Ayşegül Doğan: Sürece dair yasal adımlar atılmalı

Ayşegül Doğan: Sürece dair yasal adımlar atılmalı
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürecin yavaş ilerlediğini ve endişe yarattığını belirterek, Öcalan’ın çağrılarına dikkat çekip yasal adım çağrısı yaptı.

TİGRİS HABER - Halkların Eşitlik ve Demokasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, iki gündür süren Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı ve güncel gelişemeler dair genel merkezde basın toplantısı düzenledi.

Haklarını alamadıkları için 12 Nisan tarihinde Eskişehir'den Ankara'ya doğru yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişine değinen Ayşegül Doğan, "Oldukça zorlu bir parkurdan bahsediyoruz. Bu parkur neticesinde Ankara'ya ulaştılar ve 9 gün sürdü bu yürüyüş. 20 Nisan'da Ankara'ya ulaştılar. Yıllardır biriken adaletsizlik böylelikle Ankara’da başkentte siyasetin de başkentinin kapısına dayanmış oldu. İşçiler taleplerini duyurmak için Enerji Bakanlığı'nın önünde seslerini yükseltmeye çalıştılar. Burada da aynı şey tekrar etti. Yine bir polis barikatı ile karşılaştılar. Gözaltına alındılar, şiddete maruz kaldılar ama geri adım atmadılar. Çünkü ortada aslında basit bir maaş ücret gecikmesi yok. Hayati bir mesele var. Sistematik bir emek gaspı var. Aralarında 5 aydır maaş alamayan işçiler var. Onurlu bir gelecek için Doruk Maden işçileriyle dayanışmayı sürdüreceğiz" dedi.

'BU BİRİM NASIL ÇALIŞACAK?'

Geçmişle yüzleşme ve bugüne kadar sürdürülen cezasızlık pratiklerinin ortadan kaldırılmasının Türkiye için önemli olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, "Kime yapılırsa yapılsın nerede olursa olsun, bunlar olmamalı. Bir daha asla yaşanmaması için de bu cezasızlık pratiklerinin ortadan kaldırılması gerektiğini her zaman ifade etmeye çalıştık. Gecikmiş de olsa bugün hakikatle yüzleşme talebinin kurumsal bir karşılık bulabilme ihtimalinin belirmiş olmasını DEM Parti olarak önemli buluyoruz. Ancak şunları da sormalıyız: Bu birim nasıl çalışacak? Hangi kriterleri esas alacak? Hangi dosyaları neye göre araştıracak. Tüm bu çalışma yöntemine ilişkin belirsizlikler bir yandan da bu soruların sorulmasına neden oluyor. Dolayısıyla söz konusu başkanlık adaleti sağlamak için çalışmalı. Çalışma ilkelerini ve uygulama yöntemlerini de hukuka uygun bir şekilde belirlemeli" ifadelerini kullandı.

Sêwereg ve Mereş'te yaşanan okul saldırılarına da değinen Ayşegül Doğan, "Bunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz ve bu konuyla ilgili de genişçe bir raporu da kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

TEKRARDAN HALK TOPLANTILARI BAŞLAYACAK

Ayşegül Doğan Barış ve Demokratik Toplum Süreci boyunca sürdürülen halk toplantıları ve buluşmaları devam ettireceklerini söyleyen Ayşegül Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: uzanacak bu toplantılar Mayıs ayı boyunca sürecek. Geniş kapsamlı örgütlenme toplantıları olarak düşünmek gerekiyor bu toplantıları. Eş Genel Başkanlarımız katılacak bu toplantılara. İl, ilçe eş başkanlarımız, yöneticilerimiz, Parti Meclis üyelerimiz, kadın ve gençlik meclis üyelerimizle farklı bölgelerde bir araya geleceğiz. Bu örgütlülüğü büyütmenin yol ve yöntemlerini hep birlikte tartışacağız.

KONGRE ÇALIŞMALARIMIZ BAŞLADI

DEM Parti ne zaman kongreye gidiyor? Yeniden yapılanacak mı? İsmi değişecek mi? Programı değişecek mi? Tüzüğü değişecek mi? diye sorular geliyor. Kongre çalışmalarımız başladı. Dün itibari ve bugün de bu başlığı tartışıyoruz. DEM Parti yeni döneme hazırlanmak için olağan kongresini yapmak üzere ve bunun takvimini de belirlemek üzere tartışmaları sürdürüyor. MYK’nin gündeminde olan kongremizin takvimi de var. Nasıl bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduğumuzu dünden beri tartışıyoruz. Kongre öncesi biliyorsunuz bugüne kadar bizi takip edenler gayet iyi bilirler ki bizler konferanslar yapıyoruz ve kongre hazırlıkları yalnızca merkezde yapılmıyor. Kongre hazırlıklarını biz yine aynı yöntemle herkese ulaşmaya çalışarak en geniş kesimlerle tartışmaya çalışarak yapıyoruz ve dolayısıyla konferanslar yapıyoruz. Sonra da bir büyük konferans yapıyoruz. Ondan sonra da olağan kongremizi yapıyoruz. Bunun takvimini şu anda hazırlamaya çalışıyoruz. Olağan kongremizi sonbaharda yapacağız. Eylül, Ekim ayı gibi MYK'mızdan şu anda böyle bir tavsiye kararı çıktı. Böyle bir takvim çıktı. Parti meclisimiz de değerlendirip tam tarih netleştiğinde de kamuoyuyla paylaşacağız. Ancak kongre sürecimizin başladığını ifade edebilirim.

HERKES SORUMLULUK HİSSETMELİ

Türkiye'nin temel meselesi Barış ve Demokratik Toplum Süreci. İlerliyor mu, ilerlemiyor mu, tıkandı mı, bir sorun var mı, yok mu? En sık karşılaştığımız sorular bunlar oluyor ve en son 23 Nisan resepsiyonundan sonraki bazı diyalogların… Süreç ilerliyor, ilerleyecek. Biz buna inanıyoruz ve bunun için de hem coşkuluyuz, hem heyecanlıyız hem kararlıyız. Bu coşku, kararlılık ve heyecanla gidiyoruz kongremize ve kongre hazırlıklarını da böyle bir motivasyonla yapıyoruz. En başında ifade ettiğimiz gibi bu kadar çok savaşın yayıldığı bir yandan, şiddetin yayıldığı bir bölgede barışı konuşmak, barışı inşa etmek bunu kalıcı hale getirmek, demokratik bir toplum tahayyülünden vazgeçmemek. Sürecin temposunda zaman zaman düşüklük görülüyor. Duraksamalar oluyor. Bazen ritmi istenilen hızda olmuyor ve bu kamuoyuna şöyle yansıyor; Demek ki bir tıkanıklık var. İşte bu yansımalara ilişkin biz başta siyasi partiler olmak üzere Türkiye'de herkes barışı isteyen, yaşam hakkını savunan, demokrasi hakkını savunan, eşitlikten yana olan, özgürlükten yana olan herkes bunu başarabilmemiz için birlikte sorumluluk hissetmeli.

TÜRKİYE TOPLUMUNUN ORTAK TALEBİ

Bu fırsata çok hızlı bir biçimde birtakım yasal çerçevelerle, somut adımlarla yanıt vermek gerekiyor ki kaygılar ve endişeler ortadan kalksın. Riskler ortadan kalksın, yeni riskler oluşmasın. Evet ne yazık ki temposu, ritmi, kim nasıl adlandırmak istenirse adlandırsın istenilen hızda değil demektir. Biraz hızlandırmalıyız ve bunu birlikte yapmalıyız. Bu Türkiye toplumunun ortak talebidir. Şimdi artık gerçekten onlarca yıldır süren bu halin bir şekilde ortadan kaldırılması, silahların tümden devre dışı kalması için gerekenlerin yapılmasının vakti.”

Kaynak:Mezopotamya Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.