1. YAZARLAR

  2. Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

  3. Tezkereden Sonra..!
Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

Süleyman ÇİFTÇİOĞLU

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tezkereden Sonra..!

A+A-

 

Tezkere ,muhalefetin (CHP-BDP) ret oyu vermesine rağmen meclisten geçti.Geçmesine geçti ama bakalım Ortadoğu 'nun kan kokan ,kimin kime çalıştığı belli olmayan karmaşık yollarından nasıl geçecek ..?

Türkiye için zor ,zor olduğu kadar da mecburiyetten alınmış bir karardı. Yanı başında bir yangın vardı ve bu yangın ,müdahale edilmezse bütün bölgeyi yakacak ve en büyük bedeli ise Kürtlerle birlikte Türkiye ödeyecekti.

Koalisyon güçleri tezkerenin geçmesiyle birlikte Türkiye 'nin bir kara harekatı başlatması yönünde baskı yaptılar.Kürt siyasetçiler kara harekatına şiddetle karşı çıktılar.Türkiye ise bir kara harekatı başlatmayacağını insani yardım ve lojistik destekle yetineceğini belirtti.

İnsani yardımı daha etkili yapabilmek için de sınırda bir güvenlik bölgesi oluşturulmasını önerdi.Bir kara harekatına da sadece IŞİD'i değil Esed rejimini de hedef alması durumunda destek vereceğini şart koştu. Çünkü IŞİD bir sebep değil sonuçtu. IŞİD'i  doğuran en önemli sebeplerden biri de Suriye 'deki Esed rejimiydi. Bu rejim ortadan kaldırılmadıkça yapılacak hiçbir operasyon hedeflenen noktaya götürmeyecekti.

ABD'nin Esed rejimine hiç vurgu yapmaması ve sadece IŞİD 'le ilgilenmesi doğrusu kafalarda soru işaretleri bırakıyor.Ayrıca gelen haberlere bakılırsa havadan attığı bombalarla IŞİD'i değil de dağı taşı vurması sorularla beraber cevaplarını da veriri mahiyettedir. Yapılmak istenen yangını daha da büyütmek  ve başka ülkelere de sıçratmaktan başka bir şey değildir. Daha şimdiden Diyarbakır ,Batman,Mardin,Van vs. illerde ortalık karışmaya ve büyük planın bir ayağı şekillenmeye başladı bile. ABD derin devletinin çözüm sürecine yönelik bu hamlesi eminim ilgili taraflarca dikkate alınacaktır. Aksi takdirde çözüm sürecinde alınan bunca yol ve emek heba olup gidecektir.

Olayın diğer  bir boyutu ise Türkiye'nin ısrarla bir kara harekatına sokularak bölgedeki güvenli bir liman , sığınılacak bir dost etiketini yaralamaktır. Yani bir nevi sahipsizleştirmektir!

Bu da olursa , kimsenin kimseye  güvenmediği , herkesin herkesi düşman gördüğü bir Ortadoğu , Emperyalizmin  kanlı avuçlarının içinde sıkılarak yok olup gidecektir.

Dolayısıyla Türkiye pozisyonunu korumaya devam etmelidir diye düşünüyorum. Kobani düşerse çözüm süreci biter diyenlere de bir çift sözümüz var , Kobani'nin düştüğü  ya da bir yere gittiği yok! Kobanili 160 bin kardeşimiz Türkiye'de bizim misafirimiz değil mi, güvende değiller mi? Yarın bu IŞİD denen musibet yok olup gittiğinde kardeşlerimizi Kobani'ye kendi ellerimizle biz uğurlamayacak mıyız? O zaman Kobani yine var olmaya devam etmeyecek mi?

NOT: Joe Biden 'in Türkiye 'yi itham eden iftirasını , Türkiye'nin IŞİD'e desteğinin delili diye gösterenler de acaba tıpkı onun gibi özür mü dileyecekler, yoksa delil icat etme çalışmalarına devam mı edecekler?

Ne dersiniz?

Bu yazı toplam 884 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.