1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. YAŞAR KEMAL
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YAŞAR KEMAL

A+A-
YAŞAR KEMAL

 

28 Şubat günü kaybettiğimiz usta romancı

Yaşar KEMAL’i herkes tanır. herkes sever.

-Peki, Yaşar Kemal kimdir? Nasıl yaşadı?

Ne kahırlar çekti? Bunları pek çok kimse bilmez.

İstiyoruz ki bunları da anlatalım.

                                                           İşte, size Yaşar Kemal.

Nam-ı diğer Sadık Kemal Göğçeli…                                                                                                                                     M.M.

 

Yaşamında “kahrın danıskasını” görmüş yazarlarımızdandı Yaşar Kemal.

Yaşamının büyük bölümünde sıkıntı çekti, eziyet gördü. Takiplere uğradı, tutuklandı, hüküm giydi, ceza evlerinde yattı.

Hiçbiri yıldırmadı O’nu…

Acılara şerbetliydi çünkü.

O acıların en büyüğünü 5 yaşındayken tatmıştı.

Henüz küçücük bir çocuk iken, babası Sadık efendinin, Hemite köyü camiinde namaz kılarken öldürülüşüne tanık olmuştu.

Beş yaşında bir çocuğun gözü önünde babasının öldürülmesi ne zordur?

Allah kimsenin başına vermesin...

Küçük Kemal kahrolmuş, ama ne çare?.

Aylarca olayın etkisi altında kalmış küçük Kemal. Her gece rüyasında görmüş babasını…

Aradan yıllar geçmiş, korkulu rüyaları giderek uzaklaşmış, sislere gömülmüş.

Kalbindeki  kor da küllenmiş zamanla.

Yarası kabuk bağlamış.

Ve kendini hayatın akışına bırakmış…

……………

Babası Sadık efendi ile anası Nigar Hanım büyük umutlarla gelmişlerdi Adana’nın Kadirli’sine...

Birinci dünya savaşının ağır koşulları onları göçe zorlamıştı.

Van’a bağlı Muradiye ilçesinin ERNİS köyünden kalkıp ta Adana’lara kadar zorlu bir yolculuk yapmışlardı.

Kolay mı, onca yolu o yıllarda katetmek...

Zorlu ve meşakkatli bir yolculuktan sonra aile Kadirli’nin Hemite Köyü’ne gelir yerleşir.

Hemite güzel bir köy. Çukurova’nın beti bereketi bu köyde de doyuruyor herkesi.

Sadık efendi mutluydu. Pekçok sıkıntıyı gerilerde bırakmanın mutluluğu içindeydi. En çok da kanlılarından uzaklaşmış olduğuna seviniyordu...

Sadık efendinin mutluluğu 1923 yılında (Nüfus kaydına göre 1926)’da  bir oğlunun dünyaya gelmesiyle doruğa ulaşır...

Kemal adını takarlar küçük bebeye  “Bahtı da Kemal Paşa gibi olur inşallah...” diyerek...

Kemal Sadık daha çocuk yaşta herkesin sevdiği sağlıklı bir çocuk olur.

Büyüdükçe de daha bir sevilir ailede.

Okul çağına geldiği günlerden birinde kaza sonucu  bir gözünü kaybedince herkes onun nazara geldiğine inanır... Sonra felaketler peş peşe gelir. Babası öldürülür...

Küçük Kemal Sadık yaşı geldiğinde komşu Burhanlı Köyü ilkokuluna yazdırılır.

Sonradan da Kadirli’deki Cumhuriyet İlkokuluna geçer. Burayı tamamladıktan sonra Adana’da orta okula başlar ama, hayat şartları giderek  ağırlaşır ailesi için.

Bir yanda okula giderken bir yandan da çırçır fabrikalarında işçilik yapar Kemal Sadık. Ne  var ki işi ağırdır. Bu yüzden hem okulu hem işi bir arada götüremez.  Ve sonunda ortaokulu son sınıfta iken terk etmek zorunda kalır.

Onun için ailesini geçindirmek daha önemlidir...

Yıllar ve yıllar çeşitli zorluklar içinde geçer. Derken, İkinci dünya savaşı başlar. Savaşın ağır koşulları zorlar aileyi.

Delikanlı çağına girmiş Sadık Kemal çeşitli işlere girer. Okur yazarlığı işine çok yarar. Bunun sayesinde 1941 yılında Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği’nde ırgat kâtipliği, Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk, Zirai Mücadele’de ırgatbaşılığı, daha sonra Kadirli’nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği, pamuk tarlalarında, ırgatlık, kunduracı çıraklığı, traktör sürücülüğü ve  çeltik tarlalarında kontrolörlük yapar.

Yirmiye yakın işte çalıştığı bu yıllarda en uzun işi beş yıl üst üste çeltik tarlalarında yaptığı kontrolörlük olur…

Orta okulda iken şiirler yazan Kemal Sadık 1930-1941 yılları arasında şiirlerini Kemal Sadık Gökçeli adı ile Adana’daki Türksözü, Yeni Adana ve Vakit gazeteleri ile Varlık, Kovan, Ülkü, Millet, Beşpınar dergilerine gönderir.

Sanat yaşamına koşma tarzında şiirler yazarak başlayan Yaşar Kemal’in ilk şiiri

1 Aralık 1939 tarihli Adana Halkevi yayını GÖRÜŞLER Dergisi'nde Kemal Sadık Göğçeli imzasıyla yayımlanan şiiridir. Bu şiirinde Seyhan'a duyduğu özlemi dile getirir. Duyguları sel olur Seyhan'ın ak köpüklerine karışır.

Bu ilk şiirinin ilk dörtlüğü şöyle;

  Ey, Seyhan karışarak beyaz köpüklerine,

  Suyundan bir damlacık gönlüm olmak istiyor.

  Şen kalbim katlanarak en büyük yüklerine,

  Ruhum koynunda, bir an düşe dalmak istiyor...

……………

Adana Halkevi’nde görevli olması sayesinde köyleri dolaşıyor, folklor araştırmaları ve derlemeleri yapıyordu. Bu derlemelerinin ilki 1943’te Ağıtlar adı ile yayımlandı…

1940’lar Yaşar Kemal’in  adının sanat çevrelerince tanındığı yıllardır. Bu yıllarda  “Çığ” dergisi çevresinde toplanan yazar ve aydınlarla tanışır. Orhan Kemal, Pertev Naili Boratav, Nurullah Ataç, Abidin Dino ve ağabeyi Arif Dino gibi ünlü yazar ve sanatçılarla ilişkilerini geliştirir.

Bu arada 1950 yılı başlarında siyasi nedenlerle ilk tutukluluğu tadar 

CHP iktidarının son aylarında T.C. Yasasının ünlü 142. maddesine göre polisçe gözaltına alınır ve tutuklanır. Bir süre Kozan Ceza evinde yattıktan sonra çıkınca askere, oradan da İstanbul’a gider. İstanbul’da ilk Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalışır.

İstanbul’da kısa bir işsizlik döneminin ardından 1951 yılında Cumhuriyet gazetesinin Yurt Haberleri Servisi’nde gazeteciliğe başladı.

 

GAZETECİLİK YILLARI

Bu yıllarda da Kemal Sadık Göğçeli imzasıyla, öyküler, şiirler yazmaya, röportajlar yapmaya devam ediyordu.

Yazarın, özellikle Çukurova Bölgesi ile ilgili röportajları büyük ilgi görüyordü. Röportajlarında gözlem gücünü ustaca kullanıyor, bu yeteneği de ona değer kazandırıyordu.

Roman düzeyindeki ilk çalışması olan TENEKE’de  kasaba eşrafının yasadışı eylemlerine boyun eğmeyen, karşı duran bir kaymakamın halkla birlikte verdiği savaşımı işledi. Bu romanın kahramanının 1960-1962 yıllarında Kadirli’de kaymakamlık yaptığı sırada çeltik ağalarıyla mücadele eden, sonrasında Ecevit hükumetlerinde Adalet Bakanlığı yapan Mehmet Can olduğu öne sürüydüyse de bu konuda Yaşar Kema lhiçbir zaman renk vermedi, kimlik açıklamadı…

Yaşar Kemal TENEKE’den sonra da gücünü sözlü halk anlatılarından alan  büyük soluklu romanlar yazmaya yöneldi ve başarılı oldu. İlk romanlarından “İnce Memed” geniş yankı yaptı. Bununla Varlık Roman Ödülü kazandı. Bu romanı yaklaşık 40 dile çevrildi.

İsveç’te 20’ye yakın baskı yaptı. Sovyetler Birliği’nde, Fransa’da defalarca basıldı.

Bu arada bir çok romanı ve öyküsü sahnelendi.

Yer Demir Gök Bakır” oyunu uluslararası “NANCY  Festivali’nde birincilik ödülü kazandı.

Birkaç kez NOBEL’e aday gösterilen Yaşar Kemal’e bir çok ödül yanında 1974 yılında Fransız Hükümeti tarafından  “Legion d’Honneur” nişanı 1982 yılında uluslararası Del Duca ödülü verildi.

Yapıtlarında; Torosları, Çukurova'yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu, çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

 

ROMAN VE ÖYKÜLERİ

Yaşar Kemal, ilk Teneke ve İnce Memed romanlarıyla bir Çukurova yöresi romancısı olarak tanındı. Asırlar boyu feodal ilişkilerin egemen olduğu bu yörede; ekonomik yapının giderek kapitalist yapıya doğru dönüşmesi romanlarının temelini oluşturdu.

İnce Memed ile ağalık kurumunu ve eşkıyalık temasını, ağa-köylü ilişkisini destansı ve şiirsel bir dille işledi. İnce Memed ikinci ve üçüncü ciltlerinde bu konuyu sürdüren yazar Dağın Öte Yüzü genel başlığı altında topladığı Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu romanlarında dağ köylülerinin mevsimlik ırgat olarak Çukurova’ya gelişlerindeki çileyi yazdı. Akça Sazın Ağaları’nı oluşturan Demirciler Çarşısı Cinayeti ve Yusuf Yusufçuk’da bu çelişkinin kesinleşerek köylünün birleşmesinden korkan ağaların köylüyü birbirine düşürmesini, eski ağalık düzeninin evrimleşerek sanayiye yönelen yeni bir tip ağanın ve yeni bir ağalık düzenin ortaya çıkışını öyküledi.

Yılanı Öldürseler de yine aynı yöreye töreler ve bu törelerin bir kız kaçırma olayı nedeniyle çıkan çatışmalardaki etkisi açısından yaklaştı.

Van’dan Çukurova’ya göçen bir ailenin çektiği acıları Kimsecik 1 ve Kimsecik 2 romanlarında öyküledi.

Al Gözüm Seyreyle Salih, Deniz Küstü Ve Kuşlar da Gitti romanlarında odak noktası olarak denizi, deniz insanlarını ve doğanın kirlenme nedeniyle giderek yok oluşunu konu edindi.

Höyükteki Nar Ağacı’nda ise; traktör kullanımı nedeniyle işsiz kalan dört köylünün kutsallığına inandıkları nar ağacını arayışlarını öyküledi.

Üç Anadolu Efsanesi,  Ağrı Dağı Efsanesi; Bin Boğalar Efsanesi ve Çakırcalı Efe adlı yapıtlarında, halk öykülerini ve söylenceleri roman yapısıyla yeniden yazdı.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca’da mecazlı bir üslup kullandı.

Öykülerinde akıcı bir üslupla, Çukurova insanının acılarını işleyen Yaşar Kemal’in birçok yapıtı sinemaya ve tiyatroya da uyarlandı.

 

SİYASET YILLARI

1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde Genel Yönetim Kurulu üyeliği, Propaganda Komitesi başkanlığı ve Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı.

1963’te ayrıldığı gazetecilikten sonra kendini bütünüyle roman yazma uğraşına verdi.

1967’de haftalık dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. Sorumlusu olduğu bu derginin yayınları arasında çıkan Marksizmin Temel Kitabı yüzünden 18 ay hüküm giydi. Bu karar Yargıtay tarafından bozuldu.

Ant’daki yazılarından dolayı çeşitli kovuşturmalara uğradı.

1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 yıllarında bu sendikanın ilk genel başkanlığını üstlendi.

1995’te Der Spiegel’de çıkan bir yazısı dolayısıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, 20 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezası ertelendi.

PEN Yazarlar Derneği üyesi olan ve Yaşar Kemal’in 29 dilde yayımlanmış kitaplarıyla, dünya yazınında haklı ve önemli bir yeri vardır.

--------------------------------------------------------------------------

(Mehmet Mercan’ın “Adana Ünlüleri” kitap çalışmasından)

 

 

Bu yazı toplam 1133 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.