1. YAZARLAR

  2. ŞERİF KAPLAN

  3. Sorularla Seçim...
ŞERİF KAPLAN

ŞERİF KAPLAN

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorularla Seçim...

A+A-

Sorularla Seçim...

ŞERİF KAPLAN

7 Haziran seçimlerini tartışmasız iki parti belirliyor; HDP ve AKP.

HDP barajı aşar mı ve AKP Erdoğan’ın programı çerçevesinde istediği noktayı yakalayacak mı? En çok da merak edilen HDP barajı aşacak mı? Aşarsa ne olacak aşmazsa ne olacak?  Ki seçimlerin en can alıcı sorusu bu.

HDP seçim barajını aşacak mı? Sorusunun cevabı seçimlerden çok Kürdlerin kendisine soracağı soruların cevabı belirleyecek .

Soru şu; Kürdler ne istiyor? Bir çok çevre tarafında sıkça gündeme getirilen bu soruya en çok bu dönem Kürdlerin kendisine sorup cevaplaması lazım.

 

Bu soru bir çok cevabın anahtarı durumundadır.

 

Evet biz Kürder ne istiyoruz? Bağımsızlık mı? (Ki talihsiz bir şekilde Kuzeyli “aydınların” öcü gibi baktıkları bir nokta) federasyon mu? Özerkliklik mi? Yerinden yönetimlerin güçlendirmesi mi? Demokrasi mi? Egemen devletin mevcut suni, zora dayanan sınırların korunması mı? Ve daha benzer hem sistem hem de yönetim biçimi olarak ne istediğimize çok net bir şekilde cevap vermemiz gerekiyor? Zira daldan dala atlayarak, kimi “aydınların” kendi kişisel konjonktürel açıklamaları, rotası beli olmayan bir gemi ile sonuca gitmemiz mümkün değil, yine aynı koşullarla egemen devletlerin baskılarına boyun eğip, çıtayı sonuna kadar düşürmekle de sonuç alınmayacağı çok açıktır. O halde biz Kürdler ne istiyoruz?

 

Bir diğer  önemli bir soru; yasallık mı yoksa meşruluk mu?

 

Bu  soruya vereceğimiz cevap nerede ve nasıl duracağımızı belirleyecek. Örneğin ben hiç bir koşulda o ırkçı milletvekilliği yeminini yapmam, kendime yediremem, insani duruşumu zedeler, kedime hakaret sayarım ama yasallığın geçtiği yer ve o ırkçı duruşu güçlendiren, demoklasın kılıcı gibi başında duran gerçeklik anayasada mevcuttur ve yasallık da buradan geçiyor! 

 

Seçimler her durumda çok yönlü nedenleri beraberinde getirecektir. Kürdler açısından kazanmak kadar kayıp etmek, kayıp etmek kadar kazanmanın kar ve zararları vardır. O  nedenle ilk başta iki soru sorarak giriş yaptım.  

 

Yasallığı savunuyorsak, seçimler hayati önem arz ediyor, mutlaka kazanmak gerekiyor. Zira mücadele biçimini, alanını, kazanımlarını yasallar belirler. O zamanda başka sorular gündeme gelir. Örneğin, Kürdistan, ulus vb kavramlar. Bunların ayağı havada kalır. Yok eğer meşruluğu savunuyorsak o zaman seçimer ikinci dereceye düşer, kazanılsa da kazanılmazsa da olur. Günümüze kadar Kürdler hep meşruluğu savunup kendi yaşam biçimlerini örgütlediler.

 

Tam bu noktada Kürdler kadar bu soruya en çok devletin net bir cevaba ihtiyacı var. Zira Kürdlerin yasallık noktasında kayıp edecekleri çok fazla bir şeyleri yok ama devletin çok var. Birincisi ve en önemlisi “tekçi”lik noktasında karar vermek zorunda. Hepimizin yakinen tanıdığı bu devlet ve sistem hiç bir zaman “tekçi”likten kurtulup çoğullaşmaz, “tekçi”lik onun varlık gerekçesidir. O halde Kürd siyasal hareketinin yasallaşması devletin ne kadar işine geliyor?

 

Bu sorular HDP’nin baraj hikayesinin temelini oluşturuyor. Normal koşullarda HDP’nin baraj gibi bir sorunu yok ama gerek Kürdler gerekse devletin sorulara olan cevabı barajı belirleyecek. Yoksa ne HDP’nin “ebruli” seçim bildirgesi, çalışmaları ne de vitrine koyduğu renkler belirleyicidir.

 

HDP barajı aşarsa yasal anlamda büyük bir güç olacak, mevcut bir çok şey eskisi gibi olmayacak, herkes duruşunu yenide gözden geçirecek ama aynı durum Kürd siyasal hareketi için de geçerlidir, mevcut “meşru” durumunda çok şey yitirecek, istediği zaman o noktada eskisi gibi rahat haraket etme şansı bulamayacak, “meşru” davranmaya kalktığı andan itibaren eskisine oranla daha yoğun tepkilerle karşılaşacak.

 

Sonuç olarak, her kes kendisine bu soruları sormalı ve cevabını da kendisine vermelidir. Sorularla birlikte Kürdlerin tek bir oyu da olsa mevcut durumda madem seçimlere girliyor, oylarını kendilerine vermeliler, HDP’den başka da alternatif yok...  

Bu yazı toplam 7715 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.