1. YAZARLAR

  2. Genceddin Öner

  3. YAŞAMIN ANLAMI NEDİR? NEDEN ÖLÜYORUZ VE ÖDÜRÜYORUZ?(1)
Genceddin Öner

Genceddin Öner

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞAMIN ANLAMI NEDİR? NEDEN ÖLÜYORUZ VE ÖDÜRÜYORUZ?(1)

A+A-

 

Sevgili okurlar.

Diz boyu haksızlık, hukuk tanımazlık, vahşet barbarlıkların var gücüyle sürdüğü, haklı ve haksızın, erdemlilik ve ilkelliğin iç içe geçtiği kakafoninin(kimin ne anlattığı belli olmayan ses ve söylemler kirliliği) yoğunlukla kafa karıştırdığı bu toplumsal acınası halimizden biraz uzaklaşıp, bütün bunların neden ve niçin yaşandığı sorusunun cevabını bulmak için özgür felsefenin derinliklerine kulaç atalım.

 

Yazının başlığı sanırım dikkatinizi çekmiştir. Gelin hep beraber, hayatımızı ve ufkumuzu belirleyen bize “hakikat” diye dayatılan son derece sığ  ve dar ezberler kalıbından sıyrılıp, insanoğlunun havzalasının alabildiğinin ötesine geçelim. Gezegenimizin ve hatta galaksimizin dışına çıkıp, niçinlerini ve nasıllarını sorgulayan felsefi bir yolculuk yapalım. Evren içinde, kentırliyon kere kentırliyonda biri bile olamayan gezegenimizin(dünya) üzerinde yaşayan canlılar içinde şüphesiz ki hayatı en üst düzeyde kurgulayan, değiştiren ve dönüştürebilen yegane canlı insanoğludur . Bu üst düzey bilinç ve eşlik ettiği süper ego, aynı zamanda yaşamış olduğu bu güzelim gezegene felaketi de beraberinde getirmiştir.

 

Aklımızın ve mantık silsilemizin alabildiği şu anki gerçeklik şüphesiz Big bang(Büyük patlama) teorisidir. İlk orjin denilen start noktasından şu ana kadar 13,5 milyar yıl geçmiş olduğu varsayılmaktadır. Primordial substansın (ilkel madde) son derece yoğun ve konsantre olan yapısının nasılı ve nedeni konusu aklımızın bilgi dağarcığının tehayyül edemediği bir konumdayız. Primordial sübstansın bilinmeyen bir nedenle patlamasıyla evrene yayılarak, zaman içinde yoğunlaşan toz ve gaz bulutları, sırasıyla galaksileri, yıldızları ve gezegenleri oluşturmuştur. Şu an kabul gören teoriye göre, milyarlarca galaksi, galaksiler içinde milyarlarca yıldız sistemleri ve bu yıldız sistemlerine bağlı binlerce gezegen mevcut. Evrenin ne kadar büyük ve sonsuz olduğunu bu teorik varsayımlar bile insanoğlunun havzalasını zorlamaktadır. Evrene yayılmaya devam eden bu madde yoğunlaşarak atomik düzeyde kendi iç yapısında meydana gelen nükleer reaksiyonlar neticesinde açığa çıkan çok yüksek derecedeki ısı ve serbest enerji aqçığa çıkmıştır. Bu gaz bulutları zaman içinde yoğunlaşarak galaksileri, yıldızları ve onların gezegenlerini oluşturmuştur.

 

 Bu teoriye göre dünyanın yaşı yaklaşık 4,5 milyar yıldır. Yer kabuğunun soğuması ve yoğunlaşan su buharının sağanak yağmurlar vasıtasıyla okyanusların oluşumu ve suda ilkel canlıların ortaya çıkışı 375 milyon yıl öncesine dayandığı varsayılmaktadır. İki ayakları üzerinde durabilen insanoğlunun atası sayılan ilk insan, 55 milyon yıl önce Orta ve Güney Afrika’da ortaya çıktığı, yapılan radyoaktif fosil çalışmaları ile tesbit edilmiştir. Bizim dışımızdaki uçsuz bucaksız evrende hayat olup olmadığı konusunu şu an bilemiyoruz. Bu soru, Einstein’ın izafiyet teorisinde açıkladığı  E=mC2 formülünde gizlidir. 2012 de CERN adı verilen laboratuvar koşullarında ilk patlama koşullarını yaratmak için yapılan deneyde, atom altı parçacıkların oluşumunu ispatladılar. Ortaya çıkan bu subatomik maddelere bunu gerçekleştiren bilim adamına atfen  “Higgs bozonu”  adı verildi.

 

Bu yazı toplam 7304 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum