1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. YEŞİLÇAM DEDİKLERİ TÜRKİYE
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

YEŞİLÇAM DEDİKLERİ TÜRKİYE

A+A-

Yeşilçam Dedikleri Türkiye, Vedat Türkali'nin üçüncü romanıdır. İlk basımı 1987 yılında Cem Yayınları'nca yapılmıştır. Roman, " Grevdeki bir ilaç fabrikasının kapısında, gece yarısı karanlığında yaşamını yitiren ilaç işçisi Hasan Ateş'in anısına" ithaf edilmiştir.

2016 yılında yaşamını yitiren Vedat Türkali (1919 -2016, gerçek adı Abdülkadir Pirhasan) bir söyleşisinde, en beğendiği romanının, Yeşilçam Dedikleri Türkiye olduğunu söylemiştir.

 

Romanın, Vedat Türkali'nin senaryosunu yazdığı ülkemizin ilk işçi filmi Karanlıkta Uyananlar ( 1964 Yılı Yapımı, Yönetmen: Ertem Göreç)' da anlatılan hikaye ile bağlantısı vardır.

 

***

 

Yeşilçam Dedikleri Türkiye'nin akıcı bir dili, kolay okunan bir kurgusu vardır. Roman, romen rakamlarıyla üç bölüme ayrılmıştır. Üçüncü bölüme " İlaç Dosyası" adı verilmiştir. Anlatımda iç konuşmalar geniş yer tutar. Yazar pek çok olayı, romanın temel karakteri olan üç karakterin iç konuşmalarında anlatır. Karşılıklı konuşmalar romanın akıcılığını artırmaktadır.

 

 

***

 

Yeşilçam Dedikleri Türkiye romanı, 1960'lardan itibaren Türk sinemasını, ilişkileri, oyuncu, senarist ve yönetmenleri ile sinema dünyasını anlatır.

 

Ancak, Vedat Türkali romanında, sinema dünyasını anlatırken nesnel değildir. Sinemaya üç filmde yönetmenlik ve çok görkemli senaryolarla önemli hizmetlerde bulunmuş olan Vedat Türkali romanında, gerçek anlamda kendisiyle pek çok benzerlikleri bulunan Gündüz karakteri özelinde anlattığı Türk sinemasında daha önce yapılanları önemsemez görünür.

 

Lütfi Akad, Metin Erksan, Halid Refiğ, Atıf Yılmaz, öncesinde Muhsin Ertuğrul gibi büyük yönetmenlerin film yaptığı sinemamızda onların emeğini azımsayan bir yaklaşımın nesnel olmadığını düşünüyorum.

 

Lütfi Akad, Işıkla Karanlık Arasında ismiyle yayınlanan anılarında, Muhsin Ertuğrul ile tanışmalarını anlatırken şöyle der. "...Saygıyla uzattığı eli sıkıyorum, gençliğimin dünyasını zenginleştiren büyük ustanın." Lütfi Akad'ın, Muhsin Ertuğrul'un "neler yapıyorsunuz?" sorusuna verdiği yanıt çarpıcıdır. " Efendim, ustasızlığın yıllardır acısını çekiyoruz. " Muhsin Ertuğrul'un yanıtı da aynı ölçüde çarpıcıdır: " Ah, evet. Biz de o acıları çektik."

 

Sinema dünyasında, üniversitelerde, haklarında doktora, doçentlik, profesörlük tezleri yazılan ustaların varlığını görmezden gelen bir anlatım, nesnellikten uzaktır.

 

***

 

Demokratik bir ülke, sosyal, siyasi hakların özgürce kullanımı ancak işçi sınıfının örgütlü mücadelesi ile başarılabilir. Yeşilçam, ülkede yaşananların somut bir aynasıdır. Sömürü, ahlaksızlık, erdem, dostluk, dayanışma... Hayatın her alanında yaşananlar sinema dünyasında da yaşanmaktadır. Ülke değişip, dönüşürse sinema da değişecek bu değişime hizmet edebilecektir.

Bu yazı toplam 794 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.