1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Tarihe teftiş fırçası
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihe teftiş fırçası

A+A-

            

 

Şu hale bakın.

Sanki insanların başka işleri yokmuş gibi…

Böylesine basit (!) işlerle de ilgilenilir mi canım.

Hem ne hakkınız var yetkilileri rahatsız etmeye, huzurlarını kaçırmaya.

Oturun oturduğunuz yerde.  Başka işiniz mi yok?…

Efendim, işin şakası bir yana.

Turizmimizin gözbebeği yörelerimizden BODRUM’da binlerce duyarlı vatandaş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyareti öncesinde, Osmanlı döneminden kalma topların yağlı boya ile boyanmasına, dahası  tarihi Bodrum Kalesi’nin girişindeki surların plastik boya ile boyanmasına tepki göstermişler. Hatta sorumlular hakkında soruşturma açılsın diye imza kampanyası bile açılmış...

Haber gazetelere de yansıdı.

Ama görünüyor ki pek kimsenin dikkatini çekmemiş.

Oysa, önemli bir haber bence.

Hele de Bodrum’lu insanların tarihe, tarihi mekanlara duyarlılığı, sahip çıkması daha da önemli…

Bir de bize, Diyarbakır’a bakın.

Yıllar ve yıllardır yazılır, söylenir de kimsenin kılı kıpırdamaz.

Daha kısa bir süre önce, tarihi Hasan Paşa Hanı’nın cephesindeki pencerelere demir korkuluklar çekilerek betondan balkon yapıldığı, tarihi taşlara klimalar monte edildiği Vakıflar Bölge Müdürüne bizzat iletildiği halde ilgilenen oldu mu?

Hayır.

Dahası var. Bilirsiniz, bazalt kara taşlar Diyarbakır mimarisinin olmazsa olmazıdır… Bu taşlar volkanik Karacadağ’ın lav akıntısıdır. Bu taşlar çeşitli şekillerde ustaca yontulur, yerine göre oymalarla biçimlendirilerek yapılarda kullanılır. Taşlar o kadar ustalıkla yontulur ve üst üste öylesine yerleştirilir ki, taşların arasından ince bir kağıt parçası bile geçmez… Ve elbette yine taşlar arasına ustaca beyaz derzler verilerek yapıya estetik bir görünüm kazandırılır.

Dedik ya, Diyarbakır mimarisinde kullanılan taşların rengi zaten KARADIR.

Ama bu yetmez (!).

Bizim bazı aklıevveller ne yaparlar bilir misiniz?

Asırlar öncesinden kalma konaklarda olsun, tarihi yapılarda olsun, hatta surlarda olsun, güzel(!)  görünsünler diye kara taşları bir de siyah yağlı boya ile boyarlar…

İnanmıyorsanız, kapalı Kuyumcular Çarşısı içine açılan Hasan Paşa Hanı’nın taştan oymalı, görkemli kapısına gidip bakın.

İnanmazsanız, tarihi Melek Ahmet Paşa Camii’nin ana cadde üzerindeki, yakın zamana kadar nayloncuların istilasında olan ince taş oymacılığını şaheseri diyebileceğimiz güzellikteki kapısına bakın.

Nasıl perişan durumdalar gidip görün…

Hele de Urfakapı burçlarında yıllar öncesindeki barakalar döneminden kalma çirkin boyalara ne demeli?

Yıllar ve yıllardır o pislik burçlarda öylece durur.

………

Diyeceğim o ki; Bravo Bodrum’lu vatandaşlara…

İnanın bizde, Diyarbakır’daki tarihi anıtlardaki tahribat Bodrum’daki “Teftiş Fırçası”na BEŞ çeker.

Ve kimsenin kılı kıpırdamaz…

Çünkü, tüm yetkililer, yerlerinden o kadar memnunlar ki…

Hele, Dicle Üniversitesi’ne, aman ha sakın kimse bir şey demesin…

 

Bu yazı toplam 524 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.