1. YAZARLAR

  2. Ali Abbas Yılmaz

  3. 23 Haziran sonrası?
Ali Abbas Yılmaz

Ali Abbas Yılmaz

Muhabir / Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

23 Haziran sonrası?

A+A-

23 Haziran seçimleri öncesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın canlı yayında kaşı karşıya gelmesinin üzerinde çokça konuşuldu ve muhtemelen seçim sonuçlarının ardından da konuşulmaya devam edecek.

“Büyük Buluşma”, “Tarihi Buluşma” diye adlandırılan iki adayın açık oturumda gösterdikleri performans ve moderatör olarak İsmail Küçükkaya üzerinden her gün bir araba dolusu değerlendirme yapılıyor. Anlaşılan bu tartışmalar daha çok su kaldıracak gibi.

Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki, programın kendisinden çok yapılmış olmasının Türkiye demokrasi kültürüne katkısı üzerinde bir mutabakat sağlanmış oluyor. Yine iki adayın karşılaşmasının seçmenlerin tercihlerine bir etkisi olmayacağı görüşü de hakim görünüyor. Bunun dışında kalan her şey ise adeta teferruat kabilinden tartışmalarda yerini alıyor.

İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki “düello” sonunda ne bir tarafta hezimet ne de diğer tarafta bir zaferden bahsetmek pek mümkün değil. Hem program formatı hem de öncesinde yaratılan gergin atmosfer her iki adayı da savunmaya ve biran önce programı savuşturmaya sev etmiş gibi görünüyor. Yani, biraz da yapılmak için yapılmış, cansız, ruhsuz bir program. Tabii program modaretörü Küçükkaya’dan bağımsız bir şekilde bu böyle. Zira her iki aday da risk almadan rakibine laf atma, puan toplama modundaydı.

Bunu da futbol karşılaşmasına benzemek yanlış olmaz. Hani, iki ezeli rakip formalarını kuşanır, kramponlarını bağlar ve rakibini ezip geçmek için sahaya atılır. Ama bu karşılaşmada adeta her iki aday da sahaya takım elbise ve kundura ile katılmış ve öyle koşup yorulmak diye de bir dertleri yok. Ayağına hazır bir top gelirse, topu kendinden uzaklaştırmak için adeta gelişi güzel bir vuruşla işin içinden sıyrılmaya çalışıyordu. Yani top sürmek, çalım atmak, rakip ceza sahasına girmek fileleri havalandırmak vs. kimsenin derdi değildi. Zaten programın 3 dakikalık süresi de hiç böylesi atraksiyonlara uygun değildi. Yani, takım elbiseyle sahaya giren iki rakip de seçim öncesinde fiyakaları bozulmasın diye pek ter dökmeye niyetli değillerdi. Zaten İmamoğlu’nun buna ihtiyacı da yoktu, zira kamuoyu yoklamalarına göre önde gidiyordu. Yıldırım’ın ise ekstra bir performansa ihtiyacı vardı ama onun da İmamoğlu’nun üstünü başını çekiştirmeye çalışırken verdiği falsoların ona yarardan çok zarar getirdiği ortadaydı.

Programın başında birbirinin “Babalar Günü”nü hediyelerle kutlayan ve gecenin sonunda ailelerle birlikte da sağduyu fotoğrafı veren iki adayın “düellosu” adeta golsüz beraberlikle sonuçlansa da skorun her şeye rağmen İmamoğlu’na yaradığı da sır değil.

Tabii “Tarihi Buluşma”da belki de Yıldırım açısından en talihsiz an ise Suriyeli sığınmacılarla ilgili konuşurken, Kürtlerin yaşadığı bölgelere Suriyelileri yerleştirme planlarını yinelemesiydi. Hazır en son Diyarbakır mesaisinde Cumhur ortağı Bahçeli’yi kızdırmayı göze alarak, “Kürdistan”, “PeKeKe” çıkışıyla HDP tabanına göz kırpmışken, canlı yayında “Fırat’ın Doğusu”na yönelik söylemleri Yıldırım’ın pek üzerinde durulmayan büyük bir gafı oldu. İstanbul seçimlerinde Kürt oylarına ihtiyaç duyan Yıldırım için artık her şey çok geç. Seçimlere sayılı günler kaldı ve seçmen tercihlerini belki değiştirecek son şans da boşa çıkmış oldu.

Daha önce ister AK Partiye isterse de HDP’ye oy vermiş Kürt seçmenler bu seçimin de kaderini belirleyecek ama seçimden önce kıymete binen ve Bahçeli’nin bile “ciğerpare” dediği Kürtler seçimden sonra yine unutulacak mı? Ve yine, İstanbul havalimanında intihar eden bir Kürt gencinin canı pahasına verdiği mesajı duyan olacak mı, bu gidişata dur diyecek bir irade ne zaman ortaya çıkacak?

İstanbul havalimanında intihar eden bir Kürt genci Instagram hesabından gözyaşları içinde şu paylaşımı yapmıştı: ''Kürt olduğumuzdan dolayı hep dışlandık belki bu yaptığım şeyle değişir ne mutlu kürt ve türküm diyebilene... hakkınızı helal edin''

Bu yazı toplam 1383 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.