1. YAZARLAR

  2. Şeyhmus DİKEN

  3. Yeşil’e bakmak mı, yeşille yaşamak mı?
Şeyhmus DİKEN

Şeyhmus DİKEN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeşil’e bakmak mı, yeşille yaşamak mı?

A+A-

Yeşil’e bakmak mı, yeşille yaşamak mı?

Şeyhmus Diken

Batıdan esen konut ve yapılaşma rüzgârının en büyük kötülüğü geleneksel yaşam biçiminin gelenekler adeta yok sayılarak “modernizm” adı altında “batıcı” bir yaşam biçimine parlatılmış bir tepsi içinde sunularak pazarlanmasıdır.

Diyarbakır gibi doğal bir coğrafik eğim üzerinde dizayn edilmiş şehirlerin, en büyük zenginliği önünde iki yaşam alanının sunulmuş olmasıdır.

Bunlardan biri tarihi sur içindeki geleneksel eski Diyarbakır bazalt taş evleridir.

Diğeri de bir ucu Ergani, bir ucu Siverek, bir ucu Çınar, bir diğeri de Silvan’a kadar uzanabilecek geniş bir ovalar, tepeler zemini üzerinde yayılıp genişleyebilecek bir şansıdır.

Evet, tarihi sur içi, etrafını çepeçevre saran 5,5 kilometrelik surlarla kuşatılı alanın içindeki kısıtlı yaşam alanıdır. Bir yanıyla bu alan içindeki amorf, şekilsiz ve kimliksiz yığma binalardan kurtarılıp “İşte eski Amidliler, Amidalılar, Amedliler, Diyarbekirliler böyle evlerde yaşarlar(dı)” demek mümkün.

Diğer yanıyla da Karacadağ’ın platosu ve eğimi üzerinde boyveren devasa ovada kenti çok katlı olmayan yapılarla donatmak mümkün(dü).

Diclekent-Kayapınar eksenindeki yapılaşma ile bu şans bir ölçüde yitirildi. Ama hâla geç kalınmış değil. Kanımca yeni bir yaşam modeli üzerinden en azından bundan sonrası için “çok, ama sahiden çok katlı” bloklar plancılığından vazgeçmek gerek. İnsanlar büyük paralar ödeyerek, ya da kiralayarak taşındıkları ve “çok akıllı” oldukları söylenen binaların dokuzunca ya da ondördüncü katından orta sahadaki çimlere yeşil alanlara sadece yukarıdan bakıyorlar. Adeta “göz zevklerini” tatmin ediyorlar. Bir yıl boyunca o ortak alana bir iki kez ya iniyor ya da hiç inmiyorlar. Balkonlara ve o “çok akıllı” binaların ruhsuzluğuna hapsoluyorlar.

Hâlbuki kentin doğal gelişme yapısal aksı çok uygun. Radikal bir imar kararına ihtiyaç var, o kadar. “Bundan böyle zemin artı dört ya da beş kattan fazlasına şu imar alanında izin verilmeyecek” meclis kararı alınır o kadar. Kentsel arsa alanı fiyatları da daire maliyetinin kimi yerlerde yüzde kırkına, ellisine ulaşmaz olur biter. Kimi alanlarda eski Diyarbakır taş dokulu mimari örneklerini özendirecek alanlar yaratılır. Kimi yerlerde de tek katlı, iki katlı ve önünde elli, altmış metrekarelik uygulama bahçesi olan minik çekirdek aile konut alanları oluşturulur.

Birbirinin kötü kopyaları olan ve yakınından geçtiğinizde heyula gibi üzerinize çökecekmiş gibi arşı alaya tırmanan bloklar sahiden artık sıkıntı verici.

Yani ez cümle yeni bir Diyarbakır yaratılmalı. Dört yöne onlarca kilometre boyunca yayılma fırsatı olan bir şansı var bu şehrin. Hafif metro ve diğer toplu ulaşım sistemleri ile de kentin ve kentlinin hayatını kolaylaştıracak bir mümkünat var.

Size kent içinde nefes alınacak alanlar olan parkların yeniden dizayn edilmesinden söz edecektim. Bakın aklım, fikrim nerelere gitti. Neyse! İyi de oldu, bu vesileyle içimi döktüm.

Geçtiğimiz günlerde Vilayet civarındaki Anıt Park’ın önünden geçerken parkın etrafının tahta korunaklarla kapatıldığını gördüm. Bu işlerle belediyede bir süredir ilgili olduğunu bildiğim Cankut Yakut’a telefon açıp sorunca öğrendim ki; yeniden düzenleniyormuş. Sevindim. Ofis semtinde oturduğumuzda zaman zaman sabah sporu ve yürüyüşleri için tercih ettiğim bir mekandı Anıt Park. Vilayet bölgesinin ortasında bir vaha gibi kalmış alan. Son yıllarda çok bakımsızlaşmıştı. “Sert zemin” diye tabir edilen yürüyüş parkurları, oturma zeminleri, çimleri, yer altındaki dehliz gibi tuvaletleri artık ey insanlar burayı terk edin der gibiydi. Büyükşehir Belediyesi akıllı bir kararla Anıt Parkı ele almış. En az yirmi dönümlük bir alan orası. İnsanın çok daha verimli bir şekilde yürüyüşlerini, gün içindeki sportif aktivitelerini gerçekleştirebileceği, soluklanıp ağaçların gölgesinde dinlenebileceği ferah bir mekâna sahiden o bölgede ihtiyaç var.

Malum şehrin baharı tez bitiyor. Bir anda yaz sıcakları bastırıyor. Umarım tez zamanda tamamlanıp Anıt Park hizmete açılır.

 

 

 

Bu yazı toplam 943 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.