1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. KÜLTÜR-SANAT

  4. "Ula Fılle Hoş Geldin"
"Ula Fılle Hoş Geldin"

"Ula Fılle Hoş Geldin"

Yazarımız Şeyhmus Diken'in kitapları yeni baskılarıyla okurla buluşuyor

A+A-

 

Bir Diyarbakır Ermenisi Udi Yervant Bostancı'nın ailesi üzerinden yüzyıllık bir trajediyi anlatıyor Şeyhmus Diken "Ula Fılle Hoş Geldin" kitabında...

"Diyarbakır (Dikranagert) el sallıyor uzaktan

  Koşup da yanına varasım gelir

  Hasret kokan o sevdalı kucaktan

  Başımı yaslayıp yatasım gelir."

Yervant Bostancı, udun  ustalarından biri. O, Diyarbakırlı bir Ermeni. Xançepek’te, “Gâvur Mahhallesi”nde doğmuş. Babası Kekê Yaqo’nun hüzünlü sesini dinleyerek, düğünlerde darbuka çalarak tanıştığı müziğin derinlerine dalmış. Bağlaması, cümbüşü, Celal Güzelses’i, Kürtçesi, Ermenicesi, Türkçesi ile Diyarbakır’ın müzik kültürünü hatmetmiş.

1976’da Diyarbakır'dan İstanbul’a, 1992’de de İstanbul'dan ABD’ye göç eden Udi Yervant,  kitabın çıktığı günlerde (2012) Diyarbakır’a geri dönüyor. Ve artık sanatını Diyarbakır'da icra ediyor.

Ula Fılle Hoş Geldin, Diyarbakır’ın kendine mahsus müzik kültürünün, Ermeni mahallesinin, hayatın bütün cepheleriyle 1950’lerden 1970’lere “eski” Diyarbakır’ın, Kürt-Ermeni gündelik ilişkilerinin, puşiciliğin, esnaf muhabbetinin hikâyesi… Tabii eksen, Udi Yervant’ın hüzünlü ve neşeli hayat hikâyesi.

Yıllar sonra tekrar Diyarbakır’a döndüğünde, onu havaalanında “Ula fılle hoş geldin!” diye karşılayan Şeyhmus Diken’in hemşehri kaleminden...

 

"Amidalılar, Sürgündeki Diyarbekirliler"


 

12 Eylül 1980 sonrasında veya arifesinde Diyarbakır’dan "gitmek" zorunda kalan ve çoğu yirmi yılı aşkın süre gurbette yaşayan Kürt siyasal mültecilerle söyleşiler yer alıyor kitapta. Önce çocukluklarının, gençliklerinin Diyarbekir’ine (ve Lice’sine, Silvan’ına, Ergani’sine, Pîran’ına...) dair hatırladıklarını anlatıyorlar. Sonra, 1960’ların sonlarından 1970’lere uzanan yoğun siyasal hareketlilik döneminin aktivistleri olarak, bu döneme ilişkin tanıklıklarını aktarıyorlar. Nihayet, 12 Eylül 1980 darbesi sonrasındaki atmosferi ve gerek Ortadoğu’da gerek Avrupa’daki sürgünlük yaşantılarını hikâye ediyorlar.

Mülteciliğin iki boyutunu da ortaya seriyor bu deneyimler: Hem tahribatı, çilesi, özlemleri – bilhassa Diyarbakır’ın burunda tütüşü... Hem de Avrupa’da bir “Kürt diasporası”nın oluşumuna etkileri – özellikle “İsveç Ekolü” olarak tanımlanan diaspora ortamının ortaya çıkışı...

Şeyhmus Diken’in yaptığı söyleşiler, Diyarbakır "muhabbeti"yle ilgili olduğu kadar, Kürt siyasal hareketinin ideolojik evreniyle ilgili zengin bir dokümantasyon da sunuyor.

Mehmed Uzun’un “Sunuş”u ile birlikte  Tarık Ziya Ekinci’nin “sürgünlük” olgusu üzerine bir değerlendirmesi de yer alıyor kitapta...

ve Tarık Ziya Ekinci, Fevzi Karadeniz, Aziz Alış, J. İhsan Espar, Mehdi Zana, Mahmut Önder, Zerruk Vakıfahmetoğlu, Malmîsanij, Gani Cansever (Heval), Keya İzol, Yaşar Karadoğan, Amed Tîgrîs (A. Meki Dalaba), Abid Dündar, Goran Candan, Haydar Diljen, Bayram Ayaz, Nedim Dağdeviren, Zekeriya Çelik, Kutbettin Alış, Sait Güven, Vildan Saim Tanrıkulu’yla yapılan söyleşiler.

 

İlk kitabı 1997 yılında yayınlanan ve 18. yılında yayınlanmış 18 kitaba ulaşan yazarımız Şeyhmus Diken'in İletişim Yayınları arasında çıkan "Ula Fılle Hoş Geldin" ve "Amidalılar" kitapları geçtiğimiz günlerde üçüncü baskılarını yaparak henüz okumamış veya haberdar olamamış okurlarıyla buluşmayı bekliyor...

 

 

 

Bu haber toplam 1028 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.