1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Utanıyorum!..
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Utanıyorum!..

A+A-

          

 

Geçtiğimiz günlerde Internet ortamına da düşen ilginç, ama bir o kadar da her Diyarbakırlının üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken, herkesin suratına şamar olup çarpan bir söyleşi vardı.

Diyarbakır’da yaşayan Rus gelin Dr. Olga hanımın sözleri.

Rus gelinimiz Olga hanım aslında bizim utanmamız gereken bir konudan, Diyarbakır’daki çevre kirliliğinden söz ederken  “utanıyorum!..” diyordu bu söyleşisinde.

Diyor ki Dr. Olga hanım, "Zaman zaman Rusya’dan akrabalarım, arkadaşlarım beni ziyarete geliyorlar. Diyarbakır çok güzel tarihi bir kent Çok beğeniyorlar ama çevre kirliliğinden de çok  yakınıyorlar  Ben de bu duruma çok üzülüyorum. Burada insanlar evlerine göstermiş olduğu özeni ve hijyeni çevresi göstermiyor. Kadınlar sürekli çamaşır suyu ile evin içerisinde temizlik yapıyor, tüm pisliğini sokağa atıyor. Bu hiçbir yerde olan bir şey değil. Arkadaşlarım  akrabalarım çevre kirliliğinden söz edince ben utanıyorum…’’

Ah, Olga hanım ah…

İnan eskiden böyle değildi Diyarbakır.  Analarımız, ninelerimiz sabah ezanı ile kalkar, önce sokak kapısını yıkar süpürürlerdi. Daha evin beyi işe gitmeden önce...

Çünkü işine gitmek için evinden çıkan evin beyinin adım attığı eşik temiz olursa, o gün işinin bereketli olacağına, rast gideceğine inanılırdı

O sabah herhangi bir evin kapısının önü yıkanmamış, süpürülmemişse, herkesin dikkatini çeker, hatta yadırganır, önemli bir eksiklik sayılırdı. Dahası, komşular kapıyı çalar, evin hanımından bunun nedenini sorarlardı. Ve eğer evin hanımı hasta ise, derhal  devreye komşular girer, komşunun kapısının önü  yıkanır, süpürülürdü.

Yalnızca evlerin önü değil, yardımlaşarak tüm sokak baştan sona sulanır, temizlenirdi...

Ayrıca, belediyenin temizlikçi kadınları vardı.

Gece yarısı saatlerde, belediyenin temizlik işlerine bağlı yüzlerce kadın kentin sokaklarına, caddelerine dağılır, ellerinde uzun saplı süpürgeler, kovalar, kulplu tenekeler olduğu halde sokaklardaki tulumbalı çeşmelerden aldıkları sularla, toz olmasın diye sokakları önce bir güzel sular, sonra da süpürürlerdi. Sabah gün ışımadan işlerini bitiren kadınların topladıkları çöpleri de bu kez eşekli çöpçüler gelir kaldırır. Sokaklar, caddeler böylece temizlenirdi.

Kadın çöpçülerin erken saatlerde süpürdükleri sokaklara, çöp dökmek ayıptı...

Çünkü,  temizlenmiş sokaklar, sonraki saatlerde komşu kadınların kilimlerini serip oturdukları, çay demleyip sohbet ettikleri mekanlar olurdu.

Mahalledeki kadınlar, yaz günlerinde genellikle akşam serinliğinin başladığı ikindi saatlerinde, ya kapı eşiğinde sokakta, ya da yakındaki boş arsalarda oturur çay içer sohbet ederlerdi. Her gün bir komşu semaverini hazırlar diğer komşuları davet ederdi.

Kadınlar, fokur fokur kaynayan semaverden bardaklara doldurulan demli çaylarını yudumlarken bir yandan da günün dedikodusu başlardı ..

Sonraki yıllarda, köyden kente göçlerin yoğunlaşması, eski Diyarbakırlı ailelerin başka kentlere göç etmesi sonucu bu gelenek de giderek yok oldu.

Haklısın Olga yenge, şimdilerde ne yazık ki, kimse çevre temizliğine dikkat etmiyor, umursamıyor bile.

Kentin eski dokusunun kaybolmasının, güzelim bahçeli evlerin beton yığını apartmanlara dönüşmesinin de buna katkısı oldu elbette.

Diyarbakır’ın sur içi evlerinin tümü avlulu bahçeliydi.

Her evde mutlaka çeşme, ayrıca da tulumbalı kuyu vardı.

Kuyu suları genellikle temizlikte, hevşleri, yani avluları yıkamakta, sokak ve bahçe sulamakta kullanılırdı. 1960’lı 70’li yıllarda sur içi kentte başlatılan beton yapılaşma sırasında binaların temelleri kazılırken kentin kanalizasyon ve su şebekeleri tahrip de edildi.

Böylece kuyuların düzeni ve dengesi bozuldu, suları koli basili kaynağına dönüştü...

İşe böyle Olga Yenge.

Utanıyorum!...” diyorsun ya. Hayır, hayır sen utanma. Utanması gerekenler utansın…

 

Bu yazı toplam 747 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.