1. HABERLER

  2. TOPLUM-YAŞAM

  3. Uzman psikolog ’tan yarıyıl tatili uyarısı
Uzman psikolog ’tan yarıyıl tatili uyarısı

Uzman psikolog ’tan yarıyıl tatili uyarısı

Uzman Psikolog Melis Tümer: “Sömestrde mutlaka bir tatil programı hazırlanmalıdır.

A+A-

GAZİANTEP  - Uzman Psikologu Melis Tümer, öğrenciler için yarıyıl tatilinin çok büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Sömestrde mutlaka bir tatil programı hazırlanmalı” dedi. Yarıyıl tatili için uyarılarda bulunan Tümer, okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün derslerine mutlaka çalışmak durumunda kalan öğrenciler için yarıyıl tatilinin öneminden bahsetti.Yarıyıl tatilinin öğrenciler için soluklanmak, disiplinden az da olsa uzaklaşmak fırsatı buldukları bir çeşit özgürlük dönemi olduğunu ifade eden Tümer, “Çocukların gerçek anlamda dinlendirici, rahatlatıcı bir tatil geçirip, motivasyonla ikinci döneme başlamalarını sağlamak ailelerin elinde” diye konuştu. Sömestrde mutlaka bir tatil programının hazırlanarak, konu tekrarı yapılmasının ve kitap okunmasının gerekliliğine dikkat çeken Melis Tümer, “Tabi unutulmamalıdır ki her öğrencinin tatille ilgili beklentisi farklıdır. Kimi öğrenci 15 günlük tatilini, eksiklerini gidermek için ders çalışarak değerlendirirken; kimi öğrenci günlerini televizyon veya bilgisayar başında geçirmeyi tercih etmektedir” sözlerine yer verdi.
Bilgisayar başında geçirilen zaman yorgunluk oluşturuyor

 

Televizyon veya bilgisayar başında geçirilen boş zamanın dinlenmekten daha çok yorgunluk oluşturacağını belirten Tümer, açıklamasına şöyle devam etti:“Birçok öğrenci bu fırsatı, kitap ve defter kapağı açmadan, okullar açılana kadar televizyon seyrederek, geceleri geç saatlerde yatarak ya da odasına kapanıp bilgisayar başında saatlerini harcayarak değerlendirme eğilimindedir. Bu düzene alışık olmayan fizyolojik yapı önceleri zorlanır, daha sonrasında da yavaş yavaş tembellik ortaya çıkar. Tatil boyunca tembelliğe alışan bünye, okul açıldığında eski düzenine dönebilmek için zorlanacağı gibi uzun bir süre kendini toparlayamaz. Bunun sonucunda ikinci döneme iyi bir başlangıç yapmak amacıyla verilen tatil tam tersi bir durumla sonuçlanır.”
Ebeveynlere uyarılar
Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesinde ‘koşulsuz sevgi’ ve ‘güven’ duygusunun önemli etkileri olduğuna değinen Tümer, ebeveynlere ise şu tavsiyelerde bulundu: “Çocuklarınızın düşük not alma nedenlerini birlikte tartışıp çözüm üretin, karar alma süreçlerinize çocuğunuzu da dahil ederek sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlayın. Okul zamanında kalkış saati, çalışma saati gibi belli rutinlere alışmış çocuklarınızın tatil döneminde vakitlerini eğlendirici ve eğitici geçirmelerine yardımcı olun, çocuğunuzla mümkün olduğunca çok zaman geçirin. Tatili birbirinizi daha iyi tanımak, anlamak ve birbirinizin arkadaşlığından zevk almak için değerlendirin. Yetenek, ilgi ve beceri bakımından her çocuğun kendine özgü özellikleri olduğunu unutmayın. Bu nedenle çocuğunuzun dönem boyunca sergilediği performansı başka çocuklarla asla kıyaslamayın.”
Çocuklarınızla birlikte vakit geçirmek için çok iyi fırsat
Anne babalara da tatil için tavsiyelerde bulunan Tümer, çocuklarının düşük not alma nedenlerini birlikte tartışarak çözüm üretmelerini, karar alma süreçlerine çocuklarını da dahil ederek sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlamalarını tavsiye etti. Okul zamanında kalkış saati, çalışma saati gibi belli rutinlere alışmış çocuklarının tatil döneminde vakitlerini eğlendirici ve eğitici geçirmelerine yardımcı olmalarını isteyen Tümer, şöyle konuştu: “Ara dönem, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirmeleri için çok iyi bir fırsattır. Bu zaman diliminde mümkün olduğu kadar birlikte zaman geçirin. Tatili birbirinizi daha iyi tanımak, anlamak ve birbirinizin arkadaşlığından zevk almak için değerlendirin. Yetenek, ilgi ve beceri bakımından her çocuğun kendine özgü özellikleri olduğunu unutmayın. Bu nedenle çocuğunuzun dönem boyunca sergilediği performansı başka çocuklarla asla kıyaslamayın. Çocukları ikinci döneme motive etmek için kaygı ve tehdit yolunu kullanmayın. Çocuğunuza her şeye rağmen koşulsuz sevdiğinizi ve ona güvendiğinizi hissettirin.”

Bu haber toplam 877 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.