1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. ZOR ZAMANLAR ----- 
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ZOR ZAMANLAR ----- 

A+A-

CHARLES DİCKENS ROMANLARI ÜZERİNE (1)

ZOR ZAMANLAR ----- 

       Charles Dickens,  'Zor Zamanlar'  romanında; Sanayi Devrimi dönemini başarılı bir şekilde hikaye eder. Zor Zamanlar romanının; Dickens için yapılan, " Sanayi Devrimi sırasında geniş yığınların çektiği acıları ve yoksullukları gerçekçi bir bakış açısıyla anlatan Yazar" tanımını en çok hak ettiği ( Antikacı Dükkanı ile birlikte) romanlardan biri olarak değerlendiriyorum.

    Gerçekten de Dickens, Zor Zamanlar'da; insanları, insani özelliklerin dışında alınıp satılan bir mal, bir rakam, hayatı, biçim ve kurallarla sınırlı gören Burjuvaziye önemli eleştiriler yöneltir. Kötü çalışma koşullarına, yoksulluğa, düşük ücretlere, insan sayılmamaya karşı direniş yapan işçileri, en açık olarak bu romanında anlatmıştır.

 

       Dickens, Zor Zamanlar'da,  Coketown ( kömürkent ) kasabasınının insanlarını anlatır.

    Dickens, romanlarında Parlamento'ya önemli eleştiriler yöneltir. Zor Zamanlar romanında, "çöplük" olarak nitelendirdiği Meclis'in bir üyesi olan Bay Gradgrind'in milletvekilliğini şu şekilde değerlendirir: "...Hesaplar ve kitaplar için delege, çarpım tablosu için delege. Bunun dışındaki tüm sorunlar açısından; sayın sağır beyefendilerden, sayın dilsiz beyefendilerden, sayın kör beyefendilerden, sayın topal ve ölü beyefendilerden biri olmuştu..."

       Dickens, bu romanında; insancıl yönlerini de güçlü biçimde gösterir. İnsani değerleri az, katı kurallı, rakamlara dayanan  biçimsel eğitim anlayışına sahip Bay Gradgrind'i,  (çocuklarına insanlıktan yoksun katı teori sahiplerinden olan Adam Smith ve Malthus'un isimlerini veren, ' Tüm insan yığınlarının yazgılarını bir tahtaya yazıp, gözyaşlarını kirli bir sünger parçasıyla silip, yok edebilecek olan',  Meclis üyesi Bay Gradgrind)  sirklerde at cambazlığı yapan Bay Sleary'in sözleriyle eleştirecektir:

 

"... İnsanların eğlenmeye gereksinimi vardır. İnsanlar devamlı öğreniyor, devamlı çalışıyor olamazlar. Yaşamın tadını çıkarın, canını değil..."

 

             Dickens, Zor Zamanlar'da,  burjuva iktisat ve istatistik eğitimine çok önemli eleştiriler yöneltir. Böyle bir iktisat ve istatistik eğitiminin saçmalığını ve insansızlığını gözler önüne serer. Adam Smith'in ( 1723-1790) Ulusların Zenginliği'ni sınıfta anlatan öğretmenin;

"... Bu sınıf, bir ulus olsun, bu ulusta elli milyon para var. Bu Ulus zengin bir ulus sayılmaz mı? sorusunu, insani değerler sahibi Küçük Sissy'e şöyle yanıt verdirir Dickens:  " ... Bilemiyeceğim öğretmenim, para kimde ya da ne kadarı bana ait, bunları bilmeden zengin mi değil mi ? Nereden bilebilirim?...

          Öğretmen devam eder, ' Bu sınıf kocaman bir kent, burada bir milyon insan yaşıyor. Her yıl da açlıktan sokakta ölenler yirmi beş kişi. Bu oran hakkında ne diyeceksin? Küçük Sissy bu soruya da, şu "yanlış" yanıtı verir! "... Açlıktan ölenlerin işi, diğerleri milyon da olsa çok kötü..."

    Peki deniz kazalarındaki istatistikler der Öğretmen, Her yıl yüz bin kişi yolculuk yapsa beş yüz tanesi boğulmuş olsa, oran nedir?

              Küçük Sissy : "... Oran yoktur Öğretmenim. Ölenlerin akrabaları ve dostları için  orantı anlamsızdır..."

 

 

Bu yazı toplam 7068 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.