1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Sonsuz yolculukların anlatıcısı Angelepolos...
Sonsuz yolculukların anlatıcısı Angelepolos...

Sonsuz yolculukların anlatıcısı Angelepolos...

Sinema tarihinin en önemli ustalarından Theo Angelopoulos 24 Ocak 2012'de hayata gözlerini yumdu.

A+A-

Sinema tarihinin en önemli yönetmenleri arasında olan Theo Angelepolos, uzun plan sekanslar, aynı plan içerisinde yaşanan zaman geçişleri, yağmurlu, koyu renkli, kasvetli sahneler, özgürlük, sınırlar, iç hesaplaşmaları anlatan filmlerle hafızalarda yerini aldı.

İZMİR - Sinema tarihinin en önemli ustalarından Theo Angelopoulos 24 Ocak 2012'de hayata gözlerini yumdu. Sineması kadar hayatıda aykırı olan Angelopoulos, Yunanistan Atina'da 1935 yılında doğdu. Çocukluğu İkinci Dünya Savaşıyla geçen Theo Angelopoulos, bu dönemde yaşanan siyasal karışıklıklar, diktatörlükler ve savaştan önce başlayıp, savaştan sonra biten iç savaşlarla sürekli sarsılan bir ülkede yetişti. Yaşadığı dönem gereğini edindiği anılarında sebepsiz yere tutuklanan, sürgüne gönderilen ve öldüğü sanılırken, aniden ortaya çıkan babası birçok filmine konu oldu. Tüccar bir ailede yetişen Angelopoulos, ailesinin beklentilerini yerine getirmek için Atina Hukuk Fakültesi'nde öğrenim görmeye başlar, ancak dört yıl sonra, mezun olmasına yakın zorunlu askerlik hizmetini yapmak için Hukuk Fakültesinden ayrıldı. Askerliğini tamamlayınca Sorbonne'da edebiyat, sinematografi ve antropoloji okumak üzere Paris'e gitti. Paris Yüksek Sinema Enstitüsün de (Institut des Hautes Etudes Cinématographiques - IDHEC) bir yıl okuduktan sonra, etnografik sinemacı Jean Rouch'la birlikte çalışmak üzere Musee de l'Homme'daki sinema kurslarına katıldı ve para kazanmak için geceleri Fransız Sinematek'inde yer göstericiliği yaptı. 60'lı yıllarda Batı Avrupa'daki genel çalkantılı dönem itibarı ile idealist bir genç olarak radikal sol görüşünü benimser ve gelecekte kurulacak olan yeni bir dünya umuduyla bu yönde çalışmalarına başladı. 

Sansür ve sanatta direniş 

Yunanistan'a döndüğü zaman, burada durumun daha da karışık olduğunu görür ve savunduğu ilkeleri ülkesinde uygulamaya koyulur. Bir süre solcu Demokratik Değişim dergisinde film eleştirileri yazdı. Daha sonra Yunanistan'da askeri darbe olur ve rejim tarafından bu dergi kapatılır ve bütün basın-yayın organları üzerinde sıkı bir sansür uygulanır. Çocukluğu, dünyada ve Yunanistan da yaşanan önemli tarihsel-siyasal olaylar eşliğinde geçen yönetmenin gençlik yıllarında da ülkesinde yaşanan çatışmalar ve diktatörlükler, filmlerinin içeriğinde belirleyici etken olur ve bu durum Angelopoulos'u kendi ülkesinde filmler yaparak yaşanan gerçekleri anlama çabasına yöneltti. Filmlerinde gösterdiği başarılar nedeniyle Brüksel'deki Özgür Üniversitesi, Nanterre'deki Paris X Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi kendisine fahri doktora ünvanı verir. Angelepolos 2012 yılında son filmi olan "Öteki Deniz"in (L'atro Mare) çekimleri sırasında bir motosikletin çarpması sonucu hayatını kaybeder. 


Angelepolos sinemasına dair

Angelopoulos'a göre, sineması üç ayrı dönemden oluşmakta. İlk dönem Batı Avrupa'daki genel ideolojik çalkantılı döneme denk gelen tarihsel ve siyasal filmlerin dönemi. Bu dönemi genel olarak yönetmen'in "Politik Sinema" dönemi olarak adlandırılır. Yunanistan'ın yakın tarihine bir yolculuk olarak görülen "Yunan Tarihi Üçlemesi" 1972'de "36 Günleri" (Meres Tou'36), 1975'de "Gezgin Oyuncular"(O Thiassos) ve 1977'de "Avcılar"(I Kynight) ilk döneminde çektiği filmlerdir. Aynı zamanda bu filmleri, "sinemaya politikayı sokmak değil, sinemayı politik olarak yapmak" isteyen Angelopoulos'un Brecht'e en çok yaklaşan yapıtlarıdır. Bir anlamda "Yunanistan'ın 1939'dan 1952'ye kadar çektiği doğum sancılarının sanrısal bir tablosudur" 

Değişen zamanlar Angelepolos değişime sebep oldu

1983 yılında "Kitara'ya Yolculuk" (Taxidi Sta Kythira) filmi ile başlayan ikinci döneminde ise, tarih ve siyaset biraz daha geri plana düşer ve konular daha çok bireysel tarihçelere, karakterlerin üzerine odaklanır. "Bir bakıma daha yakın tarihi anlatan filmler çeker ve politik sorgulamayı daha soyut bir düzeye taşır. Bunun nedeni de bir zamanlar inandığı tarihin artık değişmiş olmasıdır. Böylece ikinci üçlemesi olan "Sessizlik Üçlemesi"nin ilk filmini Kitara'ya Yolculuk ile gerçekleştirmiş olur. Bu filmin ardından ikinci dönemine 1986 yılında çektiği "Arıcı" ( O Melissokomos) ve 1988'deki "Sisli Manzara"(Topio Stin Omichli) filmleri ile devam eder. Bu üçlemedeki filmlerini sırasıyla "Tarihin Sessizliği, Sevginin Sessizliği ve Tanrının Sessizliği" ile eşleştirir. Aslında bu dönem bir nevi üçüncü dönemin yapı taşlarını oluşturur.

68 kuşağını temsil eder

"Sosyalizmin çöküşü"nden sonra tüm dünyada tarihe ve politikaya dair yaşanan inanç kaybı, toplumsal dönüşümün getirdiği bireysellik ile Angelopoulos'un filmlerinde de varoluşa yönelik sorgulamalar ve kişisel yolculuklar ön plana çıkar. Bununla birlikte sinemasında üçüncü dönemi başlar. Bu durum aynı zamanda, politikanın tarih sahnesinde etkin bir oyuncu olarak kitleleri yönlendirmekten vazgeçişi ile eş zamanlıdır. Bu dönem, daha varoluşçu, insan kaderine ve yaşamına daha çok odaklanılan dönemdir. "Sosyalizmin çöküşü", sınırlar, sürgünler, Balkanlar'daki durum, göçler, kayıp merkez arayışı, babalık kavramı, kişinin iç dünyasına yapılan yolculuklar gibi temalar sık sık filmlerinde görülür. Bu içsel yolculukları gerçekleştiren karakterler, Angelopoulos'un kendisi gibi 1970'lerde aktif olarak politika ile ilgilenen ve sonraları inandığı politik ideallerin yıkıma uğradığını gören 68 kuşağını temsil eder.

Karakterler aslında Angelepolos...

Angelopoulos verdiği röportajda filmlerindeki başrol karakterlerinin kendisiyle benzerlikler taşıdığını belirtir. Coğrafi sınırlara atıfta bulunduğu 1991 yılında çektiği "Leyleğin Geciken Adımı" (To Meteoro Vima Tou Pelargou, ) filmi, bu dönemin başlangıcını oluşturur. Bu filmden sonra, insan vizyonunun sınırlarına gönderme yaptığı 1995 yapımı "Ulysses'in Bakışı" (To Vlema Tou Odyssea) ve son olarak hayatla ölüm arasındaki sınırları vurguladığı "Sonsuzluk ve Bir Gün" (Mia Eoniotita Ke Mia Mera, 1998) filmlerini çeker. Bu dönem filmlerinin mekanları Yunanistan ve bütün komşu Balkan ülkeleri olur. Angelopoulos'un, son üçlemesi olan "Modern Yunanistan Üçlemesi" ise 2004 yılında çektiği "Ağlayan Çayır" (To Livadi Pou Dakryzei) ile başlar, üçlemenin ikinci filmi olan "Zamanın Tozu" nu (I Skoni Tou Hronou) ise 2009 yılında tamamlar ancak 24 Ocak 2012 yılında üçlemenin son filmi olan "Öteki Deniz"in (L'atro Mare) çekimleri sırasında bir motosikletin çarpması sonucu hayatını kaybeder.

Bu haber toplam 685 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.