1. YAZARLAR

  2. NACİ SAPAN

  3. Tekel bayileri ve ‘mini meyhaneler’
NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tekel bayileri ve ‘mini meyhaneler’

A+A-

IŞİD-DAİŞ katilleri ile ilgili haberleri gözden geçiriyorum derken gözüme;

‘Tekel bayisinde silahlı çatışma, 1 ölü, 2 yaralı’ haberi takılıyor gözüme.

Üstelik haber Diyarbakır mahreçli

Diyarbakır’ın Bağlar semtinde vuku buluyor hadise.

Daha öncede buna benzer olaylar olmuştu.

Yine tekel bayisi muhabbeti diye hatırlıyorum.

 

Neden tekel bayilerinde bu tür olaylar oluyor diye hiç düşünmenize gerek yok. Cevabını ben vereyim.

Tekel büfelerinin tümü olmasa dahi, büyük bir kısmı

‘Mini meyhane’ formatında da ondan

Tekel mallarının ayakta satışı yapılmış olsa ne diye insanlar durup dururken alışveriş yaparken birbirlerine silah sıksın ki.

 

Tekel bayilerinin çoğunluğunda arka plan var.

Alt yâda üst katlarında, dükkân metrekare olarak büyükse arka bölümlerinde ‘Mini meyhane’tarzında düzenlenmiş bölümler var ve oturanlara hizmet veriliyor.

 

Yasal bir hizmet biçimi olmadığı gibi kontrolsüz ve emniyetten uzak bir ortam oluşuyor. Şişede durduğu gibi durmuyor, bir süre sonra kana karışıyor, daha sonra ‘yiğitlik’ mertebesine ulaştırıyor bir takım kendinden menkul mahlûkları ve ortaya ölümlü yaralamalı durumlar çıkıyor.

 

Tekel bayilerinin arka bahçeleri konusunda daha öncede ilgili ve yetkilileri uyarmıştık, ancak bir sonuç alınamadığını görüyoruz. İçtikleri içkilerden sonra birbirlerine yiğitlik taslayanlar için bu kontrolsüz mekânların bir daha gözden geçirilmesi gerekiyor. Hem toplum yararına hem de ailelerin çocuklarını boş yere kaybetmemeleri adına. Bayilerin bulunduğu semtlerdeki gençlere de kötü örnek olmaması açısından da bu mekânların mutlaka gözden geçirilmesi gerekiyor.

 

Toplum yaşamını düzenlemek ve doğru kararlarla yönlendirmek gibi bir görevi olan Demokratik Toplum Kongresinin sanırım bu tür durumlar için oluşturduğu birimler vardır. Tabi ki, asayiş-kontrol mantığı ile değil, ikna ve uyarı mantığı ile ele alınması gereken bir durum var, mutlak surette sorumluluk gerektiriyor. ‘Kendi kendini yöneten bir toplum’ mantığının hayata geçirilmesi sloganlarla olmuyor.

 

Bir tarafta savaşa endekslenmiş Kürt gençliği

Diğer tarafta çanak tutulan ‘Lümpen’ bir yapı

Özetle durum sıkıntılı

Sıkıntının adı kişisel değil, toplumsal.

Bu nedenden dolayı, toplumsal duyarlılığım böyle bir hatırlatma yazısı yazmamı gerektiriyordu, yazdım.

 

Bu yazı toplam 1297 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.