Bahçeli: Tek Suriye bölgesel istikrar için stratejik zorunluluk

Bahçeli: Tek Suriye bölgesel istikrar için stratejik zorunluluk
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 57. kuruluş yıldönümüne özel bir açıklamalarda bulundu.

TİGRİS HABER - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. ’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir" dedi.

Bahçeli gündemdeki birçok konuyu değerlendirirken Terörsüz Türkiye sürecine de değindi.

"Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasi hayatında, milliyetçiliğin sinesinden doğmuş daha pek çok değerin temsilcisi olmuştur"

Bahçeli, MHP’nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, kahramanların taşıdığı milli bekanın kopartılmadan devamını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine layık bir istikbal meydana getirme davası olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasının yegâne siyasi temsilcisi olan Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde yerini aldığı günden bu yana şartlar ne olursa olsun ’önce ülkem ve milletim’ düsturuyla, Türkiye’nin milli varlığına ve tarihî misyonuna sahip çıkmıştır. Şüphesiz bugünlerin gerisinde mağduriyetler, çileler ve şahadetler vardır. Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasi hayatında, milliyetçiliğin, mukaddesatçılığın, ahlakçılığın ve Türk milletinin sinesinden doğmuş daha pek çok değerin temsilcisi olmuştur" açıklamasında bulundu.

"’Terörsüz Türkiye, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir"

Partisinin kökeni, ana dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun tüm vatandaşları hedef alan her türlü tehdit ve tehlike karşısında milletçe bir ve beraber olabilmek için siyasi mücadelesini sürdürdüğünü ifade eden Bahçeli, "Muradımız milli birliğimizi güçlendirmektir. Türkiye’nin ve Türk milletinin ayağındaki tüm prangaları söküp atmaktır. Bin yıllık kardeşliğimizden aldığımız ilhamla bu topraklarda barış ve huzuru baki kılmaktır. Türkiye’yi tehdit eden gelişmelere karşı daha güçlü mukabele edebilmek, hep birlikte Türkiye olabilmektir. Terörsüz Türkiye derken kastettiğimiz budur. Milli birliğini kuvvetlendirmiş bir Türkiye, ekonomik ve sosyal kalkınmasını elbette daha kolay bir şekilde gerçekleştirecektir. Bu cümleden olarak Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir" ifadelerine yer verdi.

Bahçeli, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerini engellemek isteyenlerin Türkiye ve Türk milletinin hasımları yahut onların işbirlikçileri olduğunu sözlerine ekleyerek, "Terörsüz Türkiye yolunda bir bir aşılan engeller sonucu alınan mesafe karşısında Terörsüz Türkiye’ye şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail’e kukla olanlar hepsi birden açığa düşmüştür" dedi.

"Suriye Cumhuriyeti’nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur"

Suriye’nin de terörden tamamen arındırılma aşamasına geldiğini kaydeden Bahçeli, "Suriye Cumhuriyeti’nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur. Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur. Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, ’terörsüz Türkiye’ hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış ’tek Suriye’nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, Partisinin kuruluşunun 57’nci yıl dönümünün ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastladığını vurguladı.

"Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir"

Suriye’de olumlu gelişmeler yaşandığını fakat Türkiye’nin bir diğer komşusu olan İran başta olmak üzere bölgenin yeni çatışmalara gebe olduğunu kaydeden Bahçeli, "Küresel sistem, son yıllarda eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin belirlediği istikrarsızlık sürecinden geçmektedir. Benzer şekilde, Ukrayna-Rusya savaşı başta Türkiye’nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir. Gazze’de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir. Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir. Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hâkim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir" diye konuştu.

"Hedefimiz, 2053 yılında Türkiye’nin Dünyada süper güç ve lider ülke haline gelmesini sağlamaktır"

Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye’yi ve Türk milletini güvenli müreffeh bir geleceğe taşımaya yeminli olduğunu söyleyerek, şu ifadelere yer verdi:

"Uzun vadeli stratejik hedefimiz Türk ve Türkiye yüzyılını adım adım inşa ederek İstanbul’un fethinin 600. Yıldönümü olan 2053 yılında Türkiye’nin Dünyada süper güç ve lider ülke haline gelmesini sağlamaktır. Bu amaçla 2053 yılına kadar olan ‘27 yıllık dönem dokuzar yıllık üç aşamalı’ bir stratejik planlamayla ihya edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2053 yılına kadar küresel alanda güç merkezi haline gelmiş bir Türkiye’yi oluşturmaya kararlıyız. Bu doğrultuda küresel liderlik için bir yol haritası ortaya konulmalıdır. Bize göre ‘2053 Küresel Liderlik Yol Haritası’ üç dönem halinde şu şekilde planlanmalıdır."

"Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz"

Uzun vadeli stratejik hedeflerinin birinci dokuz yıllık döneminin 2026-2035 yıllarını kapsadığını ve ‘Milli Birlik, Devlet kapasitesinde Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Hamlesi Dönemi’ olacağını söyleyen Bahçeli, bu dönemde demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendiği, Türkiye’nin sosyo-ekonomik sorunlarının çözüldüğü, sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin sağlandığı bir dönem olacağını belirtti.

Bahçeli, ikinci dönemin 2036-2044 yıllarını kapsayan ‘Merkez Ülke Türkiye Dönemi’ olduğunu aktararak, Türkiye’nin hem doğu ve batı arasında merkezi güç, hem de tüm jeopolitik ve ekonomik kuşakların merkezinde yer alan bir ‘merkez ülke’ olmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Üçüncü ve son dönemin ise 2045-2053 yıllarını kapsayan ‘Küresel Liderlik ve Medeniyet İnşa Dönemi’ olacağını kaydeden Bahçeli, "2053 yılını hedefleyen uzun vadeli stratejimizin temel amacı; ülkemizin, çağdaş dünyayı Türkçe algılama ve değerlendirme yeteneğine sahip, küresel düzeyde etkili ve ekonomide dünyanın ilk sıralarında yer alan ülkelerinden biri olan ’lider ülke’ konumuna yükseltilmesidir. Böylesi bir Türkiye adalet ve ahlak temelinde insanlığın huzurunu sağlamaya dönük medeniyet telakkisini hayata geçirme imkanı da bulacaktır. Bu stratejik uzun vadeli hedeflerle birlikte güncel meselelere yönelik çalışmalar yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz. 2071 yılında cihan ve uzay hakimiyeti ülkümüzü inşallah gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

"Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir"

Bahçeli, gelecek dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacaklarını işaret ederek, "Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir. İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız. Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir" dedi.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.