1. YAZARLAR

  2. Aydın Alp

  3. YENİ YIL ÖNCESİ OKUL DİYALOGLARI
Aydın Alp

Aydın Alp

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ YIL ÖNCESİ OKUL DİYALOGLARI

A+A-

Sabah okula girer girmez uyanmak için çay almaya gittim. Dem vardı; ama alttaki su ısınmamıştı daha. Öğretmenler odasına girdim. Din dersi hocamız Abdulhalim Hocayı, espri olarak tencere dediğim, koca bardağıyla dumanı tüter halde çayını yudumlarken gördüm. Normaldir, hocamızın nefesi kuvvetlidir, dedim. Bizim görevli Bırayin Recep: “Aydın Hocam, çayı demlemek için sıcak suyu kullandım. Ateşin üstüne koyduğum su, birazdan ısınır. Vekilime, bana öyle sesleniyor, en güzel çayı kendi ellerimle getireceğim.” dedi. Müdür yardımcımız Serkan Hoca geldi. Benim şiirleri art arda bana  okudu. Arkadaşlar beni kışkırtıyor, hadi sen de oku, diyorlar. Ben zaten topu topu üç kısa şiirimi ezberleyebilmişim! Onları bile okurken unuttuğum oluyor. Hele atışmak için şiir okumam, söz konusu bile olamaz. Ona, ikimizin bildiği bir fıkranın vurucu esprisini söylüyorum: Sen haksızsın! “Sen haksızsın” sözü, fıkranın kodlanmış küfürleri anlamına geliyor! Gözlerinin içi gülüyor! Mesut Hoca, yardımıma geliyor. Çocuklukta yaşadığı bir olayı benim için anlatıyor. İçerik bakımından örtüşmese de biçimsel olarak denk düştüğü için bayağı güldük. Mesut Hocanın iki arkadaşı, güya ağız dalaşı yapıyorlar; ama orantısız bir durum var ortada. Kısa boylu çocuk, ardı ardına uzun boylu çocuğa saydırırken; uzun boylu çocuk, ağır kekeme! Sadece Aaaaa diyebiliyor! En son bir sözünü tamamlayabiliyor: U-la bı-rak ben de i-ki ta-ne söy-le-ye-yim!

Abdullah Hoca, yeni yılda Yayınağacı’nda düzenlenecek imza günlerine ilişkin AVM’lerdeki reklam fotoğrafım için: “ Herkes sağa bakıyor, bir tek sen sola bakıyorsun.” dedi. Yani herkes Mersin’e giderken, sen tersine gidiyorsun demek istedi. Arkadaşlar zaten dünden gülmeye hazır. Makaraları koyverdiler! Ya, ben ne yaptım? Onlara kahkahalarımla eşlik ettim tabi! Bir zamanlar, devrimin lokomotifi o güzelim şair Mayakovski: “Kim o sağ adımlar atan/ Sol, sol, sol!” diyordu. Ah, yerle bir oldu o güzelim ütopya!

Maden ocaklarındaki, pardon sınıflardaki çalışmayı yarıladık. Öğleyin Nuran Ablamızın yaptığı güzelim çorbaları içiyoruz.

Oğuz Hoca: Aydın Hocamızın artık dişi de var! ( İki diş implant yaptırdım.)

Hülya Hoca: Zaten dişleri yıpranmasın diye çorba içiyor.

Berfin Hoca: Bütün ekmekleri Aydın Hoca yedi.

Menderes Hoca: Aydın Hocam, tek dişi kalmış canavar!

Salih Hoca: Eskiden, Aydın Hocanın dişi yokken yemeye içmeye giderdik. Şimdi Aydın Hocanın dişleri olduğundan artık yeme içme olayına son verdik. Aydın Hoca hızını alamaz, bakarsın bizi de yiyebilir!

Salih, Türkçe Hocamız, aynı zamanda CANO filminde beni de oynatmış yönetmenimiz. Tekrar anmış olayım, geçen yıl akşamüzeri kantine iniyordu ve olanca Diyarbekirli alçakgönüllülüğü ve mertliğiyle “Aydın Abi bir isteğin var mı?” sorusuna; Salih Hoca, çok yorgunum, benim yerime ufak su döker misin, demiştim de hızla gitmiş ve bir dakika sonra dönmüş ve şaşkın bir şekilde; Aydın Abi, ne istemiştin, demişti. Ve biz koro halinde kahkahalarla gülmüştük!

Orhan Hoca: Aydın Hocanın evi okula bu kadar yakınken niye arabayla gelip gidiyor, biliyor musunuz? Kendisi yolu bilmiyor, çünkü arabası yolu biliyor da ondan!

Sevgili öğretmen arkadaşlarım, nasıl bir kuyruk acısıysa, topluca saldırıyorlar.

Filozofun adını unutmuşum; ama lafını unutmamışım: Tanrım; ben düşmanlarımla baş edebiliyorum, sen beni dostlarımdan koru!

Sevgili öğretmen arkadaşlarımla omuzlarımızın eziklerle taşıdığı yükü hafifletme adına, bir gündeki şakalaşmalarımızdan bir ‘bukle’ aktardım.

Biz yine yeni bir yıl öncesi ve savaş nârâlarının atıldığı bir dönemde, bir nevi kaçış psikolojisiyle geyik yapıyoruz. Nasılsa biz emekçilerin canı, silah tekellerinin çantasında keklik! Ah, ulan!

Ben hayatım boyunca söylediğim ve söyleyeceğim, lafımı aktarıyorum: Bütün insanlığa, adına yaraşır nitelikte ve hiçbir canlı türünün incinmeyeceği, özgür, huzurlu, refah içinde yeni bir yıl diliyorum. Sevgiler, saygılar, sağlıcakla…

 

Bu yazı toplam 896 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.