1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. SUS PAYI ( HAKK-I SÜKUT)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

SUS PAYI ( HAKK-I SÜKUT)

A+A-

Anadolu'daki sosyal hayatı olanca derinliği ve ayrıntı zenginliğiyle gerçekçi biçimde anlatmayı başarmış bir yazardır, Refik Halit Karay. Edebiyatımızdaki ilk işçi öyküsünün yazarıdır.  

     Yazarın 1909 yılında henüz 21 yaşındayken yazdığı Hakk-ı Sükut ( Sus Payı) yazılışının üzerinden yüzyılı aşkın bir zaman geçmesine karşın, geçen zamanı yenen gerçekliği ve güzelliğiyle dikkat çekiciliğini ve öğreticiliğini sürdürmektedir.

 

Refik Halit Karay'ın Memleket Hikayeleri kitabında yer alan Sus Payı öyküsü, Türk endüstrisinin kuruluş yıllarında Bursa'da bir ipek fabrikasını ve emekçilerini toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla anlatmaktadır. Karay, Bir Ömür Boyunca adlı anı kitabında,  Hakk-ı Sükut öyküsü için " memleketimizdeki sosyalist görüşün egemen olduğu ilk yazı" deyimini kullanacaktır.

 

      Sus Payı öyküsünde, " Saatçıoğulları'nın ipek fabrikası, böcekhane, cehennem sıcağı yayan kaynar su kazanları, üç dört kuruşa kaynar suların başında on dört saat çalışan ; pis kokular, hasta nefesler emerek zehirlenen ve genç yaşlarda hastalanarak yaşamlarını yitiren genç kızlar" bütün gerçekçiliği ve çıplaklığıyla anlatılır.

 

      Birkaç yıl önce kırmızı kurdelanın süslediği ipek saçlar altında sevine sevine , neşeli ve kuvvetli olarak işe başlayan kızların bir iki sene sonra güçsüz ayaklarını sürükleyerek evlerine dönüşü, ağrıyan başları, yanan göğüsleri, sararıp solmaları, günden güne eriyip gitmeleri, en sonunda da kaçınılmaz sonları, genç yaşlarında ölmeleri, okura, öykünün bütün hüznünü yaşatarak anlatılmıştır.

 

                                                          &&&

 

       Kırk yıldır böcekçiliğe bağladığı hayatında; bir sürü gencin acıklı ölümünü seyretmiş ve birçok gencin tabutunun arkasında yürümüş olan ustabaşı Hasip efendi, Sus Payı öyküsünün temel karakteridir. Benzer bir süreç sonunda çok sevdiği, özel bir ilgi gösterdiği işçi kız Fotika'sını kaybeden Hasip efendi birkaç gün sonra karşılaştığı Papaz'la genç kızın ölümü üzerine yaptığı konuşma sonrasında sarsılacaktır: Papaz, titreyen bir sesle Fotika'yı ve ondan öncekileri fabrikaların öldürdüğünü ve daha çok kişiyi öldüreceğini söyledikten sonra anlatmaya devam edecektir.  Avrupa fabrikalarını, çalışma saatlerini, ücretleri bütün bu yoldaki kanunları, kavgaları, isyanları birer birer, önemli kelimelerin üzerinde dura dura anlatacak, fa brika sahiplerinin başvurdukları oyunları, her şeyi kendilerine yontmalarını vurgulayacaktır.

 

 

    Öğrendikleriyle sarsılan Hasip efendi, patronu Hidayet beyin karşısına dikilecek, Patronuna; Fotika'yı ve her yıl kaç genci bu fabrikanın öldürdüğünü söyleyecektir. Patronun " kader", " ecel", " vakti gelmiş" sözlerine karşı çıkan Hasip efendi, Papazdan öğrendiklerini sıralayacak ve artık bu cinayetlere ortak olmamak için işten ayrılacağını söyleyecektir. Hidayet bey, Hasip efendiyi sessizlikle dinleyecek, biraz zaman geçtikten sonra da Hasip efendinin maaşında artış yapacaktır.

 

                                                           &&&

 

 Hasip efendi işine devam edecek, bir gün başka bir cenazeye yetişmeye çalışan Papazla karşılaşınca Fotika'sını hatırlayacak ve kendini susturan şeyin maaşında yapılan artış olduğunu, bu sus payının sermaye sahiplerine, patronlara altın, mezarlara ölü yetiştiren kuvvet olduğunu kavrayacaktır. Bu sus payının yalnız kendisini değil yukardakileri bile susturduğunun düşünerek " teselli" bulacak, yaşamına devam edecektir.

 

                                                       &&&

 

    İşin ve işçi yaşamının zorluklarını, ağır ve sağlıksız çalışma koşullarını, emekçilerin uğradığı haksızlıkları, sömürülüşlerini ve emeğinin hakkını alabilmek için mücadele eden emekçilerin direnmekten vazgeçmediklerini anlatan Emek Öyküleri seçkisinin birinci cildi olan Ekmek Kavgası'nın ilk öyküsü Hakk-ı Sükut ( Sus Payı) 'tur.

 

  Üretim araçları sermaye sahiplerinin elinde bulundukça, büyük toprak sahipleri var oldukça bitmeyecek bir kavga olarak niteledikleri Ekmek Kavgası'nın önsözünde;Sennur Sezer ve Adnan Özyalçıner, Refik Halit Karay'ın Sus Payı öyküsünün günümüzde de geçerliliğini yitirmeyen önemini vurgulamışlardır. 

         Emek Öyküleri seçkisinin ilk cildinde yer alan emekçilerin yazarı Orhan Kemal'in " Uyku" adlı öyküsü, yüzyıl önce Hasip efendiyi susturan " sus payı"nın bu kez Celal ustayı susturduğunu ve sürecin aynı biçimde devam ettiğini gözler önüne serer.

 

                                                 &&&

 

 Okuyun Sus Payı'nı ve diğer emek öykülerini, okuyun ve  unutmayın! Yüzyıl önce her ulustan genç kızları öldüren çalışma koşullarının yüzyıl sonra bugün de değişmediğini, işçileri öldürmeye devam ettiğini görmeye çalışın. Yüzyıl önce ipek böceği fabrikasında zehirli gazlarla ölen işçilerin bugün de, kot taşlama atölyelerinde ciğerlerine yapışan tozlar nedeniyle öldüğünü düşünün  

 

 

Bu yazı toplam 2867 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.