1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. ZALİMİN ZULMÜ VARSA
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ZALİMİN ZULMÜ VARSA

A+A-

                  

                                                        

İyi ki dindar değilim. İyi ki insanım diyebiliyorum. Benim kriterlerim, mazlum olanı, zalimden ayırır. O yüzdendir mazlumun yanında yer almam... Kendilerine suni mahfiller belirleyip insanı öteleyenler bilsinler ki abat olamayacaklardır.

Yüz yıldır ulus devlet için her türlü katliamı yapanlar ne yazık ki eşit yurttaşlığa geçememiştir. Hangi din diğerinden üstündür ki... Kendine istediğince paye ver; en son din diye kasım kasım gerin… İçini insanla doldurmadıkça, merhamet, vicdanı yanına almadıkça biat ettiğin Allah'a hiçbir vakit yakın olamayacaksın ki…

Şu güzelim topraklar hepimize yetmez mi? Ne bu şiddet bu celal mazlumlara karşı... Hangi halk diğerine üstündür inandığınız Allah nezdinde... Etrafınıza bir bakın kaç dil, kaç din var... Onları yurttaşlık bilinciyle kenetlemezseniz parçalanmaya çok yakınsınız demektir. Kendinizi en güçlü hissettiğiniz zaman aslında çürümeye başladığınız zamandır. Sizden maada herkesi bölücü diye nitelerken neden kendinize bir kez olsun bakmıyorsunuz? Çürümüşseniz etrafınıza da bunu yaymak istersiniz, biliyorum... O çukura tüm insanlığı çekmek istersiniz. Bunu da  anlayabiliyorum.

Zulüm, zalimlerin işidir. Zalimler çürümüş insanlığını cem-i cümleye öfkeyle, kinle gösterir. Ne yazık ki bilinci olmayan kalabalıklar bu zalimlerin elinde silah gibidir. Onların kapılarında masumlara saldıran ağzı salyalı köpekler gibi saldırgandır. Sürü mantığıyla hareket ederek aslında kendilerini yok ederler.

Emperyalizm var oldukça ne Ortadoğu sorunu ne Şark sorunu, ne de Kürt sorunu bitebilir. Yıllardır bir arada yaşayan Suriye Halklarının arasına zehirli sarmaşık gibi giren selefi ve vahabi mahfiller Suriye uygarlığını yok etmiştir. Sıranın kendilerine geldiğinin farkında dahi değillerdir. Son gelmiştir bu zalimler için... Zalimliğin sınırı mutlak vardır ve o sınır şimdi Rojava'dır, Kobani ve Sur ‘dur.

Tüm silahlarınız, tanklarınız ve hani ‘dişime kan değdi’ diye yazan yüzü maskeli adamlarınızla dayandığınız, suyunu elektriğini kestiğiniz; bir lokma ekmeye muhtaç ettiğiniz Cizre, Silopi ve Amed’in kadim halkı size yine de biat etmedi… Bunun için cehennemi götürdünüz ellerinizle o insanlara… Oysa daha geçen yıl çözüm süreciyle gurur duyuyor yanınıza aldığınız bir takım Kürt’le boy gösteriyordunuz. Nasıl da gurur duyuyordunuz. Biz de ümitliydik… Biz de sevinçliydik… Keşke devam etseydiniz. Ancak siz hakan olmayı bir ülkenin sevilen başbakanı olmaya tercih ederek, size karşı çıkanları helak ettiniz. Tüm Güneydoğu Suriye olma yolunda… Tüm Kürt halkı Per perişan ağlıyor… Tüm ezilen, horlanan Türkiye halkları da…

Amed’de duvarlara yazdığınız yazılarla Ermenileri bir kez daha soykırım devam ediyor duygusuyla baş başa bıraktınız. Ermeni Halkı her nasılsa kimsesiz ve sahipsiz değil mi? Vur abalıya… Karşınızda duran Kürt Halkına küfür diye Ermeni dediniz. Bunu söyleyerek her iki halkı da güya aşağıladınız… Tabi size de ‘affedersiniz Ermeni’ demişlerdi değil mi?

Hani dini bütün anneleriniz, bacılarınız ya da akrabalarınızdan genç kızlarınız vardır. Başları türbanlı ki bakmaya kıyamazsınız. Her şeyden, kötülüklerden, zalimlerden korumaya ant içersiniz. Mahalledeki kızlarında namus bekçileri yine sizlersiniz, biliriz. Biz biliriz de Cizre halkı sizi çırılçıplak soyup güya rencide ettiğiniz, kanlı postallarınız altında yatan genç gerillanın fotoğraflarıyla tanıyıp bilecektir. Üstelik bu ilkte değildi değil mi? Dersimde ve Kürt halkının yaşadığı tüm yerlerde her türlü aşağılamayı yaptınız. Oysa aşağılanan hep sizdiniz bunu biliyordunuz da bilmezden geliyordunuz.

Sevinin şimdi Kürt halkı yakıp yıktığınız şehirleri ardında bırakarak gidiyor. Ancak tüm yapılanları hafızasına saklayarak göç ediyor. Geride yaktığınız evlerini, anılarını gözleri yaşlı bırakarak gidiyor bilinmeze…

Tüm Türkiye halkı er ya da geç gerçeği görecek ve zalimliğe hak ettiği dersi verecektir. Bekleyeceğiz, direneceğiz ve göreceğiz…

 

Bu yazı toplam 665 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.