Adil Kılıçaslan

Adil Kılıçaslan

Atatürk’ün Gençliğe Vasiyeti,

Atatürk Nutuk adlı eserini yazmaya 1927 yılında geçirdiği bir kalp krizinden sonra karar vermiştir. Atatürk tarihi olayları birinci elden ve vesikalarıyla yine "tarihi yapan kişi” olmaktan çıkıp "tarihi yazan kişi” olmaya bu vesileyle karar vermiştir. Bunu gerçekleştirirken de hem bütün karşıtlarıyla hesaplaşmış hem de tarih önünde eylemlerinin hesabını vermiştir.

Atatürk bu metinde sıraladığı bütün olumsuz durumların çözümünde gençliğin ihtiyaç duyacağı gücün ne olduğunu ilk defa olarak metnin sonunda "asil kan” yani "Türklük” olarak söylemiştir. Atatürklün burada asil kan sözü ile Türklüğü, Türklük ile de biyolojik olarak ırkçılığı değil, kültürel ve duygusal bir milletçiliği kastettiğini düşünmemiz doğru bir yol olacaktır.

Nitekim bu konudaki anlayışının "Ne mutlu Türküm diyene!” vecizesinde açık açık belirtildiği, zaten hayatın hiçbir döneminde ırkçılığı tasvip etmediği, buna uygun ve bizi doğrulacak pek çok sözü olduğunu hatırlatmak gerekmektedir. Ayrıca bu konuşmada sıralanan olumsuz 6 ihtimal göz önüne alındığında; gençliğin sığınacağı hiçbir maddi dayanak kalmadığından, maneviyatından, Türklüğünden yani kanından başka alternatifinin olmadığı da görülecektir. Cümledeki "asil” sözcüğünün gençliğe özgüven verdiği de bir gerçektir.

   Ey Türk gençliği! Birinci görevin; Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini, sonsuza kadarkorumak ve savunmaktır.(Burada bahsettiği Türk gençliği, Türkiye’yi kuran halkların gençlerini tarif ediyor.)

   Varolmanın ve geleceğinintek temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek içeriden ve dışarıdankötü yürekliler olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti korumak zorunda olursan, görev almak için içinde bulunacağın durumunolanak ve şartlarını düşünmeyeceksin.

Bu olanak ve şartlar, çok uygun olmayan şekilde gerçekleşebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar(Ne kadar güçlü görünselerde!), bütün dünyada benzeri görülmemiş bir galibiyetin sahibi olabilirler.

Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün yaşam alanlarınistila edilmiş, bütün tersanelerine (Limanları özelleştirilmiş olsa da)girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi işgal (Yabancı sermaye fabrikalara ortak veya sahibi) edilmiş olabilir.

Bütün bu şartlardan daha üzücü ve sonucu daha tehlikeli olmak üzere, iktidara sahip olanlar, umursamaz, doğru yoldan az veya çok ayrılabilir, azabilir, sapabilir ve hatta hainlik içinde bulunabilirler.

Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini istila edenlerin, yönetimi zorlayanlarınsiyasi emelleriyle birleştirebilirler. Millet, yoksullukiçinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

   Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve şartlar içinde dahi görevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

  Mustafa Kemal Atatürk

Saygılarımla,

Adil Kılıçaslan

Yönetim Sistemleri Baş Denetçisi.

 

Bu yazı toplam 1759 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.