1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. TÜRKİYE'NİN İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ÜRETİMİNİN YÜZDE 50'Sİ
TÜRKİYE'NİN İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ÜRETİMİNİN YÜZDE 50'Sİ

TÜRKİYE'NİN İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ÜRETİMİNİN YÜZDE 50'Sİ

DİYARBAKIR bu yıl, 148 bin ton kırmızı mercimek ve 50 tonluk yaş koza ile ipek böcekçiliği üretiminde Türkiye birincisi oldu.

A+A-

 

Diyarbakır Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ertan Atalar, yağışlardan dolayı olumsuz bir mevsim yaşanmasına rağmen çok iyi bir hasat dönemi geçirdiklerini söyledi.

 


Organize Sanayi Bölgesi'nde 2012 yılında hizmet vermeye başlayan Birkar Tarım Gıda Hububat İşleme Fabrikası'nda incelemelerde bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, genelde bölgenin özelde ise Diyarbakır'da tarımın çok önemli noktalara geldiğini söyledi. Kırmızı mercimek üretiminde Diyarbakır'ın Türkiye'de birinci sırada olduğunu belirten Atalar, "Mercimek üretimi bakımından Türkiye birincisiyiz. Diyarbakır mercimeği çok kaliteli ve çok lezzetli. Hububat ekim alanlarının ağırlıklı olduğu, yüzde 84'ünün hububat ekili olduğu bir bölge. Bu hububat arasında mercimek daha çok ekilmekte. Son 3 yılda artan bir üretimimiz vardı. Geçen yıl 390 bin dekar alanda üretimi yapılan mercimek üretim alanı, bu yıl 757 bin dekara çıktı. Üretim de 82 bin tondan 148 bin tona ulaştı. Hem üretim arttı hem de elde edilen ürünün kalitesi arttı. Tarımsal araştırma ve üniversitemiz ile akredital olmuş firmaların katkısıyla da yerli tohum üretilmeye başlandı. Bu tohumlar kendimize ait, tescil edildi. Oldukça verimli ve bölge ekonomisine ciddi kazanç sağladı, çiftçinin yüzü gülmeye başlandı. Hububat döneminde ekilmeye başlanıyor. 1,5 ay önce hasat dönemi kapandı. Bu yıl da yoğun mercimek ekimi gerçekleşti. Yağışlardan dolayı olumsuz bir dönem geçirdik ama iyi bir hasat dönemi oldu. Çiftçi genelikle mercimek ekimini tercih ediyor, kazancı bol olması nedeniyle" diye konuştu.



 

BAKANLIK DESTEĞİYLE FABRİKA KURULDU

Sadece hububat ekimi ve üretimiyle değil, bu hububatın değerlendirilmesiyle de ilgili çalışma yapıldığını anlatan Atalar, "Mercimek üretildikten sonra işimiz bitmiyor. Bakanlığımız tarafından kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi de var. Bu tür bakliyat tesislerinin yüzde 50'si bakanlığımız tarafından karşılanmıştır. Burada elde edilen mercimek sertifikalı tohum haline getiriliyor. Hem de marka tecsili yapılarak paketlenip piyasaya arz ediliyor. Burada ciddi bir katma değer elde ediyoruz. Şu an o tesislerden birinde bulunuyoruz. Sanayileşmek gerekiyor. Tarımsal, hayvansal sanayinin gelişmesi için tarıma dayalı sanayinin gelişmesi gerekiyor. Burada içinde olduğumuz tesis de bunu gösteriyor" dedi.



İpek böcekçiliği konusunda yaş koza üretiminde de Diyarbakır'ın Türkiye'de açık ara ile birinci olduğunu ifade eden Atalar, şöyle konuştu:

"Özellikle Kulp ilçesinde ama diğer ilçelerde de yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Burda ipek kozası üretmek suretiyle bu kozadan elde edilen ürünleri de üretiyoruz. Yaş koza üretiminde Türkiye'nin yüzde 40, bazen de yüzde 50'isine ulaşan miktarı biz burada üretiyoruz. Bu anlamda Türkiye'de bir numarayız. Yıllardan beri bu böyle. Yıllardan beri yapılan çalışmayla birinciliği kimseye vermiyoruz. Çok dezavantajlı bir bölgede üretim gerçekleştirilmekte. Kulp'ta bir altyapı var. Çok eskiden, Osmanlı döneminden beri ilgi gösterilen, üretimi gerçekleştirilen bir bölge. 90'lı yıllarda bitme noktasına gelmişti. Önceki dönem Bakanım Sayın Mehmet Mehdi Eker'in çabalarıyla Kulp ilçemizde Türkiye'nin tek ipek iplik fabrikası kuruldu. Oradaki yaş kozaya sağlanan desteğin artırılmasıyla birlikte sektör tekrar canlandı. Her yıl 49-50 ton yaş koza üretiyoruz. Bu kozayı oradaki 830 civarındaki çiftçi ailesi gerçekleştiriyor. 836 kişiye istihdam alanı yaratmış bulunuyoruz. Burada elde edilen kozaları kuruluşunu yaptığımız ipek fabrikasında ipliğe dönüştürüyoruz. Elde ettiğimiz ipin bir kısmını il dışına pazarlıyoruz. Bir kısmını da bakanlık kaynaklarımız ve kalkınma bakanlığının imkanlarıyla kurulan atölyelerde, halk eğitim hocaları tarafından kursiyerler yetiştiriliyor. Bu sayede ipekten poşu, şal ve fular gibi nihai ürün elde ediyoruz. Bu ürünler de, Mehdi Eker'in bulduğu Pasuri markasıyla da pazara sunuluyor. Şu anda söz sahibi olan firmalarda ayrıca üretimi gerçekleştiriliyor. Böyle bir sektör oluştu. Kadın istihdamı noktasında 70 bayanımız istihdam ediliyor. Buradaki atölyelerde çalışan bayanlarımız var. 800-1000 çiftçi ailemiz de bu şekilde istihdam edilmiş durumda."



GÜNLÜK 40 TON HUBUBAT İŞLENİYOR

Fabrikanın Genel Müdürü Murat Özel, son teknoloji makinelerle kurulan fabrikada tarladan kamyonlarla gelen mercimeklerin kısa sürede ayıklandığını ve temizlendikten sonra da paketlenerek satışa hazır hale geldiğini belirtti. Özel, şunları kaydetti:

"Teknolojik bir mercimek fabrikası kurduk. Fabrikamızda çiftçimizden gelen ürünleri burada işliyoruz. Mercimekler son teknolojik makinelerde ayıklandıktan ve temizlendikten sonra otomatik makinelerimizda paketliyoruz. Paketlemeden sonra satış ve pazarlama gündeme geliyor. Güneydoğu'daki mercimek potansiyelini biz dünyaya tanıtmak istedik. Bu anlamda satış pazarlama ağımız çok güçlü. Türkiye'nin birçok noktasında satışlarımız devam ediyoruz. İhracaat çalışmalarımız da devam ediyor. Tek vardiya çalıştığımız için günlük 40 ton kapasitemiz var. Ama çift vardiya çalışıyor olsak 80 işçi de istihdam etmiş oluruz. Bir yıl içerisinde daha büyük hedeflerimiz var. Kalifiye personel yetersizliği maalesef bizi olumsuz etkiliyor. İran, Irak'a yönelik ihracaat çalışmalarımız sürüyor."

15 MİLYON LİRA'YA MAL OLDU

Fabrika ortaklarından Tahsin Polat, 2012 yılında faaliyete giren tesisin 15 milyon liraya mal olduğunu belirterek, "Fabrikamızın 15 milyon lira civarında maliyeti oldu. Yaklaşık 4 milyon lira devlet desteği oldu. Nohut, fasulye ve kırmızı mercimek gibi hububat, saatte 5 ton işlenerek paketleniyor. 2012 yılında faaliyete geçti. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazara yönelik ama dış pazar çalışmalarımız da sürüyor. Mevsimine göre çalışan personel sayısı artıyor" diye konuştu.

TESCİLLİ TOHUM VE SERTİFİKALI GIDA ÜRETİMİ

Şirketin İdari işler Müdürü Selami Eren, sözleşmeli üretim modeliyle hem tescilli tohum hem de sertifikalı kaliteli gıda ürettiklerini söyledi. Eren, şöyle dedi:

"Sözleşmeli üretim modeliyle sertifikalı tohum üretiyoruz. Bir taraftan tohum üretirken, bir taraftan da kaliteli gıdanın hammaddesini üreterek, kaliteli gıda maddesi üretiyoruz. Sertifikalı tohum ünitemiz, saate 10 ton kapasiteli çalışıyor. Biz Günaydoğu Tarımsal Araştırma, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma'dan aldığımız kaliteli tohumları çiftçiye veriyoruz. Tarlada kontrolünü yaparak tarladan biçtiğimiz ürünleri buraya getiriyoruz. 30'ar ton partiler haline getirip sertifikasyonları aldıktan sonra, sertifikalı tohum olarak satıyoruz. Sertifikalı tohum üretirken ya da gıdayı üretirken, bir taraftan da hayvancılık sektörüne de hizmet veriyoruz. Güvercin besicilerin kullandıkları fiğ bizde artık madde ve onlara gidiyoruz. Buğday ve mercimek artıklarını hayvan yemi olarak kullanıyoruz. Üretilen yemlerin tümü organik. Ekolojik ürün müracatında bulunduk. Onu da aldıktan sonra organik sertifikali üretime geçmiş olacağız. Organik sertifikalı mercimek üretimiyle hem Türkiye hem de dünya pazarına çıkmayı hedefliyoruz."(DHA)

 

Bu haber toplam 492 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.