1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. SÖZ SIRASI
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

SÖZ SIRASI

A+A-

                          ERMENİ KOMŞULARIMIZ

 

Diyarbakır’daki “Kırklar Meclisi” geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek “Durum değerlendirmesi” yapmışlar, barış mesajları vermişler.

“Toplumun kutuplaşma sonucu gerginliklerin tırmanması yerine sevgi ve hoşgörünün, bir arada yaşamanın gerekliliği için toplanıyoruz. Ayrıca Gazze’de ve Rojava’da ölenler için dua ediyoruz. Ne ötekileştirme ne düşmanlık var..”

…………

İsterdim ki, bu girişim daha geniş yankı bulsun. Televizyonlarda, yeri geldikçe, daha doğrusu işine geldiğinde  ortalığı tozu dumana boğan İstanbul dukalığında / medyasında…

Ama olmadı.

Nedense; yıllar ve yıllardır Doğuda, Güneydoğu’da herhangi bir ASAYIŞ olayı olduğunda  kıyametleri koparak İstanbul Medyası, güzel şeyler olduğunda duymazlıktan gelir. İstanbul sosyetesinde kalmadık rezaletleri sergileyen kokoşları manşet yapanlar da doğu ve güneydoğudaki insanlığa örnek  fedakarlıklara kulak tıkar, göz kapatır.

Bu kez de öyle oldu .

Neyse…

Olsun. Varsın onlar bizim güzelliklerimizi görmezden gelsin.  “Balık bilmezse Halık bilir” misali. Biz bildiğimiz yoldan şaşmayalım…

Olayı biliyorsunuz.

Diyarbakır’da yıllar önce oluşmuş bir  “Akiller Grubu” var…

Adı “Kırklar Meclisi”…  Kırklar Dağı söylencesindeki gibi.

Diyarbakır’da yaşayan farklı grupların temsilcilerinden oluşuyor “Kırklar Meclisi”. Aralarında  esnaf, yazar, muhtar, yöre dernekleri temsilcileri, akademisyenler, hukukçular, hatta din adamları var.

Girişimin temelini ilk 2004 yılında Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş atmış.

O gün bu gündür, kentteki Kürt, Alevi, Ermeni, Şafii, Domani, Keldani Katoliği Sünni ve Ezidi cemaat temsilcileri  zaman zamanbir araya geliyor, kardeşcesine bir arada yaşamanın gerekliliği mesajını veriyorlar.

Müslümanların dini bayramlarında, Ermenilerin Paskalya bayramında, topluca camiye, kiliseye gidiyor birlikte dua ediyor, birlikte aynı Tanrıya yakarıyorlar…

Ne güzel.

…………….

Eskiden, yıllar ve yıllar önce böylesi girişimler yoktu. Gerek de yoktu.

Çünkü , tüm kent halkı gerçekten kardeşçisine yaşıyor, kimse kimseye “öteki” gözü ile bakmıyordu.

Fatihpaşa  mahallemizde, Hançepek’te, çocukluğumuzda içten bir komşuluk dayanışması vardı. Müslüman, Hıristiyan, Ezidi, Yahudi, Keldani, Süryani  ayırımı yapılmadan herkes birbirinin hastasına koşar, sıkıntısını paylaşır, yardımcı olmaya çalışırdı. Günün, gecenin hangi saatinde olursa olsun komşular birbirinin isteklerini karşılardı. Hiç kimse diğerine yardımı yük saymaz seve seve destek olurdu. Bitişik komşumuz Meyhaneci Bro ve eşi Horubusman abla, kırıkçı, çıkıkçı Şımon Bacu, Karşı komşumuz Satı Köyünün Nazırı Emin Karakaş amca gil, az ötemizde Nikoğos usta gil, kaynaşmış komşulardık.

Hele de bitişik komşumuz Horubusman Abla.

Herkes ona Abla derdiHorubusman abla saygın bir kadındı çünkü. Tavırlarıyla, cana yakınlığıyla saygı duyururdu kendine. Komşularla çok iyi ilişkiler içindeydi. Öyle ki, evimizde Kur'an veya Mevlid okunsa O da başına bir yazma alır, gelir Müslüman kadınların arasına oturur huşu içinde dinlerdi. Bazıları ona Gizli Müslüman derdi. Ama değildi. Çünkü, yakındaki kiliseye her pazar aksatmadan devam edenlerin başındaydı.

Fatihpaşa’da, Hançepek’te  Ermeni, Keldani, Süryani komşularımızla tam bir saygı, sevgi yumağı içinde yaşıyorduk. Birlikte, oynuyor, birlikte eğleniyor, birlikte Türkçe, Kürtçe, Ermenice şarkılar, türküler söylüyorduk. Ermenice bir aşk türküsü vardı. Mahalle gençlerinin dillerinden düşürmediği.

 

ERMENİCE                                    TÜRKÇE

Ehçike tendürdune,                         Sevdiğim kız mutfakta,         

Eris eger mirdune.                                      Yüzünün ışığı evimizi sardı.

Ahçik ınci bekmidur            ,                       Kız bana bir öpücük ver,

Yes eğnem hoküddune.                  Kalbinin içine gireyim.

 

Ehçik enunti ıhse,                            Kız senin adın IHSE’dir,

Boyüt şıbek en duse,                      Boyun pencereden göründü.

Ehçik ınci bekmidur,                       Kız bana bir öpücük ver,

Yes eğnem bebut pese.                  Babana damat olayım.

 

Yalnız bu kadarla değil tabi. Ermeni arkadaşlarla oynarken, şakalaşırken de birbirimize Türkçe, Kürtçe, Ermenice deyimlerle takılırdık;

 

ERMENİCE                                    TÜRKÇE  

Yes divana, tun divana.............Ben deli, sen deli

Asvas mızi turni pana..............Tanrı bize akıl versin

Ar çike, namus çike,................Ar yok, namus yok,

Ha pırne, ha pırne....................Ha söyle, ha söyle (Ne söylesen boş)

 

Bu yazı toplam 1127 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.