1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. ZEYTİN DAĞI
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ZEYTİN DAĞI

A+A-

 

 

" İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene:

"... _ Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor.

Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmed'in hangisini?...

Hayır! Hiç birimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü. Allah'ın Muhammed'e bile anlatamadığı cehennemi gördü..."

 

 

 

Falih Rıfkı Atay ( 1894- 20 Mart 1971), Cumhuriyetin, Osmanlı'dan devraldığı gazeteci, yazarlardandır. Mustafa Kemal'le Kurtuluştan hemen sonra dost olmuş, bu dostluktan verimli bir Çankaya gazeteciliği oluşmuştur.

 

CHP'nin Tek Parti iktidarı yıllarının tamamında milletvekili sıfatını taşımış, Atatürk'ün çok yakınında yer alarak, neredeyse her akşam, siyaset, devlet yönetimi, sanat, dil, edebiyat konuşulan akşam yemeklerinin müdavimi ve bütün tarihi olayların yakın tanığı olmuş, anı kitaplarında bu tanıklığı anlatmıştır.

 

Falih Rıfkı Atay, öncelikle gazetecidir. Çok önemli gazetelerde uzun yıllar başyazarlık yapmış, siyaset ve gazetecilik yaptığı yıllarda yaptığı gezileri ve bu yıllara ilişkin anılarını ayrıntılı olarak yazmıştır. Başarılı bir fıkra yazarıdır. Tüm yazdıklarıyla Falih Rıfkı Atay, Cumhuriyet'le özdeşleşmiş bir gazeteci-yazardır.

 

&&&

 

Falih Rıfkı Atay'ın anı kitapları arasında Zeytindağı'nın ayrı bir yeri vardır. Falih Rıfkı Atay yedeksubay askerliğini Birinci Dünya Savaşı yıllarında Suriye Cephesi'nde Cemal Paşa'nın özel katibi olarak yapmıştır.

Tüm savaş boyunca Cemal Paşa'nın yanında bulunmuş, Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş(1918)' de yazmış, anıları okuyan Cemal Paşa yayınlanmasına itiraz ettiği halde yayınlamıştır. Savaşın son yılını Bahriye Nazırı olan Cemal Paşa'nın Özel kalem müdürü olarak geçiren Atay'ın Zeytindağı kitabı yer yer bir Cemal Paşa tanıklığı kitabıdır. Bu durumu kitaba yazdığı önsözde şu sözlerle açıklar:

"... Zeytindağı'nda Cemal Paşa'dan çok bahsedişim, başka türlü yazmaya imkan olmamaktandır..."

 Barış değil savaş siyasetinin öne çıktığı günümüzde, özellikle bu heveste olanların dikkatle okumaları gereken birinci elden bir tanıklık kitabıdır Zeytindağı...

 

&&&

Zeytindağı'nı şöyle anlatır Falih Rıfkı Atay:" Zeytindağı'nın tepesindeyim. Lut denizine ve Gerek dağlarına bakıyordum. Daha ötede, Kızıldenizin bütün sol kıyısı, Hicaz ve Yemen var; başımı çevirdiğimde zaman Kamame'nin kubbesi gözüme çarpıyor: Burası Filistin'dir. Daha aşağıda Lübnan var; Suriye var; bir yandan Süveyş Kanalı'na, öbür yandan Basra Körfezi'ne kadar çöller, şehirler ve hepsinin üstünde bizim bayrağımız!..

 

Peki sonra! Sonrasını, " Falih Rıfkı Atay Zeytindağı'nın ' Allaha ısmarladık' bölümünde; "... Artık yalnız Anadolu'yu ve İstanbul'u düşünüyorduk. İmparatorluğa, onun bütün rüyalarına ve hayallerine, Allaha ısmarladık! " diye yazacaktır. Artık dönüş yolundadırlar, Cemal Paşa trenle dönerken F.R.Atay'a "... Eğer kalırsam, bütün emelim Anadolu'da çalışmaktır' der. Falih Rıfkı Atay bu söz üzerine anılarında şu satırları yazacaktır:

"... Eğer kalırsa, eğer bırakılırsa... Anadolu hepimize hınç, şüphe ve güvensizlikle bakıyor. Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek götürdüğümüz bu anaya, şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz.

 

İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene:

"... _ Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor.

Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmed'in hangisini?

Yırtık basmasını altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor;

_ Bu tarafa gitmişti, diyor.

O tarafa? Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mı, Sarıkamış'a mı, Bağdat'a mı?...

_ Ahmed'imi gördünüz mü?

Hayır! Hiç birimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü. Allah'ın Muhammed'e bile anlatamadığı cehennemi gördü..."

Falih Rıfkı Atay, anılarının bu bölümünü şöyle tamamlar: "... Ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek...Fakat biz Ahmed'i kumarda kaybettik!"

 

&&&

 

Zeytindağı için Yakup Kadri Karaosmanoğlu şunları yazmıştır: "... Falih Rıfkı'nın Zeytindağı, Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hadiselerinden biridir. Falih Rıfkı'nın bize hatırlattığı devir, Türk milletinin geçirdiği ve geçirebileceği felaket devirlerinin en facialısı, en dehşetlisi ve ruha en çok bezginlik verenidir..."

 Nurullah Ataç da "...okumaya bir başladınız mı, elinizden bırakamayacağınız göz kamaştırıcı bir kitaptır..." diyor.

 

Falih Rıfkı Atay, çok anlaşılır, duru bir Türkçeyle, başarılı bir gazeteci - yazar olarak ülke tarihinde ve edebiyatımızda iz bırakmıştır. Yazdıkları bugün dahi büyük bir merak ve ilgiyle okunan kitaplarıyla hep hatırlanacaktır.

Bu yazı toplam 511 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.