1. YAZARLAR

  2. Sunay Demircan

  3. Şu aralar kaça adam olunuyor?
Sunay Demircan

Sunay Demircan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Şu aralar kaça adam olunuyor?

A+A-

 

Tut ki, arpalığa düşüverdin.

Tut ki, 'ben şimdi bi şii oldum' durumundasın.

Tut ki, bir güç buldun, ihaleye de, devlete de vatandaşa da gir babam gir halindesin.    

Gel gör ki, başkaca da bir halt değilsin.

Velakin 'bir halt' olmak lazım geldiği konusunda da duyum almışsın.

 

Ne yapacaksın?

Bak güzelim, senin için 'bir halt olma' rehberi hazırladım.

Okuman varsa, daha ne olsun!

 

Öncelikle, kendine bir tarih yazmalısın.

Paşa dede lazım, mesela.

Osmanlı'dan.

Kürt, ermeni filan olmayacak tabii.

Devşirme de olmasın.

Arap olabilir, şu aralar 1'e 7 veriyor.

Güneydeoğu'da kahramanlık göstermiş olması, 10 puan ekstra getiriyor.  

 

Paşadede'den kalma bir yalı lazım.

Aşağıdaki gibi bir tablo ile iş kapanır.

Yalı, 1820'de yanmış, bitmiş.

Kalan eşyalar sende, önemli olan da bu.

Şimdi sana, bu eşyalarla dolacak bir de ev lazım.

Dert etme, ucuza hallederiz.

Ceviz mobilyalar alacaksın.

Masif ceviz olmalarına hiç gerek yok.

Tepehome'da bile var.

Tıpkı ceviz, hem de eski ceviz görünümlü.

 

Aynaları bile eskitmişler, sırf paşa dede hikayen tutsun.

Aslında bu aynalar kristalmiş, taa İtalya'dan gelmiş zamanında.

300 küsur yıl ne de olsa, can da dayanmaz, cam da buna.

Dolabı İtalya'da yaptırmış rahmetli, gemiyle İstanbul'a gelmiş.

Dolabı kuracak marangozlar dahi İtalya'dan özel gelmişmiş.

 

Mudo'ya git, orada özel olarak eskitilmiş yemek masaları var.

Koccaman bir şey, 12 kişilik.

Sandalyalerin yaslanma yerleri deri, eskiymiş gibi görünenlerini yaptılar suni derinin, gerçek deriden hiç farkı yok.

Sandalyeler Malta Şövalyeleri'nden ganimet alınmış.   

Ahşabın üstüne kurt yeniği bile yapmışlar özel, seni bekliyor, koş!

Dede sırf bu masa için Lizbon'dan gemi beklemiş 8 ay, masanın ağacı 1690'da Brezilya'dan gelmişmiş Portekiz'e.

Herkes yutar, dert etme.

 

Şimdi çok iyi İranlı ressamlar var, şahane paşadede tabloları yapıyorlar. İmzaları da eski yazı gibi, kimse okuyamıyor. Onlara bir kaç yağlıboya tablo sipariş ver. Tablolarda kılıç, beyaz bir at ve fonda cami olması önemli, ama unutma bu detayları.

 

Sonra, en az iki tane padişah fermanı lazım. 1800'lerden kalma olması önemli, tarihi tutturman lazım, yoksa çuvallarsın.

Mesela, şöyle bir ferman fena olmaz.

 

 

 

 

Ne mi yazıyor?

Sana ne?

Çok merak ettiysen söyeleyim.

"Çorum'da bulunan Sultan Murad Camii imamı cuma müezzini Ahmet Efendi'ye vakfiyesi yıllık gelirinden verilmesi gereken on beş kile buğdayın vakıf mütevellisi tarafından verilmediği anlaşılmış, konu araştırıla, böyle hıyarlıklar bir daha yapılmaya..."

Oldu mu?

Şu koca ferman, 'hocaefendinin unu neden verilmedi?' diye yazılmış.

Durumu böyle söylersen, tüm tarih çöker.

"Bu ferman, Sultan I. Mahmut Han tarafından, Paşa dedemize, doğu vilayetlerindeki isyanlara karşı gösterdiği kahramanlıktan dolayı, Beylerbeyindeki yalının hediyesi ile ilgilidir" diyeceksin.

 

Fermanın sağına ve soluna, üstünde arapça yazı olan, iki adet kılıç asmayı savsaklama ama.

Antikacılarda var, Hindistan'da yaptırıyorlar şimdi.

O eskitilmiş masanın üstüne, bir çini vazo iyi gider, sağa sola Osmanlı bakır objeleri serpiştir (gittigidiyor.com hepsi var, telaş etme).

 

Bir yatak örtüsü takımı çok moda, müzayedelerde var, sim işlemeli olmalı, aman unutma!

Bir de samur kürk lazım. Giymene gerek yok, gelene gösterip, tekrar dolaba kaldımak için. Ruslar getiriyorlardı eskiden, sudan ucuzdu, bu günlerde biraz zor olacak.

 

Şimdii, geriye kaldı işin zor kısmı.

Sen ve diğer ev ahalisi, bu rolü iyi oynamanız lazım.

Önce şu diksiyon sorununu halledin.

300 yıllık İstanbullu ailenin, sucuğa succuqh, kağıda kaat, kuş'a guş dememesi lazım, di mi?

Eve öğretmen geliyor, saati 300 TL.

Bir de tarih hocası tutmak lazım ki, o devire ait bir kaç bilgi, biraz anı felan oluştursun, gelenlere anlatırsınız.

Sofra kurma, kapı açma-kapatma, oturma-kalkma, giyim-kuşam gibi konularda danışman tutmak en iyisi, düzenli derse gerek yok.

Bu konular sürekli değişiyor, bir danışman işinizi görür, ara sıra eve gelir, "bu günlerde çok bi trendy, otururken sol bacağı poponun altına alacaksın, o sırada da 'ahhh, telefonu unutmuşum' diyerek kıçından telefon çıkartacaksın" gibi, yeni trentleri öğretir, gider.

 

Çocukları ABD'ye okula yollayacaksın, paraya biraz kıy, Harvard bile olur.

Haydi iyisin, üç ayda 300 yıl... Bu tarihle sen iki havaalanı ihalesi daha kaparsın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Bu yazı toplam 1165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.