1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. 13 adımda beyninize iyi bakma kılavuzu!
13 adımda beyninize iyi bakma kılavuzu!

13 adımda beyninize iyi bakma kılavuzu!

Su içmemek, hareket etmemek, sağlıklı beslenmemek başta olmak üzere yeterince uyumamak ve stres altında kalmak beyni yaşlandırıyor. Peki, beynin yaşlanmasını durdurmak için ne yapmalı?

A+A-

Her günü aynı yaşamamak, eve giden yolu uzatarak hayatınıza daha fazla hareket katmak, nefes kapasitenizi genişleterek hayatı yavaş ve stresten uzak yaşamak... Yapacağınız ufak bir kaç değişiklik ile uzun ve sağlıklı bir ömür mümkün...

Beyni yaşlandırmamanın püf noktaları...

1. SU İÇİN

İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 60’ı, beyninin yüzde 73’ü sudur. Su vücudumuzdaki pek çok enzimatik reaksiyon, nörotransmitter üretimi, hormonal iletişim ve hücrelerarası haberleşme gibi önemli faaliyetlerde kullanılıyor. Beyin yüzde 1 oranında su kaybederse düşünme yavaşlar; su kaybı yüzde 2’ye çıkarsa mental performans geriler, dikkat ve hafıza problemleri ortaya çıkar, matematik problemlerini çözmek zorlaşır.

2. HAREKET EDİN

Beynin her iki yarısını da çalıştıran egzersizleri tercih edin: Yürüyüş, yoga ve yüzme gibi vücudun iki tarafını eşit olarak kullanan egzersizler, beynin her iki yarısını stimüle eder ve aynı zamanda beynin iki yarısı arasındaki bağlantıların da kuvvetlenmesini sağlar.

3. SAĞLIKLI BESLENİN

Kan şekeri yükselirse beyin yaşlanır: Beyin sağlığı için beslenmede en çok dikkat etmeniz gereken husus, rafine karbonhidrat ve şeker yememek. Kan şekeri sınırda veya yüksek olan ve/veya insülin direnci olan hastaların yaşla birlikte bilişsel yavaşlama ve demans gelişimi daha yüksektir. Yaşla beraber, gün içerisinde normalden çok kalori alan bireylerin bilişsel yetenekleri, az kalori alan bireylerin gerisinde kalıyor. Rafine karbonhidrat ve şeker yemek, günlük alınan kalori miktarını da artırdığı için, yaşla beraber bilişsel değişiklik görülme olasılığı da artar.

4. UYKUNUZA DİKKAT EDİN

Yalnız bebeklerin ihtiyacı değil: Uyku hepimiz için çok önemli ve değerli. Maalesef günümüzde bebeklerin, birazcık da çocukların uykusuna önem veriliyor. İlkokul çağından sonra, özellikle ergenlikle beraber tüm erişkin yaşantımız boyunca, az uyumak/uyuyabilmek bir meziyet, çok uyumak bir tembellik olarak görülüyor, uykuda geçirilen zaman boşa harcanmış sayılıyor.

Migrenin alttaki nedeni uykusuzluk olabilir: Uykusuzluk hem vücutta hem de beyinde enflamasyona yol açıyor. Bu enflamasyon kısa sürede duygu durum bozukluklarına, orta vadede migren ve fibromiyaljiye, uzun vadede ise bilişsel yıkım ve Alzheimer hastalığına neden olur. Uykusuzluğun neden olabildiği depresyon, tek başına bile demans riskini artırır.

5. KALBİNİZE İYİ BAKIN

Kalbi beyinden ayırmak mümkün değil: Kalp sağlığı ve beyin sağlığı bir elmanın iki yarısı. İkisini birbirinden ayrı tutmak ve değerlendirmek mümkün değil. O nedenle kardiyolog ve iç hastalıkları uzmanlarının kalbiniz için söylediği her şey beyniniz için de geçerli.

6. BAĞIRSAKLARINIZA İYİ BAKIN

Mutluluğu bağırsaklar üretir: Bağırsaklar ve beyin ilişkisi çok önemlidir. Bağırsağın içerisinde yaşayan ve anne karnında bize eşlik etmeye başlayan yararlı mikroorganizmalar var (mikrobiyota olarak isimlendirilir). Çok önemli bir kısmını yararlı bakterilerin oluşturduğu bu minik canlılar vücudumuzdaki serotoninin yüzde 95’ini sentezler. Ayrıca doğumsal bağışıklık sistemini kontrol altında tutarak vücuttaki enflamasyonun sakinleşmesini sağlıyor.

7. STRESLE BAŞ ETMEYİ ÖĞRENİN

Stres beyni de yıkar: Kronik stres beyninizin en büyük düşmanlarından biri. Fiziksel/fizyolojik olarak sempatik baskınlığı artırır, tansiyonu yükseltir, kronik stres yanıtı ve yaygın enflamasyona neden olur. Beyin uzun süreler strese ve kortizole maruz kaldığı zaman beyin hücrelerinde, özellikle hafıza merkezi hipokampüsde hücre harabiyeti ve doku kaybı ortaya çıkar.

8. ÖĞRENMEYE DEVAM EDİN

Yeni bilgiler beyni geliştirir: Yeni bilgiler öğrenmek beyindeki hücreler arasında yeni sinapslar, bağlantılar ve yollar oluşması; bilgileri pekiştirmek ise bu yeni bağlantıların sürekliliğinin sağlanması ve kaybolmasına engel olmak demek. Yeni bilgiler öğrenirken beynimizi stimüle ettiğimiz için özellikle hafıza ile ilgili bölgelerde (hipokampüs) yeni sinir hücreleri oluşur.

9. SOSYALLEŞİN

Acı tatlı anlar beyninizi yaşlandırmaz: Arkadaşlarla birlikte zaman geçirmek, deneyimlerin paylaşılması, yeni bilgiler ve fikirlerle yüz yüze kalma, sırasında katılmadığımız fikirlere sahip insanlarla birlikte olduğumuzda zihin jimnastiği yapmak, sevdiklerimizle iyi zaman geçirmek, acıları ve sevinçleri paylaşmak... Tüm bunlar hem serotonin ve dopamin düzeylerimizi yükseltir, hem de beyinde yeni yolaklar ve sinapsların oluşumuna katkı sağlar.

10. KENDİNİZİ ZİHİNSEL OLARAK ZORLAYIN

Rutinin dışına çıkın: Rutin, beynimizin en büyük düşmanı. Her gün aynı şeyleri, aynı şekilde yapmak, aynı sonuçları almak... Hem bizi, hem beynimizi tembelleştiriyor. İşe giderken başka bir yoldan gitmek, yaptığınız egzersizi değiştirmek, yemeği rutinde kullanmadığınız elinizle yemek, çopstiklerle yemek yemek, yazıları yine her zaman kullanmadığınız elinizle yazmak...

11. SİGARAYI SÖNDÜRÜN

Havasını solumak dahi yetiyor: Sigara içmek, başta kalp damar ve akciğer hastalıkları olmak üzere pek çok hastalığa neden oluyor veya yatkınlığı artıyor. Kalp damar hastalıkları dışında, sigara içen ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan hastaların (özellikle erkeklerin)yaşlılıkta bilişsel kayıpları olduğu ve Alzheimer hastalığı ortay çıkma risklerinin arttığı gösterilmiş. (Habertürk)

12. ALKOL TÜKETİMİNİ KISITLAYIN

Alzheimer'a dahi neden olur: Fazla ve düzenli alkol tüketmek, demans gelişimi için bir risk faktörü. İçildiğinde 2 kadehi geçmemek, ve haftada 1-2 gün ile sınırlamak gerekiyor. Alkol direkt olarak nörotoksik bir madde. Yani beyin hücrelerinizin harabiyet ve ölümüne neden oluyor. Hücre ölümleri artınca da beyinde küçülme, bilişsel kayıp, unutkanlık ve son evre de Alzheimer hastalığı ortaya çıkma olasılığı artar. Ayrıca alkollü içeceklerin içindeki alkol, bir şeker. Her kadeh ile birlikte önemli miktarda şeker alınır.

13. KİLO VERİN

Vücut genişledikçe bilişsel fonksiyonlar küçülür: Orta yaşlarda fazla kilolu olmak ileri yaşlarda bilişsel kayıp ve demans riskini artırır. Obez hastaların normal kilolu hastalara göre hatırlama, öğrenme ve bilişsel fonksiyonlarında azalma görülüyor. (Habertürk)

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.