1. YAZARLAR

  2. Gani Türk

  3. Ah Yüreğim, Kıskacındasın Akrebin
Gani Türk

Gani Türk

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ah Yüreğim, Kıskacındasın Akrebin

A+A-

Zaman eşkıya olmuş. Tüm sevincimi, hayat hakkımı bir teraziye koymuş göndermiş sıratın köprüsüne, bir cehennem vaktine.

Zaman bu; ne mal takmış ne mülk ne mevki ne ilim ne de bilim. Binmiş bir fırtınanın sırtına, inmiş bir şimşek gibi beynimin en derin kuytularına; keskin bir hançer gibi kalbimin en orta yerine, tam şuraya: Yüreğime… Bir sele dönüşmüş. Akar, gürler, delirir; savunmasız, masum, güzelim düşlerimin şah damarlarında.

Ne desem ki? Yüreğim akrep kıskacında; ne yâra yaradı ne yere ne de zara… Ne yâr gördüm inadına kar çiçeğine dönüşen ne zar gördüm bir kere bile düşeşine zorlayan ne de dost gördüm ay vakitlerinde suya hasretliğimi gideren. Kent de görmedim, dağların kucağında üşüyen ellerimi ve yüreğimi alıp koynuna doyasıya ısıtan.

Bu ne kin ya Rab! Ne şiddet ne sefalet? Bir gün de insafa gel hayatın hırçın, yakamoz çocuklarına! Güzelliğindir onlar, gücün, heybetindir. Anlamındır her şeye dair. Birer çocukturlar kentlerinin sokaklarında; kimliğe ihtiyaç duymadan, elleri yan ceplerine gitmeden, kaygısız ve umarsızca her yerde kimliksiz ve hukuksuz dolaşmalara cüret eden. Ama insana dair insanî ne varsa kaygısızca birer fedaisi olan. Ay vaktiydim, kalbim çocuktu.

Ah yüreğim! Akrep yuvasındasın çekilsen düşlerin ağlar, tarumar olur kar beyaz umutların. Kalsan zehirli yağmurlara kurban gidersin, bir sürü çıyan üşüşür başına, ihanet yüklenmiş rüzgârlar kavgandan vazgeçirtir, çöllere sürükler küllerini.

Bana anlam yarat ey hayat! Anlam ver, cüret ver, vicdan ver ve derman ve mekân ki cennetin bahçeleri yetmesin suskunluğuma.

Ah yüreğim! Arı kovanındasın; gitmezsin, kaçmazsın, susmazsın bilirim. İbrahim inancındasın; alır küllerini rüzgârlara sunar, sulara iz düşersin. Kim demiş İbrahim yanmamış diye, yürekten yanmış hem de.

Geç kalma ey sevgili! Açık olsun penceren. Kekik ve reyhan kokusuyla karşıla beni gecenin bir yarısında. Bembeyaz geleceğim, dudağına konup çekip gideceğim. Kaf dağlarına varıp Zümrüdü Anka’ya dönüşeceğim. Çocuktur hâlâ kalbim, ilk günkü kadar suyun azizliğinde.

Beni arama, sorma ve düşünme; çünkü dağlara sığınıp mevsim döndüğünde zamana dönüşeceğim, vicdanına, bir soğanlık katığına anne…

Bir rüya göreceğim

Uyanamayacağım bir uykuda

Beni bil sevgili, unutma

Beni bil anne, üzülme

Kerem olup biterim

Mecnun olup giderim

Hallac-ı Mansur olup

Enel Hak derim

Ömer- i Hayyam olup

Şaraplarda yüzerim

Hassan-ı Sabah deyip

Semahlarda gezerim

Ben ben olup

Sen olmaktan çıkarım

Ben seni artık sevgili(m) anne

Sensiz yaşarım. Ay vaktiyim, kalbim çocuk ve elbet bir gün arı kovanları çürür, akrep kıskaçları çözülür. İşte o gün sevgili(m) anne kalbim kavgayı bırakır; beynim bütün zamanları hırkasına yükleyip halaylarla, semahlarla gelir kapına dayanır.

Bu yazı toplam 542 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.