1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. STK’lardan ‘sürgün’ uyarısı
STK’lardan ‘sürgün’ uyarısı

STK’lardan ‘sürgün’ uyarısı

Öğretmen eşlerden biri Amasya diğeri Niğde'ye gönderildi

A+A-

 

Eğitim Sen’e üye bine yakın öğretmenin başka illere gönderilmesi Diyarbakır’daki STK’lar ortak açıklamayla tepki gösterdi.

KHK kapsamında daha önce açığa alınıp görevlerine iade edilen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen)’e üye yaklaşık bine yakın öğretmenin ‘zorunlu yer değişikliği’ gerekçe gösterilerek başka illere gönderilmesi Diyarbakır’daki STK’ların da gündemindeydi.

Diyarbakır Barosu Adli Yardim Hizmet binasında bir araya gelen aralarında Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Hak İnisiyatifi, Diyarbakır Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası yöneticilerinin bulunduğu grup, sürgünlerle ilgili ortak bir basın açıklaması yaptı. STK’lar adında basın açıklamasını Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen okudu.

 

İNSAN HAKLARI İLE BAĞDAŞMAYAN BİR CEZA

Açıklamada, sürgünün insan hakları ile bağdaşmayan bir ceza olduğu vurgulanarak, idari bir yaptırım türü olarak uygulanmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Sürgün edilen birçok öğretmenin bu uygulamalarla siyasi, ekonomik ve ailevi sebeplerle istifaya zorlandığı belirtilen açıklamada, “Söz konusu idari tasarruf ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olup,bu haksız tasarruf neticesinde Anayasa’nın 48., 49., 51., ve 52. maddelerinde, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesinde ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) birçok sözleşmesinde düzenlenen çalışma özgürlüğü, çalışma hakkı ve sendikal özgürlükler yok sayılmıştır. Öte yandan aile birliği ve bütünlüğü, nitelikli eğitim hakkı, toplumsal barış ve keyfi tutum nedeniyle kamu otoritesine olan güven zedelemiştir.  Sürgün, insan hakları ile bağdaşmayan bir ceza olup ceza hukukundan 1965 yılında tamamen kaldırılmıştır” denildi.

EŞLER BAŞKA İLLERE SÜRGÜN EDİLDİ

Sürgünlerle öğretmenlerin aile bütünlüğünün bozulduğu ifade edilerek, buna örnek olarak eşlerin farklı illere sürgün edilmesi gösterildi. Diyarbakır’da öğretmen eşlerinden birinin Niğde’ye diğerinin ise Amasya’ya sürgün edildiği belirtilerek, bu durumun okul çağındaki çocuklarını yanlarına almama ve aile bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet vereceği vurgulandı. Sürgünden kaynaklı öğrencilerin de mağdur edileceği ifade edilen açıklamada, öğretmenlerin yaşayacağı sorunların bunlarla da sınırlı kalmayacağı, gittikleri illerde de ciddi sıkıntıların kendilerini beklediği vurgulandı.

'GİTTİKLERİ ŞEHİRLERDE HEDEF HALİNE GETİRİLİP FİŞLENECEKLER'

STK’lar açıklamada öğretmenlerin sürgün edildiği illere de değinerek, “Öğretmenlerin sürüldüğü şehirlerin bilinçli seçildiği dikkatlerden kaçmamaktadır. Sürüldükleri yerlerde teşhir edilerek meslek hayatlarını sürdürmeleri dayatılmaktadır. Bu dayatma sürgün edilen öğretmenlerin üye oldukları sendika veya politik duruşları nazara alındığında bir tür cezalandırma ve aynı zamanda onları gittikleri şehirlerde hedef haline getirip fişleme amacı gütmektedir” denildi.

KÜRT TOPLUMU BARIŞA OLAN İNANCINI KAYBETME NOKTASINDA

 

 Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Öğretmenlerin yerlerinin zorla değiştirilmesi, Şark Islahat Planı ve Mecburi İskan Politikalarının günümüze dair bir iz düşümü izlenimi uyandırmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtler bilhassa sürgün edilerek ‘terbiye edilmeye’ çalışılmış, günümüze kadar da etkilerini gösteren bu uygulamalar karşısında toplumsal barış sürekli bir biçimde zedelenmiş ve netice olarak Kürt toplumunda onarılması güç yaralar açılmıştır. 2002 yılında iktidara gelen halihazırdaki hükümet, Kürt meselesinde yeni bir sayfa açma yönünde söz ve taahhütlerde bulunmuş, bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin tesisi ile birlikte Kürtler Cumhuriyet tarihinden bu yana ilk defa toplumsal barış zeminin sağlanacağına inanmışlardır. Ancak, Temmuz 2015’ten bu yana yaşanan çatışmalı süreç ve kırılmalarla beraber ortaya çıkan ağır insan hakları ihlalleri karşısında Kürt toplumu toplumsal barışa olan inancını neredeyse kaybetme noktasında gelmiştir. Eğitim emekçilerinin zorunlu olarak yerlerinin değiştirilmesi ile Kürdün payına düşen yine sürgün olmuştur. Gelinen bu aşamada mevcut iktidarın da daha önce doğru bulmadığı uygulamaları devam ettirdiğini üzülerek gözlemlemekteyiz.

Geçmişte yaşanan benzeri vakaların sadece sürgün edilenleri değil, bütün bir toplumu yaralayarak toplumsal kırılmaları derinleştirdiği hepimizin malumudur. Biz aşağıda imzası bulunan sivil toplum ve meslek örgütleri olarak bugün itibariyle bine yakın öğretmen hakkında tesis edilen haksız ve hukuka aykırı idari tasarrufların derhal geri alınmasını, eğitim ve öğretim hakkına, çalışma hakkı ve özgürlüğüne, sendikal hak ve özgürlüklere, ailenin birliğine ve bütünlüğüne saygı gösterilmesini talep etmekteyiz.”

Haber: Dilek AKIN

Bu haber toplam 459 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.