1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. YAŞAR KEMAL( 5)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞAR KEMAL( 5)

A+A-

 

 

 

"...insanın insanı sömürmediği, çocukların çalıştırılmadığı, çocukların ve kadınların dövülmediği,  zulmün, kötülüğün olmadığı,  herkesin, herkesin derdine, sevincine ortak olduğu bir ada..."

 

 

    Yaşar Kemal, İstanbul Menekşe'de geçen 'Deniz Küstü' romanında, insanın insanı sömürmediği, çocukların çalıştırılmadığı, çocukların ve kadınların dövülmediği,  zulmün, kötülüğün olmadığı,  herkesin, herkesin derdine, sevincine ortak olduğu bir ada düşünü anlatır.

 Gençlerin kızlı erkekli denize açılıp balık tuttuğu, sevdiğiyle denizin ortasında güneşe karışarak seviştiği, kimsenin onlara bakmadığı, adada dikilen zeytin ağaçlarından herkesin canı istediği kadar zeytin yediği, zeytin ağaçlarının kimsenin olmadığı, kimsenin kimseye düşman olmadığı, herkesin emeğinin karşılığını aldığı bir ada düşüdür.

       " Menekşe düş ülkemiz, Menekşe gerçeğimiz, Menekşedeki adamız gerçek yaşamımız, diyebilelim mi?" diye sorar. 

      Kitap, 12 Eylül  Danışma Meclisi'nde "Komünizm propagandası " yaptığı gerekçesiyle ihbara konu olacaktır.

 

 &&&

 

     Düşüncelerinden, davranışlarından dolayı bir insanın başına gelebilecek bütün kötü şeylerin başına geldiğini söyleyen Yaşar Kemal,

 

 " işkence gördüm, aç, işsiz kaldım. Ailemden birçok kişi yoksulluk içinde öldü."

   Yoksulluğun dünyadaki zenginlikle birlikte düşünüldüğünde, insanlığın yüz karası olduğunu söyleyen Yaşar Kemal,

  " bir insanın başka bir insanı aşağılaması, bir ülkenin, bir toplumun başka bir toplumu aşağılaması bütün insanlığın aşağılanması değil de nedir?"  diye söyledikten sonra, İnanmış bir Marksist olarak angaje bir yazar olduğunu, bir insanın yaşamı angajeyse, onun yapıtları da başka türlü olamaz, demiştir.

 

Yaşar Kemal angaje olduğu düşüncenin gereklerini yerine getiren bir edebiyat insanıdır.

   Yapıtlarında, anlattığı yerlerin, hikayesine mekan kıldığı çevrelerin ekonomik ve toplumsal yapısını en ince ayrıntısına kadar bildiğini duyumsatan, okuyucusunu hem roman gerçekliğiyle hem de toplumsal bilgi birikimiyle sarıp sarmalayan bir anlatısı vardır.

    Roman okuyucusu kadar, sosyologlar ve araştırmacılar için de anlattıklarıyla geniş bir malzeme sunar.

  Yaşar Kemal yapıtlarında toplumsal gerçekliğe, kendi yaşamından ve yaşamına tanık olduğu insanlar ve olaylar üzerinden yaklaşmaktadır.

  Angaje olduğu sağlam dünya görüşü, süreç içerisinde kazandığı edebiyat birikimi, okuyucuyu kitaba bağlayan bir romancılık tekniği Yaşar Kemal'in gücünü ortaya çıkaran olgulardır.

 

 &&&

 

        Çalışan insanların yoksulluğuna, çalışmak için, ekmek parasını kazanmak için en ağır koşullarda çalışmaya razı olmasına karşın iş bulamayan işsize,  doğanın yok edildiğine neredeyse her gün tanık olunan bir dönemde, insanlık değerlerinin çürüdüğüne tanıklık eden bir edebiyatçı tüm bu olgulara  göz yumarak, sırt çevirerek bambaşka şeyler anlatamaz.

      Yaşar Kemal, insanın en büyük değerinin yaratıcılık olduğunu, en büyük korkusunun da insandaki yaratıcılığın yok olması olduğunu söylemiştir. Ancak umutlu bir insan olarak insandaki bu yaratıcılığın yok olmayacağını ifade etmiştir.

 

  ( DEVAMI VAR)

Bu yazı toplam 476 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.