1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Yetki ve sorumluluk
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yetki ve sorumluluk

A+A-

 

102 insan bu ülkenin başkentinde barış için toplanırken iki canlı bomba tarafından katledildi. Bugün bu iki canlı bombanın kimliklerinin tesbit edilmesiyle dosyayı kapatmak ve bu katliamı da unutturmak istiyorlar.

Gerçi halklar bu topraklardaki hiçbir katliamı unutmadı, bunu da unutmayacaklar, insanlar sokaklarda tepkilerini dile getirmek için bir araya geliyorlar. Devletin istediği ise bu katliamla yaşamayı öğrenmemiz, soruşturmadan fazla bir şey beklenmemiz ve böylelikle devletin bekasının korunması.

Oysa bu katliam da diğer birçoğu gibi geçen haftaki yazımda da söylediğim gibi göz göre geldi.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın dediği gibi kimse bu katliamın Başbakan ve bakanlar kurulu tarafından planlandığını ya da Cumhurbaşkanı'nın bu yönde bir talimat verdiğini iddia etmiyor, elbette öyle bir şey olmadı.

Ama bu katliam için gerekli şartlar iktidarın politikasının sonuçlarından beslendi, türedi. Ve katliamcıların devlet içinden bir yerlerden, kişilerden destek ya da tolerans gördüğü de ortada.

Birkaç nokta bile bunu anlamak için yeterli.

Suruç katliamının ardından güvenlik zaafiyeti ve resmi kişilerden destek konusunda açık işaretler söz konusuyken, neden soruşturma derinleştirilmedi?

Suruç katliamını yapan canlı bombanın ilişkileri takip edilse de niye daha ciddi önlemler alınmadı ve serbestçe dolaşmalarına izin verildi?

Ankara katliamını yapan canlı bombaların telefon konuşmalarında intihar eylemi yapacakları dinlenmiş ve kaydedilmiş olduğu halde, nasıl bu kadar rahat Ankara'ya gittiler ve eylem gününe kadar dolaştılar?

Ailelerinin polise ve savcılığa başvurularına rağmen Adıyaman'dan IŞİD'e katılan bu gençler konusunda nasıl ve niye daha ciddi önlemler alınmadı?

Bu kadarı bile yeter. Oysa canlı bombaların patlamasına kadar attıkları her adımda devletin güvenlik zaafiyetine dair  daha birçok işaret saptanabilir.

Eğer güvenlik zaafiyeti yoksa da işbirliği denilecek türden işaretler.

Tam da bu yüzden kamuoyu hem soruşturmanın bu defa olsun derinleştirilmesini hem de sorumlu bakanların istifalarını talep ediyor.

İstifalar bir ceza değil bir sorumluluk üstlenmedir. Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi kalacak Türkiye siyasetinin durumu. Yani yetki olacak,sorumluluk üstlenilmeyecek.

Bu da toplumun önemsenmemesi anlamına gelir ve demokrasilerde böyle bir şey mümkün değildir.

Bunları seçime kadar da seçimden sonra da Türkiye kamuoyu  tartışmayı sürdürecek gibi görünüyor.

Katliamda hayatıını kaybedenlerin anısına bu toplumun yapacağı en önemli şey, soruşturmanın derinleştirilmesini talep etmeyi sürdürmektir.

Belki o zaman yeni katliamların olmasının engelleneceğine dair bir umut oluşur.

İnsanlar sokaklarında, meydanlarında özgürce ve güven içinde dolaşmak istiyor.

Bu sıradan bir istek değil, bir demokrasi talebi aynı zamanda.

Bu kadarı bile çok mu görülüyor bu topluma?

 

Bu yazı toplam 499 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.