• Diyarbakır12 °C
  • Batman13 °C
  • Mardin15 °C
  • Bingöl6 °C
  • Bitlis6 °C
  • Elazığ9 °C
  • Erzincan7 °C
  • Şanlıurfa15 °C
  • Erzurum3 °C
  • Ağrı-1 °C
  • Gaziantep12 °C
  • Hakkari5 °C
  • Muş1 °C
  • Siirt13 °C
  • Van6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tedavi edilmeyen boğaz enfeksiyonları kalbi vuruyor
30 Kasım 2013 Cumartesi 15:41

Tedavi edilmeyen boğaz enfeksiyonları kalbi vuruyor

Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aziz Karabulut, akut romatizmal ateş hakkında bilgi verdi.

Endüstrileşmiş ülkelerdeki erken tanı ve yeterli tedaviler sayesinde akut romatizmal ateşin gelişme olasılığı ve buna bağlı kalp kapak hastalıkları eskiye oranla oldukça azaldığını belirten Doç. Dr. Aziz Karabulut, gelişmekte olan ülkelerde bu durumun halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini söyledi. Akut romatizmal ateş tablosunun en sık görülen bulgusunun büyük eklemlerdeki ağrı, şişlik ve kızarıklıktan oluşan artrit tablosu olduğunu kaydeden Doç. Dr. Karabulut, “Oldukça ağrılı seyreden bu eklem tutulması tablosu genellikle hastalık kalıntısı bırakmadan iyileşir. Daha az görülen diğer bulgular ise kalbin etkilendiği göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetler ile kendini gösteren kardit tablosu, geç dönemde görülen beyin ve santral sinir sisteminin etkilenmesi ile oluşan korea tablolar ve bazı cilt bulguları eritemamarginatum ve subkutan nodüller tablolardır. Her ne kadar eklemlerin etkilenmesi ile oluşan artrit vücutta hasar bırakmadan iyileşiyor olsa bile, kalp ve beyin tutulması sonrası kalıcı hasar görülebilir” dedi.
“ENFEKSİYONLAR GENELDE ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE GÖRÜLÜYOR”
Kalp tutulumunun tüm akut romatizmal ateş geçiren hastaların yüzde 50’sinde görüldüğünü anlatan Doç. Dr. Karaaslan, “Kalp tutulumu gelişen hastaların da yaklaşık olarak yüzde 70’inde ileriki yıllarda daha belirginleşerek kalp kapak hasarları ortaya çıkar. Enfeksiyonun görülme yaşları genellikle çocukluk dönemi olan 5-15 yaşları arasıdır. Erken dönemdeki sıkıntılar geçtikten sonra hastaların uzun bir süre herhangi bir şikayeti olmaz. Kapak harabiyetine bağlı nefes darlığı, çabuk yorulma çarpıntı gibi şikayetler orta yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Buradan da anlaşılacağı gibi bu hastalık oldukça yavaş ilerleyen bir karaktere sahiptir. Ancak sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonu atakları hastalığın seyrini hızlandırıp daha erken yaşlarda şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu önemli nokta hastaları, sık hastalanmadan korumanın gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu amaçla tüm dünyada uygulanan en önemli korunma yöntemi 28 günde bir uygulanan koruyucu iğnelerdir. Bu, tedavinin şekli, dozu ve uygulanma süresi ise pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi sonrası hekim tarafından kararlaştırılan bir durumdur” diye konuştu.
“ERKEN TANI VE TEDAVİ ÖNEMLİDİR”
Çocukluk çağlarındaki boğaz enfeksiyonlarının erken tanı ve yeterli tedavisi, toplu yaşanan yerlerde yeterli korunma önlemlerinin alınması, akut romatizmal ateşin gelişme ihtimalini azaltacağını bildiren Doç. Dr. Karaaslan, “Akut romatizmal ateşe yakalanan hastalarda erken tanı ve tedavi, uygun süre ve dozda yapılacak olan koruyucu tedaviler, ileride gelişebilecek olan kapak harabiyetinin gelişme oranını ve erkenden kapak hasarına bağlı müdahale gereksinimini azaltacaktır” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim