1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. TOPRAK VE TARIM REFORMU
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

TOPRAK VE TARIM REFORMU

A+A-

 

 

Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” demiş atalarımız

Bakın hiç hatırlayanımız var mı Toprak ve Tarım Reformu’nu.

Yok. Unuttuk gitti. Bizler unuttuk. Aydınlarımız, siyasilerimiz unuttu. Yeri geldikte “mangalda kül bırakmayan” kalemşorlarımız unuttu. Solcularımız unuttu…

…………

Oysa  “Cumhuriyet tarihinin en önemli devrimi”ydi Toprak ve Tarım Reformu.

Hatırladınız mı acaba?

Öyleyse hatırlatayım kısaca.

Çünkü, 40 öncesine ait bu öykü aynı zamanda  “Köy Enstitüleri” hezimetinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprak ağalarına, feodal güçlere karşı ikinci yenilgisinin de öyküsüdür…

1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Yasası 12 Mart 1971 Muhtırası’nın gölgesinde kurulan Naim Talu Hükümeti tarafından çıkarılmıştı. Hemen ardından 1 Kasım 1973 tarihinde de Urfa pilot bölge seçilerek, uygulama hazırlıkları başlatıldı.

Urfa’nın pilot bölge seçilmesinin elbette nedenleri vardı.

Çünkü Urfa, özellikle Harran, Akçakale Viranşehir yöreleri, toprak dağılımında en adaletsiz bölgeydi.

Çünkü Urfa,  hazine arazisinin en çok olduğu bölgedir ve bu arazilerin yüzbinlerce dekarı asırlardır feodal ailelerin, ağaların işgali altındadir.

Çünkü Urfa, topraksız köylü nüfusun en yoğun olduğu bölgedir. Her yıl onbinlerce yoksul ve topraksız çiftçi ailesi çalışmak için başta Çukurova olmak üzere, Ege bölgesi, Konya ovası ve Karadeniz bölgelerine göç etmektedir…

Çünkü Devlet, 1940’larda yürürlüğe konulan “Çiftçiyi Topraklandırma Yasası”nı bu bölgede uygulamayı becerememiş, dağıtılan hazine arazilerinin büyük bölümü tekrardan ağaların kontrolüne geçmiştir…

Amaç bellidir.

Uygulanacak reform sayesinde hem bu olumsuzluklar giderilecek, bölgede giderek büyüyen ve sosyal sorun haline gelen işsizlik önlenecek, hem de milli ekonomiye büyük katkı sağlanmış olacaktır…

Yasanın yürürlüğe girmesiyle ilk bölgede Tapu ve Kadastro çalışmaları başlatıldı.

Ve Türkiye’de ilk kez bir ilin tapu ve kadastrosu TAM olarak çıkarılmış oldu.

Bu sayede, hem herkesin tapulu arazisi kesin sınırları ile tespit edildi, hem hazineye ait topraklar belirlenmiş edildi.

Ve görüldü ki, meğer bu bölgedeki yüzbinlerce hektar hazine arazisi asırlardır haksızca ağalar tarafından kullanılmaktadır…

Bu durum elbette ağaların, beylerin hoşuna gitmedi.  Hele de tespit edilen hazine arazilerinin ve de ağaların ellerindeki geniş arazilerin bir bölümünün istimlak edilerek topraksız köylülere dağıtılacağı kararı, bölgedeki ağaları, beyleri çileden çıkardı.

Tepkiler başladı, büyüdükçe büyüdü…

Bir yanda yasanın iptali için uğraşmaya başlayan toprak ağaları bir diğer yandan da yasanın boşluklarından yararlanmanın çarelerini aradılar. Sahte boşanmalar, sahte evlilikler, sahte miras paylaşımları başladı…

Bu arada bölgenin politik yapısı da altüst oldu.

Yasanın iptali için hukuk büroları kuruldu. Özellikle bürokrasiye ve siyasete etkili olabilecek güçlü insanların içinde yer aldığı komitelerin emrinde  kullanılmak üzere fonlar kuruldu.

Bu arada; onyıllardan bu yana aralarında kan davası olan aileler, hasım aşiretler bile bir araya gelerek  uygulamaya karşı oluşmuş CEPHE’ye katıldılar.

Ağalar, beyler, güçlü şeyhler ve politikacılar bir araya gelince uygulamayı yozlaştırıp yavaşlatmak daha kolay oldu.

Bu arada Adalet Partisi’nden istifa eden eski TBMM Başkanı Ferruh Bozbeyli’nin kurduğu Demokratik Parti tarafından Toprak ve Tarım Yasası’nın iptali için Anayasa Mahkemesine dava açıldı.

Dava devam ediyorken kurulan 1. MC Hükümeti’nde MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in Başbakan Yardımcısı olması, ayrıca da Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı’nın MHP’li Devlet Bakanı Mustafa Kemal Erkovan’a bağlanmasıyla bölgedeki siyasi denge bir anda MHP lehine değişmiş oldu. 

Bölgedeki toprak sahibi büyük aileler, politikacılar mensup oldukları partilerden istifa ederek MHP’ye geçtiler. Çoğu MHP’nin yönetim birimlerinde görev almaya, bu arada partiye büyük bağışlar yapmaya başladılar.

Yalnız SAĞ partilerden değil, yıllar yılı CHP’li olan toprak sahibi aileler de MHP’ye geçtiler.

Urfa’da güçlenen MHP bunun sonucunu seçimlerde de almaya başladı.

Örneğin; 1973 seçimlerinde Urfa’da toplam 1.188 oy almış olan MHP, 1977 seçiminde oyunu 11.876’ya çıkarmayı başarmıştı.…

……………

Evet. Urfa’daki Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı kısa süre içinde MHP’lilerin, dolayısıyla toprak sahibi ağaların kontrolüne geçti. Partiye büyük bağış yapan etkili ağalar artık kolaylıkla müsteşarlık denetleme komisyonlarından arazileri için “Tarım Dışı” raporları alabiliyorlardı.

Kadastrosu yapılan dağıtıma tabi arazilerin topraksız ailelere bölüşümü de yine MHP’lilerin kontrolünde yapılır oldu.

Nitekim; 24 Haziran 1975 günü Akçakale’nin Dibek Köyünde, MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Alparslan Türkeş’in katılımı ile yapılan törende 124 aileye dağıtıldığı açıklanan. arazilerin hiçbiri köylülerin eline geçmedi.

Zaten bu törende tapu değil, geçici bir belge verilmişti köylülere.

Ellerine birer belge tutuşturulan köylülerin hiç biri tarlasının nerede olduğu bilmedi, öğrenemedi.

Ve beklenen oldu. Sonuçta Anayasa Mahkemesi tarafından 10 Mayıs 1977 günü verilen kararla yasa iptal edildi.

İptalin yürürlük tarihi de BİR yıl sonraya, yani 10 Mayıs 1978 gününe kadar yeni YASA çıkarılması için bırakılmış olmasına rağmen YASA çıkmadı, çıkarılmadı…

Böylece çıkarıldıktan 3 yıl,11 ay ve 21 gün  yürürlükte kalabilen Toprak ve Tarım Reformu Yasası, bir daha açılmamak üzere tozlu raflara kaldırıldı…

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra toprak sahipleri açtıkları davalarla bütün arazilerini, üstelik devlet tarafından üzerlerine yapılmış yatırımlarla birlikte geri aldılar.

Yetmedi. Atatürk Barajı ve Urfa sulama tünelleri, kanalları tamamlanarak devreye girdi. Bunların hepsi tabii ki büyük toprak sahibi ağalara, beylere yaradı…

Bölgedeki topraksız köylülere ne mi oldu.

Çalışmak için yine Çukurova, Ege, Karadeniz yollarındalar…

Oh, ne ala memleket.

 

Bu yazı toplam 3473 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.