1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Sürekli ‘fifti-fifti’ durum
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sürekli ‘fifti-fifti’ durum

A+A-

Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği son mesajın içeriği, ‘ne öldüren, ne de güldüren’ tonda olmadığı için toplumda ister istemez bir tedirginlik hali hâkim olmaya başladı.

Ne diyor Abdullah Öcalan; "Her an derinlikli çözüm imkânları da, çatışma olasılıkları da devrededir. Özellikle Hükümetin atacağı adımlar çatışma olasılığını ortadan kaldıracağı gibi çözümü de yeni formatta derinleştirerek geliştirebilir."

Hükümetin atacağı adımlardan kasıt, yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması talebidir. Diyalog yâda müzakere süreci olarak bildiğimiz o süreç başladığı günden beridir talep edilenlerin en önemlisi yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasıydı ki, tıkanmaların asıl nedeni de budur.

Çözüm ve demokratikleşme sürecinin başladığı/başlatıldığı dönemden itibaren gözlemlediğimiz sürekli ‘Fifti, fifti’ bir durumun varlığıdır. Bu tür durumlarda taraflar, çözümlerle ilgili ibrenin hep kendi tarafında görünmesini istediğinden dolayıdır ki; Şirket ortaklıklarında olduğu gibi hep yüzde ellilik dilimler hanesinde sürer tartışmalar. Öcalan, çözüme dönük ortaklığı bozma ile ilgili bir kararlılık içinde değil. Hükümete yönelik mesajlarını yüzde ellilik denge üzerinden yürüterek, ibreyi çözüme yönelik alana doğru kaydırmaya çalışıyor.

Yapılan açıklamalardan şunu anlıyoruz; Abdullah Öcalan’da, Kandil’de, BDP ve HDP’de, hükümet nezdinde yürütülen süreçten henüz yüzde yüz emin olmadıkları gibi ikna da değiller. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması için hükümeti zorlayacak açıklamaların yapılmış olması bu nedenledir.

Hükümet hangisini tercih edecek?

Derinlikli çözüm imkânlarını yaratmak mı?

Çatışma olasılıklarının devreye girecek olmasını mı?

 

İşte yine geldik yüzde ellilik durum hanesine.

Gelinen noktada durum hala ‘fifti fifti’

Çatışmaların yeniden başlaması olasılığı gelinen aşamada halkların psikolojik olarak kaldıracağı bir duruma hitap etmiyor. Siyaset kurumlarının yarattığı kaotik, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı zeminden kaynaklı bir çatışma ortamının açacağı yaralar derin olacaktır.

**

1977 1 Mayıs’ını yaşayan kuşak olarak tedirginiz.

Türkiye’deki hâkim sınıfın 1 Mayıs’la ilgili ‘düşman algısı’ hala devam ediyor ve ‘Yaptırmam’ diyor.

Peki, ne olacak?

‘Yaparım’, ‘Yaptırmam’ arasında orta bir yol kalıyor mu?

Kalmıyor.

Ortaya istenmeyen tablo çıkarsa, sorumlusu hükümet olacaktır.

Hükümet, kimsenin arzu etmediği tablonun ortaya çıkmasının müsebbibi olduğu takdirde, Abdullah Öcalan, Kandil, BDP ve HDP’nin, demokrasi güçlerinin sürecin devamı ile ilgili ortaya koyacağı tavır son derece önemli olacaktır. Böyle bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisinin kendisini bu potanın dışında tutma ihtimali ise hiç görünmüyor. Tuttuğu takdirde iktidardan sonra en büyük yarayı CHP alır.

 

Bu yazı toplam 541 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.