1. YAZARLAR

  2. Nimetullah Yıldız

  3. YAZARKEN ROBİN'DİM ; OKURKEN HENRY OLDUM .
Nimetullah Yıldız

Nimetullah Yıldız

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YAZARKEN ROBİN'DİM ; OKURKEN HENRY OLDUM .

A+A-

          

 

Kelimelerin Kıyameti adlı yarım kalmış o romanın , hangi sayfası olduğunu henüz bilmediğimiz bir sayfasında  Robin , Henry'e  şöyle der :

Bu hayatta kimse baş rolde değil Henry .

Roller adil paylaşıldı .

Baş rolde olduğunu sananlar ,birer aptal figürandı .

Ve  hemen ardından kralları tacından edecek o sözünü söyler :

İşte böyle Henry .

Kralların en kralı bile başındaki tacın altındaydı .

Robin gerçeği söylüyordu ! Bu hayatın bir altı vardı , bir de üstü .

Ve  bu hayatın alt üst edişleri vardı ki hakikati birer birer anlatırdı .

Robin , Henry' e ( boş bar taburesine ) dönüp , şöyle devam etti sözlerine :

Olağan üstü bir şey arama bu hayatta Henry .

Olağan olmayan bir hayatta olağan üstülük aranmaz .

Bu hayatta adamı alt üst eden şeylere olağan diyorlar .

Sonra bedelini sana ödetmeyi bile (olağan) bulup (üstü) kalsın diyorlar.

Aşkı,alış veriş sananların içten pazarlıklı olmasına şaşırmamak lazım.

Alış veriş dediğin pazarlıksız olmamalı , Henry .

Evet ! Aşk pazarlıksız bir içtenliktir belki ama

yine de haklarını yememek lazım ; en azından pazarlıkları içten.

Bir birimizin kanında dolaşmak yerine ;

Bir birimizin kanını akıtıyorduk .

Kanın kırmızısı temsil ediyor iken utancın rengini ,

Utanmadan , arlanmadan anlatıyorduk sevgiye dair olmayan her şeyi .

İşte böyle , Henry .

Bu dünyada aşk sadece bir efsaneydi .

İşte bizim durumumuz bu Henry .

Yukarıda hepimize yetecek kadar yıldız varken ,

Biz karanlığın peşine düşmüşüz .

Biz insanların durumu neye benzer biliyor musun ?

Kocaman bir çınarın gölgesinde soluklanırken ;

Ne gölgenin sırrını , ne de çınarın yüceliğini fark ederiz .

İlla da gölge düşmez karanlıklar deriz .

Robin 'in Henry 'e ( boş bir bar taburesine ) anlattıklarının ardı arkası gelmiyordu .

Her gece  o boş bar taburesine ( Henry'e ) dönüp farklı kelimeler ile aynı şeyi anlatıyordu . Malum bar müdavimleri ise ilk başta yadırgadıkları bu kendi kendine konuşan adama ; kulak değil , gönül vermişlerdi adeta .Her biri kendi zihnindeki dünyasında , o boş bar taburesine oturuyor Robin'i dinliyorlardı .

Robin , o boş bar taburesine ( Malum bar müdavimlerine ) hayata , aşka , acıya  ve de eski sevgiliye dair şeyler söylüyordu .

" YAYINLANMAYAN O ROMANDAN ALINTILAR " adlı kitap yayınlandıktan sonra ben de her kitap okuru gibi okumaya başladım . Kelimelerin Kıyameti adlı o yarım kalan romanı kaleme alan , Robin'i ve onun söylediklerini yazan  bendim belki ama,  okurken Henry gibi hissettim kendimi . Robin , o kitabın içinden bana ( Henry'e ) sesleniyordu . Hayata , aşka ve acıya dair bir şeyler anlatıyordu .

Sonra genel yayın yönetmenim Mehdi Tanaman'ın o sözleri geldi aklıma " Bu yazdıklarının sadece sana ait olmadığını biliyorsun değil mi Nimetullah ? " 

Ne kadar da haklıymış yönetmenim " YAZARKEN ROBİNDİM AMA OKURKEN HENRY oldum . Bu bana ait değildi " Bu hepimizin hikayesiydi "

 

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.