ANALİZ - Silahların gölgesinden fikirlerin inşasına: Öcalan’ın "Pozitif Aşama" mesajı

ANALİZ - Silahların gölgesinden fikirlerin inşasına: Öcalan’ın "Pozitif Aşama" mesajı
Türkiye siyaseti, bugün İmralı’dan gelen ve DEM Parti aracılığıyla paylaşılan o kritik mesajla yeni bir eşiğe adım attı.

TİGRİS HABER - Türkiye siyaseti, bugün İmralı’dan gelen ve DEM Parti aracılığıyla paylaşılan o kritik mesajla yeni bir eşiğe adım attı. 2025 yılında başlayan ve bölge genelinde silahlı mücadelenin miadını doldurduğuna dair yapılan tarihi çağrı, bugün itibarıyla yerini "Pozitif İnşa" dönemine bırakıyor.

Öcalan’ın mesajında en dikkat çeken vurgu, geçmişi bir "negatif aşama" olarak tanımlayıp geride bırakma iradesiydi. Bu, sadece bir taktiksel geri çekilme değil; topyekûn bir zihniyet devrimi önerisidir. Mesajın satır aralarında, Kürt meselesinin artık bir güvenlik sorunu olmaktan çıkarılıp, "Demokratik Cumhuriyet" potasında eritilmesi gerektiği açıkça görülüyor.

"Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt Olmaz"
Öcalan, mesajında bin yıllık ortak tarihe atıfta bulunarak, "Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz" diyerek aslında her iki tarafın milliyetçi muhafazakâr kesimlerine de bir ortak kader hatırlatması yapıyor. Bu ifade, çatışma yerine entegrasyonu; ayrışma yerine ise ortak hukuk zemininde buluşmayı esas alıyor.

Mesajdaki en somut öneri ise "Demokratik Entegrasyon" modeli. Öcalan, silahların sustuğu bir ortamda asimilasyon kaygısı gütmeden, yerel demokrasinin güçlendirilmesiyle Türkiye’nin bir bütün olarak demokratikleşebileceğini savunuyor. Bu, Ankara ile yerel dinamikler arasındaki makasın, kavga ederek değil, yönetimsel bir vizyonla daraltılması çağrısıdır.

Buyurgan Dil Değil, Ortak Akıl
Yazıda öne çıkan bir diğer kritik nokta ise üslup uyarısıydı. Öcalan, sürecin başarısının "buyurgan bir dilden" uzaklaşmaya bağlı olduğunu belirtiyor. Devletin yasal güvenceler konusundaki çekingenliğini ve siyasetin kutuplaştırıcı dilini eleştirirken; çözümün ancak karşılıklı dinleme ve "ortak akıl" ile mümkün olabileceğini hatırlatıyor.

Sonuç Yerine
Bugün gelen mesaj, 2025’te atılan o devasa adımın içini dolduran siyasi bir mimari sunuyor. Öcalan, "Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz" derken, topu tamamen sivil siyasetin kucağına bırakmış durumda. Artık soru şu: Siyaset kurumu, bu "pozitif inşa" çağrısına aynı olgunlukta ve yapısal reformlarla karşılık verebilecek mi?

Görünen o ki, Türkiye için artık "eski yöntemlerle yeni bir gelecek kurma" devri kapanmıştır. Şimdi ya bu ortak aklı inşa edeceğiz ya da patinaj yapmaya devam edeceğiz. Ancak Öcalan’ın son mesajı, patinaj yapmak için vaktin kalmadığını açıkça söylüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.