1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Sorumluluk devletin ve PKK’nin
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorumluluk devletin ve PKK’nin

A+A-

Ey Devlet, Ey hükümet, Ey Kandil, Ey İmralı!

Sizler, şöyle seslenmiştiniz bizlere;

‘Biz barışacağız,

Çatışmayacağız,

Silahlar patlamayacak,

Anneler ağlamayacak,

Yaralar sarılacak,

Gençler annelerine kavuşacak,

Genç ölümler olmayacak’

 

Böyle hatırlıyoruz, daha fazlası da var ama özetini konuşuyoruz.  

Böyle değil miydi?

Yoksa 1,5 yıllık derin uykunun(!) karşılığı, tatlı hayallerle süslenmiş, bezenmiş bir rüya halimiydi?

Uyandık (!) kafalarımız mı karıştı?

Rüya ile gerçeği birbirine mi karıştırdık?

 

Herkes tedirgin, ‘Nerede o 1,5 yıl ve hayal ettiğimiz gelecek’ diye soruyor.

Ve bu soruyu halk soruyor, halklar soruyor.

Soruların muhatapları ise;

Devlet, Hükümet, Kandil, İmralı.

 

Barışmak için çaba gösterenler yeniden kapışmak için bahaneler yaratmazlar. Yeniden kavgaya tutuşmazlar ki, arada kalanlar ‘çimen-fil’ hikâyesine kurban gitmesin diye.

Bizde, bizim hikâyemizi izliyoruz.

Kim kimi hataya zorluyor, onu da anlamaya çalışıyoruz.

 

Sorun sadece karakol-kalekol mu?

Elbette değil.

Genel anlamda somut adımlar olmadığı için karşılıklı güven sorunu var.

Ama her şeye rağmen; Yed-i emin, Abdullah Öcalan.

Kandil- devlet arasındaki bu yedi-i eminlik müessesinin nasıl işlediğine, nasıl karşılık bulduğuna tanık olduk. ‘ölüm Oruçları’nın sonlandırılması, silahlı gerilla güçlerinin sınır dışına çekilmesi konusunda ortaya konulan irade ve bu iradenin karşılık bularak, ülke genelinde barış ikliminde ifadesini bulması son derece önemliydi,  hala önemli olduğuna inanıyorum.

 

Çözüme ve barışa açılan yol güzergâhının zaman zaman tıkanmalar gösterebileceğini, sıkıntıların yaşanabileceğini hep birlikte öngörüyorduk. Ölümlerin olmaması için tarafların sabırlı bir şekilde yol haritasına uygun davranış biçimlerinin barışa doğru gerilmiş ipe sıkı sıkıya sarılı bir şekilde devam etmesini hep temenni ettik. İmralı’dan uzanan ‘barış’ ipine şimdi birileri ‘un seriyor’. Tam da bu aşamada, halkların barış ipine sarıldığı bir ortamda, bu ipe un sermenin bir manası var mı?

Kim, kimler seriyor ve sermeye çalışıyorsa tabii..

 

Bu yazı toplam 761 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.