikle şu son 5 yılda dibe vurdu. Esnafın sonunun böyle olacağını bilseydim öncesinden memur olurdum hiç değilse sigorta güvencem olurdu. Sattığımız malları yerine koyamıyoruz. Onun dışında sattığımız mallar elimizde eriyor bunu sebebi de yapılan zamlar. Eskiden yılda bir zam gelirken artık haftada bir, hatta her gün her şeye zam geliyor. Zamma yetişemiyoruz. Çalışma sistemimiz zammın çok gerisinde kalıyor. Eskiden ramazan ayına, bir aya kala işleri yetiştiremezdik şimdi bu mümkün değil. Ne elbisecisi, ne ayakkabıcısı ne de gıdacısı. Artık ne o kalabalığı ne o zevki bulamıyoruz. Ramazan sıradanlaştı. Nasıl ki haftanın 7 günü varsa, sekizinci günü de bize ramazanmış gibi geliyor. Ramazan gelmeden her şeyi güzel karşılardık. Artık hiçbir heyecanı kalmadı sadece dini vacip olarak görüyorum. Bunun sebebi de ekonominin yerle bir olmadır. Gelecek nesillere üzülüyorum. Her şey insanoğlunun elindedir. Ölümden başka her şeye çare bulunabiliyorsa bu pahalılığa da bir çare bulsunlar.